Ben

insanDiyorumki kameralar, fotoğraf makinaları, görüntülü cihazlar, televizyon, internet… Teknoloji geliştikçe insanoğlunun da evrim geçirdiğine inanıyorum, esasen inanmaktan ziyade bunu kavrıyorum demem daha doğru olur.

Örneğin admın biri demişti ismi aklımda değil şimdi, ohooo zaten burada bloguma yazıyorum ebedi eser de değil ya. Tüketiyorsunuz gidiyorsunuz, şimdi adamın ismini bulmadığım için papaz olmayalım okur, sanki para veriyorsun, bedava blog işte. O ismini unuttuğumuz adamdan duyduğum kelimelere eklemeler yapacağım, yazımızın ana konusu ona dayanıyor.

İnsanlardaki bu değişim bireyselleşmek ve kendisini hayatının merkezine almak ile alakalı. Görselliğin hızla önem kzanmasıyla birlikte öyle boktan bir dünya yarattıki, bu estetik amaliyatlardan tutun buna benzer bir sürü sanayii gelişti bunun yanında. Yani ne gerek vardı be kardeşim diyor insan düşününce, insanoğlu eski tarihlerde çiftleşirken birbirlerine daha farklı, aslında mantıklı da uyumlar ararmış, malesef gün geçtikçe bireyselleşen ve görselleşen dünya sadece ve sadece ben-merkezci bir tutum ile estetikle alakalı seçimler yapıyor.

Çok bencilleştik. Her şeyi tüketmek istiyoruz, her şeyi yemek, her şeyin kendimize ait olduğunu hayal ediyoruz ve öyle yaşıyoruz. Başka insanların mutlu olması, hayatımızdaki başka bir insanın, özel bir insanın örneğin sevgilimizin çok acıdır annemizin bile mutlu olması, iyi olması ya da neyse o değer o olmasını önemsemiyoruz. Ben.

Ve bu bir çığ. Büyür çünkü inançlarımızı, bağlılıklarımızı gün geçtikçe yıpratan ve bununla beslenen bir çarkın dişlileri arasındayız. Şarjı daha uzun giden bir bilgisayar, daha ufak bir cep telefonu, daha büyük bir plazma televizyon, daha manzaralı bir ev. Daha, daha, daha. Ne zaman doyacağız? Doyuma ulaşmak?

İmkanı yok. Doyumsuzluk içinde kıvranan mutsuz bedenleriz. Acınacak haldeyiz beyler ve acıyacak kimseniz yok bu yüzden daha da çaresiziz. Acınacak ve acımasız insanlarla dolu dünya çok çok acımasız.

Tatil diye köyüne giden bir ailenin çocuğuyum, fındık toplamalar, erik, dut, çilek, bahçe böcek, mısır tarlaları, bostanlar. Doğa ile yaşamayan şehirli insanın daha acımasız olduğunu çok iyi biliyorum, doğa insanı törpüler adam eder. Bir köpek mesela onu dost edinen bir insanın farkını anlarsınız. Bu koca şehirde kendine güvenen diplomalı, diplomasız, bilmem neli bilmem nesiz aciz insanlar sürüsüyüz beyler.

Kaçınız işe gidip gelirken tanımadığınız insanlarla minibüste, otobüste, metroda ayak üstü sohbet edip yanınızda oturan “insanın” ismini öğrendiniz? Hoş çoğunuz bir kişi olsanız bile onca yolu hergün tek başınıza otomobilinizle gidip geliyorsunuz. Komik belki ama ancak yıllar sonra Google araması ile bu yazıyı okumaya gelecek insan bu soruya evet diye verilen cevaplara şaşıracak sanıyorum.

İçimizdeki korkular, bunlar yüzünden uzağız başkalarına, korumaya almışız demir parmaklıklarla dolanıyoruz gezegende. Evlerimizde çitler, bekçiler, demirler yetmiyor, iş yerlerindeki kameralar, güvenlik aletleri yetmiyor. Birebir kendimize, beynimize ve en acısı kalbimize çitler örmüş, demir parmaklıklara hapsetmişiz haberimiz yok beyler.

En aciz isan ise bana göre bir başka insana beddua edip hakkında kötü düşünen, düşmanlıktan daha iğrenç ne var değil mi. Fakat düşmanız biz beyler, rakibiz, acımasız, amansız ol denen savaşçılarız. Yaptığımız iyilikler bile parayla, parayla iyilik olmaz, gönülle iyilik olur ulan gönül ile a be hayvan adam.

Rezillik her yerde, yemek ver oy iste, önce insanları muhtaç et kendin gemiler al yatlar katlar al, sonra onlara yardım ediyor havasına takıl ortalıkta. Oldu canım. Severim ben seni. Şu ülkede namussuzlar kadar cesur olamadınız beyler, olamadınız. Akşamları evlerinize gittiğinizde kendinizi bir eroin, bir esrar gibi olan televizyonlarla uyuşturdunuz, yazık ettiniz. Ve sizi kimse uyarmadı, uyaramadı çünkü uyanık adam kalmadı beyler. Azalıyoruz, bitiyoruz, tükeniyoruz. Korkarım yok olacağız ama yok ederek olacağız, yok ediyoruz her şeyi, hava, deniz, kara ne varsa pisliyoruz. Ha evet çocukları çok seviyoruz, onlar bizim geleceğimiz.

Korkular içinde, hergün kan emici insanların arasına maskemizi takıp kan emmeye giriyoruz, çıkarıp atsan yüzündekini nice olur halin, bin dünya malına yapılır mı bunlar be zalim.

Zalimin zulmü varsa sevenin Allahı var deyip bitireyim.

#SEO, Digital Marketing, Growth Hacking #wolkanca volkan@volkanyilmaz.com.tr