Hostel 2


Geçenlerde benim kuzenin My Book ( Taşınabilir HDD ) u elime geçti ve içinden çıkan tümü Dvd kalitesinde olan filmler ve yanında son versiyon oyunlarla benim bilgisayarlar bayram etti. My Book dan çıkan filmler içinde en etkileyicisinin adı ‘Hostel 2’. Şimdi size bu filmden ve neden izlemeniz gerektiğini düşündüğümü anlamanıza yardımcı olacak bir kaç satır yazacağım. Hostel, Avrupa’da öğrencilerin ucuza konaklayabilmesi için okul yurtlarına benzer bir sistemle çalışan pansiyonlara verilen isim. Fiyatlarının uygunluğu yüzünden Interrail gezginlerinin tercihidir. Odalar 10-15 kişilik olabilir. Filmimizin ilk bölümü Hostel in devamı niteliğindeki bu film devam filmlerinin berbat olduğunu bilenlerin izledikten sonra ön yargılarını bir kenara atmalarını sağlayacak nitelikte.
Film bir kurgu evet ama hayat da bir kurgu değilmi zaten? İnanılmaz bir şiddet ve karşılığında şiddet için şiddet, buna ölüm ve öldürmek anlamlarına gelen ‘snuff‘ dedikleri terim üzerine yapılmmış bir film. Hikaye o kadar inanılmaz ki şimdi yazamayacağım kadar bir dolu kelime boğazıma tıkandı, bu yüzden sinema yorumcularından birine sizi yönendirip orayı okumanızı rica edeceğim 🙂 Ok itiraf modasına uyayım, bu bir kaçıştı. [via]
İnanın bana böyle bir filmi hayatınızda daha önce izlememiş olamazsınız çünkü böyle bir film yok!

Fragman için Tıklayın


Eli Roth'un yönettiği ve Lauren German, Roger Bart, Heather Matarazzo ile Bijou Phillips'in oynadığı Otel II (Hostel Part II).
Üç genç Amerikalı kız haftasonunu geçirmek üzere güzeller güzeli bir kadın tarafından egzotik ve doğal bir yere davet edilir. Kadın orada yenilenecekleri ve arkadaşlıklarını pekiştireceklerine dair gençlere garanti verir. Genç kızlar aradıklarını orada bulacaklar mıdır yoksa dünyanın dört bir yanından iğrenç arzularını doyurmak için gizlice gelen ayrıcalıklı kişilerin fantezilerinde birer piyon olmaya mahkûm mu olacaklardır?
Geçtiğimiz Ocak ayında, yazar-yönetmen Eli Roth sinemaseverleri kanlı film ‘HOSTEL/OTEL'le dehşete sürükledi ve film gişelerde en üst sıraya yerleşerek 2006'nın bir numaralı filmi oldu. Bir yıl sonra, Roth bizi her şeyin başladığı yere geri götürüyor, ama bu kez insan beyninin daha derin ve karanlık noktalarına yolculuk ediyoruz.
‘HOSTEL 2/OTEL 2’ de, Roma'da seyahat eden üç genç Amerikalı haftasonunu geçirmek üzere güzeller güzeli, sofistike bir Avrupalı tarafından egzotik ve doğal bir ‘spa'ya davet edilir. Kadın orada gevşeyecekleri, yenilenecekleri ve arkadaşlıklarını pekiştireceklerine dair gençleri temin eder. Genç kızlar aradıkları vahayı orada bulacaklar mı? Yoksa bir açık arttırmanın kurbanları olmaya, dünyanın dört bir yanından iğrenç arzularını doyurmak için gizlice gelen hastalıklı ve ayrıcalıklı kişilerin fantezilerinde birer piyon olmaya mahkumlar mı? Eli Roth ‘HOSTEL/OTEL’ ile ilk filmi ‘CABIN FEVER‘ da (2002) temellerini attığı başarısını pekiştirdi. ‘HOSTEL 2/OTEL 2'de ise hayranlarını, bastırılmış –ama bir kez serbest bırakılmış– arzuların tüyler ürpertici sonuçlar doğurduğu, korkutucu bir yolculuğa daha çıkartıyor.
YAPIM HAKKINDA
2006 yılında, yazar-yönetmen Eli Roth ‘HOSTEL’ la dünyanın dört bir yanındaki sinemaseverleri, değişik ülkelerden gelen zengin müşterilerin sadistçe arzularını tatmin ettiği oyun alanı görevi gören Slovak gençlik pansiyonuyla korkuya ve dehşete sürükledi. Kana susamış, sadece çarpık zevkleri için öldüren zengin kişilere istemleri dışında satılan Amerikalı sırt çantalı tatilcilerin içler acısı, kasvetli hikayesini anlatan film uluslararası bir başarıya imza attı ve gösterime girdiği haftasonunda 20 milyon dolarlık ciroyla ABD gişelerinde bir numaraya yükseldi. Şimdi, Roth dehşet verici serüvenin bir sonraki bölümü olan ‘HOSTEL 2‘yle tekrar sahneye dönüyor. Çoğu devam filminden farklı olarak, ‘HOSTEL 2’de, Roth, yapımcılar Mike Fleiss ve Chris Briggs, yönetici yapımcılar Boaz Yakin, Scott Spiegel ve Quentin Tarantino başta olmak üzere ilk filmin yapım ekibinin tamamı tekrar görev alıyor. Her ne kadar ‘HOSTEL'ın beklenmedik başarısı Roth'a devam filmi çekme fırsatı tanıdıysa da, ikincinin orijinali kadar iyi hatta daha bile iyi olma konusunda yönetmen üzerinde bir o kadar da baskı yarattı. ‘İkinci filmde ilkini aşmak zorunda olduğumu biliyordum‘ diyor Roth ve ekliyor: ‘Bunu yapmanın yollarından biri bu kez esas karakter olarak üç genç kadın kullanmaktı‘.
‘HOSTEL 2’ Beth, Whitney ve Lorna adındaki, fazla tecrübeli olmayan, Amerikalı üç genç kadınının İtalya'daki meşum seyahatini konu alıyor. Üç genç kadın haftasonu için farklı bir yere seyahat etmeye karar verince, yolda tanıştıkları güzel bir manken tarafından Slovakya'nın ücra köşelerinden birine gitmek için kandırılırlar; oysa oradaki rüya tatilleri hayatları için verdikleri bir mücadeleye dönüşecektir. ‘Tehlikede olan ya da korkunun pençesindeki kadınlar bu sinema türüne damgasını vurmuştur‘ diyen yönetmen, sözlerini şöyle sürdürüyor: ‘Bu özel senaryoda, Avrupa'da seyahat eden kızlar kendilerini ilk filmdeki erkeklerden daha zayıf hissediyorlar. Film izleyici için çıtayı yükseltiyor’. Roth, zengin fakat alçakgönüllü, her şeyiyle tam bir Amerikan kızı olan Beth rolünü, kısa süre önce sinemalarda gösterilen tekrar yapımTEXAS CHAINSAW MASSACRE / TEKSAS KATLİAMI’ndaki küçük ama duygusal açıdan yoğun bir rolde izleyip etkilendiği Lauren German'a teklif etti. Yönetmen bu konuda şunları söylüyor: ‘Lauren mizah anlayışı olan bir kız ama çok korkunç ve yoğun anların da üstesinden gelebiliyor. Benim hem çok zayıf hem de çok sevimli ama gerektiğinde bir o kadar da güçlü olabilen bir aktrise ihtiyacım vardı. Lauren muhtemelen ıslakken bile 45 kilo civarında ve bir prensesi andırıyorsa da, onun birilerini çok fena hırpalayabileceğini hissediyorsunuz’.
Beth'in yerinde duramayan, pratik zekalı, Avrupa'yı görmekten çok erkeklerle tanışmakla ilgili gibi görünen arkadaşı Whitney'yi Bijou Phillips canlandırıyor: ‘Bijou seçmelere geldi ve tüm odayı hakimiyeti altına aldı. Öylesine komik, zeki ve cüretkardı ki ‘Bu benim tam aradığım şey' diye düşündüm. Tanıştığım en zeki kızlardan biri. Onunla çalışmak müthiş eğlenceliydi’ diyor Roth. Hayatında romantizm ve heyecan arayan, sakar, sıradan kız Lorna rolü için değerlendirme yapılırken, Roth daha en başından, istediği kişinin Heather Matarazzo olduğunu biliyordu. Matarazzo birkaç yıl önce Todd Solondz'u kült hiti ‘WELCOME TO THE DOLLHOUSE‘da talihsiz genç kız Dawn Wiener'ı canlandırmıştı. Roth'un senaryosuna heyecanla yaklaşan Matarazzo, seçmelere katılmak için Los Angeles'a uçtu. Rolün zaten kendisine verileceği konusunda pek az şey biliyordu.
İlk film gibi, ‘HOSTEL 2'de genç bir insanın hayalindeki ideal tatil gibi başlıyor; sonradan yaşanacak olan kabustan çok ama çok uzak görünüyor. ‘Filmin başlangıcı birkaç genç kızın harika vakit geçirdiği eğlenceli bir komedi havasında. Birlikteyiz ve çok eğleniyoruz‘ diyor Phillips. Kızların Prag yakınındaki pastoral kasaba Cesky Krumlov'daki bir Ortaçağ fuarını ziyaretleri sırasında atmosfer bir anda değişiyor. ‘Cesky Krumlov kasabası o kadar güzel ki orada yürürken gerçek olduğuna inanamıyorsunuz‘ diyen Roth, sözlerini şöyle sürdürüyor: ‘Bu mekan filmin peri masalı niteliğine büyük katkı sağladı. Eğer Beth bizim Pamuk Prenses'imizse, Cesky Krumlov da içinde yaşadığı masal dünyası. Sanki her an bir şey bu cennet mekanı yerle bir edecekmiş gibi geliyor. Fazla mükemmel’. Birbiri ardına çekilen kaçınılmaz işkence sahneleri üç aktris için de eziyetli ve rahatsızlık vericiydi. Phillips'in işkence sahneleri en son çekildi. O sekanstaki bir sahne, aktrisin tahminince, yaklaşık 45 mizansen gerektirdi. Bu deneyimin duygusal yoğunluğu kendisinde silinmez bir etki bıraktı. Aktris bu konuda şunları söylüyor: ‘Tekrar böyle bir şey yapabileceğimi sanmıyorum. Bu deneyimi yaşadığım için mutluyum, işimi seviyorum, ama varlığından haberdar bile olmadığım duygular yaşadım; bunları tekrar yaşamasam da olur‘.
Phillips zorluklar yaşasa da, bu deneyim Matarazzo'nun karşı karşıya olduğu rahatsızlıkla mukayese kabul etmezdi. Lorna rolündeki Matarazzo iki gece süren sekansın çekiminde tamamen çıplak olarak çalışmak zorundaydı. O sahnenin her anını baş aşağı asılı şekilde geçirdi; üstelik elleri her seferinde beş dakika olmak üzere arkasından bağlıydı. Gösterdiği dayanıklılık kayda değerdi, ama yapım ekibinin başını esas döndüren şey aktrisin performansıydı. ‘Heather Matarazzo rolünde o kadar başarılıydı ki hepimizi biraz dehşete düşürdü‘ diyor özel efekt süpervizörü Mike McCarty. Ağza layık hiçbir korku filmi en azından bir iki kötü adam olmadan başarıya ulaşamaz; ‘HOSTEL 2'nin durumundaysa dört potansiyel kötü adam var: Güzel vücutlu, nefes kesici Axelle, soğuk ve hesapçı Sasha, ve Amerikalı iki arkadaş Todd ve Stuart.
Bulgaristan'da doğup Finlandiya'da büyüyen manken Vera Jordanova, tatilci kızları Prag'da planladıkları güzergahtan uzaklaştırıp, Slovakya'daki mezbahaya yönlendiren Axelle'i canlandırdı. Büyüleyici güzelliği ve çok uluslu yetiştiriliş tarzıyla Jordanova, Axelle'e egzotik, etnik kökeni belirsiz bir hava veriyor ki bu da onun gerçek karakterini daha da gizemli kılıyor. ‘Axelle çok masum görünüyor, ama nereli olduğunu ya da neler yaşadığını tahmin edemediğiniz için gizemli bir tarafı da var’ diyor Jordanova. Axelle'in akıl hocası Sasha, Elit Avcılık adındaki kötü amaçlı organizasyonun başındaki isim. Slovak tiyatro ve sinema oyuncusu Milan Knazko'nun canlandırdığı Sasha, buz gibi soğuk bir katilin kalpsizliğine ve Wall Street'deki bir borsacının acımasız kurnazlığına sahip. Slovakya'nın daha önceki Kültür Bakanı olan Knazko, acımasız Rus'u canlandırma teklifini seve seve kabul etti; çünkü bu rol 1968 baharında Rusların Prag'ı işgaline karşı eğlenceli bir intikam olacaktı. ‘Sasha'nın Rus olması bu rolü kabul etme nedenlerimden biriydi’ diyor Knazko gülümseyerek ve ekliyor: ‘Biz Slovaklar Çekoslovakya'nın Ruslar tarafından işgaline hâlâ biraz kızgınlık duyuyoruz’.
Kurbanları yakından tanıtan ilk filmin aksine, ‘HOSTEL 2’ daha çok işkencecileri yakından tanıtıyor. Basamakları hızla tırmanan Amerikalı Stuart ve Todd, herhangi bir cezaya maruz kalmadan birilerine işkence ederek öldürme fırsatı için binlerce kilometre yol kat ediyorlar. Roger Bart ve Richard Burgi'nin canlandırdığı Stuart ve Todd insan doğasının daha aşırı yanlarını… ve Birinci Dünya (Gelişmiş Ülkeler) materyalizminin karanlık gölgesini simgeliyorlar. Roth bu konuda şunları söylüyor: ‘Todd ve Stuart'ın umurunda olan tek şey bir üst düzeye çıkmak. Pek çok insan gibi, onlar da sahip olduklarıyla mutlu değil. Stuart'ın hayatı perişan. Todd sürekli alışveriş yapıyor. İhtiyacından fazla paraya sahip ama mutsuz. Herkes bir üst heyecan düzeyinin peşinde’.
Bart, Stuart'ı olabildiğince gerçekçi göstermeyi arzu ettiğini şu sözlerle ifade ediyor: ‘Stuart'ın içinde muazzam bir öfke var ama ben onun çok normal görünmesi gerektiğini düşündüm’ diyen aktör, sözlerini şöyle sürdürüyor: ‘Bana öyle geliyor ki Eli'nin vurgulamaya çalıştığı şeylerden biri kötünün herhangi bir restoranda yanımızda oturan ya da iki ofis ötemizde çalışan biri olabileceği. Asla bilemezsiniz’. Burgi filmi temkinli olmaya davet eden bir hikaye olarak görüyor. Bu konuda, ‘İzleyicilerin bu filmi seyrettikten sonra kendi karanlık, bastırılmış yanlarını görmek için içlerine dönmelerini arzu ediyor ve kendilerinde bir şeyleri değiştirme arayışına girmelerini umuyorum’ diyor. Roth diğer yardımcı roller için, gerçekten uluslararası bir oyuncu grubunu bir araya getirmeye çalıştı. Genç aktör Stanislav Ianevski (‘HARRY POTTER AND THE GOBLET OF FIRE‘) Elit Avcılık'ın bir diğer talihsiz kurbanını canlandırırken, kült İtalyan yönetmen Ruggero Deodato da (CANNIBAL HOLOCAUST) Roth'un özellikle kendisi için yazdığı işkenceci rolünü üstleniyor. 1970'lerin sinemasını iyi bilenler üç genç kızın Roma'da karşılaştıkları sanat profesörleri rolündeki aktris Edwige Fenech'ı ve hastanedeki İtalyan dedektifi oynamak için 15 yıllık emeklilikten sonra kamera karşısına geçen İtalyan yıldız Luc Merenda'yı tanıyacaklardır. Çek tiyatro oyuncusu Zuzana Geislerova ise Elit Avcılık fabrikasının şık ve müşkülpesent idarecisi Inya rolüyle izleyici karşısına çıkıyor.
‘HOSTEL 2'nin ana çekimleri Prag'da 11 Eylül 2006'da Barrandov Stüdyoları'ndaki son teknolojiye sahip tesislerde başladı. İlk filmde olduğu gibi, pek çok sahnenin çekimi Prag içinde ve çevresindeki mekanlarda gerçekleştirildi. Big Sister (Abla) adındaki kötü şöhrete sahip gerçek bir mekanda Todd ve Stuart'ın yer aldığı pek çok sahne çekildi. Burası hikayenin yeraltındaki bakımsız ortamını hazırlamaya da yardımcı oldu. Big Sister hem ‘parayla röntgenleme’ hem de genelev olarak müşterilerine ücretsiz pek çok hizmet sunan bir yer; tabi müşteriler faaliyetlerinin, üyelerin izlediği paralı internet sitesinde canlı olarak yayınlanmasına razı oldukları sürece. ‘HOSTEL 2’ her açıdan ilk filme oranla kayda değer ölçüde büyük bir yapım. Çekimler oldukça farklı mekanlarda gerçekleştirdi: Güney Fransa ve Kuzey Atlantik'teki İzlanda adası bunlar arasında yer alıyordu. Ayrıca, Roth'a hikayenin geçtiği tuğla fabrikayı yaratma özgürlüğü de tanındı. Yönetmen bu konuda şunları söylüyor: ‘İnsanlar ‘HOSTEL 2'yi izlemeye gittiklerinde, aynı pansiyona gitmek ve aynı fabrikayı görmek isteyecek. Ama ben fabrikadaki aynı odalara gitmek istemedim. Bu yüzden yepyeni bir bodrum katı inşa ettik’. Roth ve yapım tasarımcısı Robert Wilson King en gerçekçi setleri inşa edebilmek için, pek çok fabrika ve yeraltı yapılarını gezerek, en beğendikleri yerlerden esinlenerek ama her birine kendi özel renklerini de katarak fabrika setlerini yarattılar. King'in tasarımını yaptığı diğer setlerden bazıları ise şöyle sıralanabilir: Kızları meşum yazgılarına taşıyan trenin içi; Ortaçağ fuarı; ve Elit Avcılık organizasyonunun kirli işlerini yürüttükleri karanlık fabrika. Roth, King'in fabrika setini, izleyiciye hem daha önce bulundukları yeri hatırlatan hem de yeni bir yöne işaret eden, kendine ait karakteri olan bir yer olarak tanımlıyor. King ‘HOSTEL 2'deki çalışması sırasında, ürkütücü Ortaçağ festivali ya da dişlerini gösteren bir canavarı andıran, ağır, çelik fabrika kapıları gibi duygusal yükü olan görüntülere odaklandı. ‘Ben yöntemsel bir yapım tasarımcısıyım’ diyor King ve ekliyor: ‘Benim işim güzel ya da sadece senaryoya hizmet eden görüntülerin ötesinde, hikayenin içine girip sizi gerçekten sarsacak, duygusal tepkimeler yaratacak öğeleri bulmak‘. Son olarak, Roth ve ekibi ilk filmin hayranlarının HOSTEL filmlerinden mutlaka bekleyeceği şeyden de bol miktarda bulunmasını sağlamak durumundaydılar: Kan ve dehşet. Oscarlı makyaj efektleri ikilisi Gregory Nicotero ve Howard Berger (‘CHRONICLES OF NARNIA‘), yapımdan önce dört hafta boyunca çalışarak protez vücut parçaları ve sinematik yanılsamaların son rötuşlarını yaptılar; bunlardan her biri en sıkı korku filmi izleyicisinin dahi tüylerini ürpertmek üzere tasarlandı. Hemen hemen her zaman, beyaz perdeye yansıyan sonuçlar çok meşakkatli bir deneme yanılma sürecinin sonuçlarıdır. Kusursuz bir efekt yaratmak için protezlerin bilgisayar desteği gerektirdiği durumlarda, Nicotero ve Berger görsel efekt süpervizörü Gary Beach'in BY görüntülerdeki uzmanlığına başvurdular. Ortaya çıkan sonuç, filmin karanlık psikolojisini destekleyen, insanın içindeki şiddeti kasvetli ve korkutucu derecede gerçekçi bir biçimde gösteren resmiydi. ‘İnsanın en derininde, hepimizde var olan şey bir başka insana zarar verme ihtiyacı‘ diyen Roth, sözlerini şöyle noktalıyor: ‘Çoğu insan bu ihtiyacı kontrol altında tutar, ama bazılar bunu başaramaz ve bu ihtiyacı doyurma dürtüsünün etkisi altına girerler. Herkesin içinde bunun var olduğunu düşünmek korkunç bir şey ama herkesin içinde bir yan vardır ki bir başka insanı ya kontrol altında tutmak ya da taciz etmek ister‘.
Hostel part 2 Hostel part 2 Hostel part 2 Hostel part 2

Hostel part 2 Hostel part 2

Hostel part 2 Hostel part 2 Hostel part 2 Hostel part 2 Hostel part 2 Hostel part 2 Hostel part 2 Hostel part 2 Hostel part 2 Hostel part 2 Hostel part 2 Hostel part 2 Hostel part 2 Hostel part 2 Hostel part 2 Hostel part 2 Hostel part 2 Hostel part 2 Hostel part 2

Yazar: Volkan Yılmaz

Digital Marketing & Growth Hacking #SEO #wolkanca #cycling merhaba@volkanyilmaz.com.tr

“Hostel 2” için 8 yorum

  1. çok iyi bir yazı olmuş.insanın okuyası geliyor 🙂 filmin ilk serisini izlemiştim .ilk 20 dakika kadarki kısmı erotik/kurgu içersede filmin geri kalan dakikaları tam anlamıyla yeni nesil vahşet .yani ,hostel 1 ilk yarısıyla diil ama ikinci yarısıyla insanın kanını donduracak kadar iyiydi desem daha iyi olucak.şimdi ise otel 2 .valla ne diyim film 1.ci kadar ses getirdi.tarantinonun yaptığı her işe güveniyorum. 😛 beğenilicek bir film tavsiye ederim 🙂 tek beğenmediğim eksik yanı filmin az sürmesi ve bazı cinayetlerin kameraya yansımaması.

  2. tarantino bu filmde ne kadar etkili olmuştur bilmiyorum filmi de izlemedim ama okuduklarım bana death proof'u (yine tarantino) hatırlattı. aynı dönemde hem bu filmin yapım ekibinde yer alıp hem de benzer bir temayı işleyen kendi filmini yönetmesinde bir mana var mıdır aceba..

  3. üstad konu ile alakası yok ama

    related postsc eklentisi şöyle bir arıza veriyor. mysql kod falan eklemek gerekiyormuş ama pek anlamadım bir el veren 🙂

    fatal error: call to undefined function: similar_posts() in /home/httpd/vhosts/binaisletimi.com/httpdocs/wp-content/themes/simple black/single.php on line 74

  4. yazı güzel…fakat birinci filmi sinemada izlemiş birisi olarak, ikincisininde güzel olucağını biliyordum. amma velekin, biraz fazla psikopat olmuş gibime geliyor ikinci film 🙂

    izleyelim hele bir an öncede daha yorumlarımızı belirtiriz…

    teşekkürler…

  5. hadi ilk filmde zırtolar vardı onlar öldükçe tınlamıyorduk ama şimdi 3 tane ablamız mortlayacaksa izlemem ben o filmi. sidisi önümde ama izlemiyorum işte 🙂