Koyunları önce çayıra salar sonra güdersin


Bir zamanlar ayaklarının kırkınıda müthiş bir hünerle kullanan çok güzel dans eden bir kırkayak varmış. Ormanda tüm hayvanlar kırkayağın dansını seyretmeye gelirler ve her seferinde onun dans edişine hayran kalırlarmış. Ama onun bu dans edişini beğenmeyenlerde varmış onlardan biride kurbağaymış.

Kurbağa ne yapsamda kırkayağın böyle güzel dans etmesini engellesem? diye düşünüp duruyormuş. Güzel dans etmiyorsun dese olmazmış, ben senden daha iyi dans ediyorsum dese yine olmazmış çünkü herkes kırkayağın çok güzel dans ettiğini biliyormuş. Sonunda düşünmüş taşınmış ve bir plan hazırlamış.

Oturup kırkayağa bir mektup yazmış. “Eşi benzeri olmayan saygı değer kırkayak kardeşim! diye başlamış mektubuna. “Sizin benzersiz danslarınızın nacizane bir hayranıyım. Müsadenizle sizden şunu öğrenmek isterim; Nasıl böyle güzel dansedebiliyorsunuz? Acaba önce 13. sol ayağınızı sonrada 27. sağ ayağınızı atarakmı dansa başlıyorsunuz? Sonrada 11. sağ ayağınızı kaldırıp 35. sağ ayağınızımı indiriyorsunuz? Cevabınızı bekliyorum. imza: nacizane hayranınız, kurbağa”.

Kırkayak mektubu alır almaz nasıl dans ettiğini düşünmeye başlamış. Önce hangi ayağını attığını? Ondan sonra hangi ayağını kaldırdığını? Ve sonunda ne olmuş sizce? 🙂

Kırkayak dans etmeyi bırakmış. İşte bize aklın yaratıcılığı nasıl engelleyeceğine dair çok güzel bir örnek.

Sevgili arkadaşlar lütfen bana sorularınızı yazarken neyi nasıl yaptığımı sormayınız, sizin ne yapmak istediğinizi ve benim size nasıl yardımcı olabileceğimi yazınız.

Ben koyunlarımı çayıra salıyorum ve ondan sonra onları güdüyorum, bu aynen bir ressamın önce çizeceği şekli hayal edip hayalinde o resimi bitirip daha sonra eline boyaları alıp hayalinde bitirdiği resmi tuvale dökmesi gibi resim sanatı sondan başa doğru gider yani ressam hayalinde bitirir resmi sonra hayalindeki resime en yakın olacak şekilde boyalarıyla detaya girer.

Mutlu haber; Yazmaya başladım 🙂

Yazar: Volkan Yılmaz

Digital Marketing & Growth Hacking #SEO #wolkanca #cycling merhaba@volkanyilmaz.com.tr

“Koyunları önce çayıra salar sonra güdersin” için 6 yorum

  1. tekrar bloga yazı yazman çok güzel bi haber

    bu güzel hikaye ile birlikte dönmen süper olmuş cuk diye oturmuş 🙂

    hoş geldin 😉
    bir daha gitme !

  2. oh…oh…. wolkanca geri dönmüş 🙂 özlemişiz bea seni… blogun güncellenmesi gerekiodu zaten 🙂 …

  3. ohh be şükür geri döndün wolkanca özlemiştik seni yhaa hoşgelgin sakın bi daha gitme