Bir Damla Su Hayattır

Hayatın kaynağı su'dur. Su olmadan Hayatın var olması mümkün değildir. En azından bu gezegen için bu böyle. Ve en azından şimdilik başka çaremiz yok.

Neler Yapabilirsiniz?

  • Dişlerinizi Fırçalarken suyu açık bırakmayın.
  • Traş olurken de suyu açık bırakmayın.
  • Banyoda sabunlanırken suyu sürekli açık bırakmayın.
  • Tüm temizlik maddelerinizde doğaya zararlı olmayan ürünleri seçin. Belki bu ürünler diğerlerinen daha pahalı olabilir. Ancak bu ürünler suda çözülebildiği için doğal kaynaklara zarar vermez. Durulama gerektirmeyen ürünlerde daha az su harcamanıza yardımcı olur.
  • Temizlik maddelerini önerilen ölçülerden fazla kullanmayın.
  • Musluk ve sifonlarınızın bakımını yapın, yaptırın. Damlayan, akıtan tesisatlar sürekli suyu harcar.

Daha detaylı bilgi için Doğal Hayatı Koruma Vakfı.

Ayrıca;

Uygunsuz Gerçek filminin iklimkrizi.net sitesini ziyaret edin.
Konuya destek amacıyla yukarıdaki metnin de alıntı yapıldığı sunipeyk sitesinde Daha Neler yapabilirsiniz? sayfasında 10 kolay ve bireysel basit şey var.

#SEO, Digital Marketing, Growth Hacking #wolkanca volkan@volkanyilmaz.com.tr

“Bir Damla Su Hayattır” için 22 yorum

  1. çok aradım ama bulamadım.elime bir pps geçmişti.bir babanın 50 yıl sonrasındaki hayatını anlatan.
    en etkileyen kısmı ise "o zamanlar(2000li yılların başı) arabamızı suyla yıkadığımız söyleyince,oğlum hem şaşırdı,inanmadı;hem de sinirlendi.haklı olarak." diye bir sözdü.

  2. su insan hayatının en önemli faktörlerinden dir.insan vücudunun 3/1 bile suyla kaplı olduğunu düşünürsek suyun hayatımızda ki yerinin ne kadar da önemli olduğunu bir kez daha anlamış oluruz. ayrıca boşa akan milli servetimiz olan suları wolkan arkadaşımızın da yukarıda belirttiği gibi neler yapabiliriz maddelerine duyarlılık göstererek herkesin buna bir nebze de olsa uymasını dilerim.
    not: güzel ülkemiz çöl olmasın.

    yazılarının elimden geldiği kadarı ile takip ediyorum
    böyle bir yazıya yer verdiği için ve bizlerin ufkunu genişlettiği için de kendi adıma teşekkür ederim volkan, çalışmalarında başarılar dilerim.

  3. bundan çok uzun yıllar önce su savaşları diye bir film izlemiştim sinemada, o zaman çok küçüktüm ve o film bilim kurgu gibi gelmişti bize… ama şimdi o film maalesef gerçek olmak üzere… insanlar ufak bir mataralık suyu birbirlerinden çalmak için savaşlar veriyordu…
    parasını verdiği her şeyi sınırsız kullanabileceğini düşünen kafa yapısına sahip insanlarla yaşıyorsak biraz zor kurtulur dünyamız…

  4. bir istanbullu olarak eski su müdürünün ödemiş olduğumuz su paralarımızla eşini boşaması ve tazminatları bize ödettirmiş olması suyun başka işlerede yaradığını bize göstermişti 🙂 hayat kaynağımıza lütfen hoyratça harcamayalım ve harcatmayalım duyarlı olmamız dileğiyle.volkan arkadaşımıza hassasiyetinden dolayı teşekkür ederim.

  5. insan oğlu günlerce aç kalabilir ama susuz aslaaaa yani suyun hayatımızdaki yeri ve önemi çok büyük bunu unutmayalım

    sularımızı gereksiz yere akıtmayalım ihtiyacımız olduğu kadar kullanalım denizlerimiz çöl olmasın

    kadınlar bir çiçektir
    çiçekler su ister
    kadınlarımızda çogunluk da oldukları için
    sularımızı idareli kullanalım 🙂

    ayrıca enişteeeee teşekkürler böyle bir konuya değindiğin için

  6. bu yazıyı yazıcınız varsa yazdırıp iş yerlerimize ve evlerimize asmalıyız böylece bu bilinci insanlara kazandırmak için bir adım atmış oluruz.
    bende teşekkür ederim.

  7. ne vakit suyun insan yaşamı üzerindeki öneminden dem vurulsa aklıma kastamonu-vallah kanyonu maceram gelir.daha doğrusu deneyimim demek daha doğru olur.ve bu deneyimi dostlara anlattıgımda,'olamaz ya!'diye bana bakan yüz ifadeleri ve ''çok igrençsiniz''diyen sözlerini.olay 2005 yazında kastamonu-vallah kanyonunda geçti.biz kanyonu ilk defa geçiyorduk ve harita üzerinden gittigimiz yoluda kontrol ediyorduk.kanyonun 3. günüydü ve sonuna geldik.haritaya görede 300 metre sonra çıkış vardı.sudan ayrılıp 200-250 metrelik bir tırmanıştan sonra iniş ve kanyon bitimi vardı.20 kg'lık sırt çantalarımız ve ağustos sıcagından dolayıda yanımıza her birimiz 500 cc lik birer pet şişe içinde su aldık ve tırmanmaya başladık.tırmanış bittiginde çıkış filan yoktu ve bir engel daha görünüyordu.bir engel derken,bir daha bir daha derken geri dönemeyecegimiz engelleride heçerek kaybolduk kastamonu daglarında.ve suyumuzda tabi çoktan bitmişti.8-9 saatlik bir yoldan sonra susuz ve yorgun bir halde uyumaya karar verdik.sabah tekrar yola çıktık kahvaltı bile yapmadan.yapamadık çünkü yanımızda kahvaltılık bişeyler olmasına ragmen bir damla su yoktu ve dilimiz damagımıza yapışmış durumdaydı.öglen sıcagı tekrar bastırdıgında dr orhan'ın aklına bir fikir geldi ve ''serumu içelim'' dedi.yanımıza herhangi bir yaralanmada lazım olabilir diye 200cc lik bir serum almıştık ve kişi başına bir çay bardagı kadar düşen serumları dördümüzde içerek yola devam ettik. akşam üzeri sanki bir çıkış bulmuştuk ve hızla yamaçtan aşagıya doğru koşmaya başladık.gittikçe suyun sesi işitilir olmuştu.birden yamaç bitti ve uçurum çıktı önümüze.50 metre kadar aşagıda suyu görüyor ve duyuyorduk. ama bizim ipimiz30-35 metre kadardı.oracıkta yıgılıp bize ninni söyleyen su şırıltısında uyuduk hepimizde ve susuzlugumuzun 2. gecesiydi.sabah sessizce agustos güneşi hepimizi sırayla uyandırmaya başlamıştı.çare yoktu indigimiz yamacı tekrar tırmanıp yeni bir çıkış bulacaktık. ama 2 gündür susuz ve yorgunduk.yamacı zar zor tırmandıgımızda öglen sıcagı tepemize çoktan çökmüştü.ölecek kadar susuz ve yaşamla ölüm arasındaki sınıra geldigimizi anlamıştık.işte o an dr orhan çantasından su şişesini çıkarıp içindeki sıvıdan bir kaç yudum aldı.sıraylada hepimiz kendi su şişelerimizden.dr orhan gece teker teker hepimizin yanına gelerek yaşamla ölüm arasındaki çizgi esnasında bir tercih yapmamız gerektigini bize anlatmıştı ve bizde idrarlarımızı biriktirmiştik su şişelerimizde.ya ölecektik yada yaşayacaktık!hepimiz yaşamayı seçtik.evet kendi çişlerimizi içerek.ve akşamındada çıkabilmiştik kanyondan.semra arkadaşım bizim kaybolma hikayemizi sırtçantası dergisine yazmıştı uzunca bir yazıyla.fakat kendi idrarlarımızı içmek zorunda kaldıgımızı yazmamıştı.halbuki o tatilin hatta hayatımın en büyük deneyimi o andı.

  8. bu yazı bence hayatmda okuduğum en anlamlı yazı ve ilerde bunlara çok gerek duycağız.

  9. neden saçma şeyler yazıyosunuz
    anlamıyorum biraz akılıca düşünün
    demi?

  10. bazen gerçektende susuz kalacağımız aklımıza geliyor ama hala suyu gereksiz yere harcıyoruz

  11. slm ! ben ezgi site güzel ama çok az yorum var. çok az bilgi ama süper olmuş ….

    !!!!!! tebrikler!!!!!!

  12. ben bunu niyi araştırdım çünkü ödevdi ama aradığım bilgiye ulaşamadım

  13. bu site bencede

    çok güzel ama az bilgi var
    yine de güzel bence benim fikrim olarak yani!! beğenmeyenler utansın

  14. ya sen anlıyormusun melike hanım 😛 😛 😛 😛 😛 😛 😛 😛 😛 😛 😛 😛

  15. sizne am ne sik ne amsınız ya bilgi yok bişi yok tek şunu yazacaktınız sikler doğal hayati koruma vakfi hakkında kısa özetti göttükler

    and ass and fros