Bu bloga pazarlamacı giremez


sirazettinKapitalist bog küreye hoş geldiniz, önce şuna bir göz gezdirin lütfen.

Şirazeden çıkarttılar beni yine.

Blogger, internet üzerinde günlük tutan çağın insanı, bir bakarsın San Francisco da Golden Gate Bridge’dan yazıyor bir bakarsın İstanbul’da, bir bakmışsın bir alet almış “-bu ne harika bir şey kardeşim” yazmış vs.

Bir blogger’dan profesyonellik beklemek şapşallıktan başka bir şey değildir. Bir kişi eğer işinde profesyonel ise bu profesyonelliğini göstereceği yer blogu değil, yazılı bir şey ise gazete veya dergi gibi basılı yayın organları olmalıdır, hiç olmazsa daha kurumsal ve ciddi yerlerdir. Bloglar dibine kadar amatördür, insanlar bloglarına kendi kişisel deneyimlerini, mesleki veya hobisi hakkında en amatöre ve deneysel tecrübelerini yazarlar. Ne bileyim bu gün bunu yaptım yeemek yazar biri, diğeri şunu yedim yazar, bir diğeri şu herife aşık oldum der.

Peki bu profesyonel blogger/Pro blogger nedir?
Bu yurt dışında hatırlayanlarınız vardır, Google Adsense çeki ile fotoğraf çekile bir abimiz sayesinde litarütüre girmiş tamamen efsane bir durumdur. Profesyonel olduğu söylenen bloglar zaten bir şirkettirler, kendileri yazdıkları blogları birleştrip bir şirket kurmuşturlar ve bu örnekler yurt dışında vardır. Bunun Türkiye'de karşılığı Pilli grubu olabilir, başka da örnek yoktur, olması için de Pilli’ye tamamen benzemese de ufak da olsa bir şirket olması şarttır.

Zaten Profesyonel blogger olduğunu belirten kişiler de içerik ürettiren müteşebbis veya girişimci insanlar, bunlar yine blogger ruhunu taşıyan kişiler değiller. Diğer girişimci, müteşebbis insanlar gibi, köşe başında kuruyemişçi açan Hasan amca ile farkları yok.

Biraz dağınık yazdığımın farkındayım, profesyonel de değilim hoş olsam gider en kral dergi gazetede de yazardım. Ama konuşurken daha da dağınığım, çok beceremediğim bir şey topluluğa konuşmak bu yüzden elalem konferans panel gezip bloggerım derken ki aslında pazarlamacıdır, ben davet eden üniversitelere mazeret bildirmekle geçirdim vakitleri.

Pazarlamacılar?
Bilmiyorum araştırmadım ama yaşadığım bu yaş kadar gördüğüm pazarlamacılar hep gıcık olunmuş kişiler. Kapımızda, bacamızda orada burada. Bu iş kolay olduğundan mıdır, yoksa nedendir elini sallasan pazarlamacılık yapmış oluyor. Bizi ilgilendirense sosyal ağlar ve blogların içine girenlerinde neredeyse 4/1 ya pazarlamacı ya da reklamcı. Ha şimdi kızarlar reklamcı değil onlar dijital reklamcı, pazarlamacı değil onlar marketingci.

Tamam bu blogda da reklamlar va ama neden var elli defa yazdım, evet bu blogda reklam var ama delikanlı gibi var.

Efendim kısaca elinizi sallasanız pazarlamacıya çarpıyor, ve bu arkadaşlardan artık gına geldi bana. Şahsen ben bu insanların bloglar üzerine ahkam kesmelerinden bıktım, usandım, bu arkadaşların 2-3 blog yazarı alıp aralarına oralara buralara götürüp, bilmem ne firmasına götürüp, bilmem ne yaptırıp filan bıktık yani. Bırakın peşimizi de rahat rahat blogumuza yazalım kardeşim.

Her yerdeler
O kadar çoklar ki bunaltıcı şekilde, işlerini yapıyorlar eblette ama beni kullanamazsın dedim sana arkadaşım. Bu saatte sonra üniversiteler ve kültürel faliyetler harici hiç bir organizasyona katılmamaya karar verdim, birilerinin cebi dolacak diye blog yazan insanları kullanmanıza artık dur demenin vakti geldi. En azından ben tepkimi aha buraya koyuyorum, gelin de bir laf edin bana yiyorsa. Kuzum benim ekmeğimi sen vermiyorsun, canım benim blogumun <html in den </html ine neyi varsa tamamen benim, tümü benim zekam ve bilgim, anlıyor musun beni? Ödülünüzün, bilmem neyinizin, şununuzun bununuzun canı cehenneme. Ulan ben blogumda şöyle frah ferah minakoyiim yazamazsam ne boka yarar bu blog?

Şimdi siktirin gidin blogumdan, zaten çok fazla ziyaretçi yüzünden kitleniyor alet.

Vader ile fotoğraf çekildik.
Yıldız teknik üniversitesinde blogları anlatacağım, 30 dakikam var, kısa da olsa şu blog yazarlının ne olduğunu anlatacağım. Aynı şekilde çağıran diğer üniversitelere de gideceğim, cebimden para da versem gieceğim.
Şirazettin fena değilmiş.

Yazar: Volkan Yılmaz

Digital Marketing & Growth Hacking #SEO #wolkanca #cycling merhaba@volkanyilmaz.com.tr

“Bu bloga pazarlamacı giremez” için 7 yorum

  1. kullanıcısının bu kadar çok olduğu bir sisteme el atmaları kaçınılmazdı. zaten türkiye'de pazarlamacılara iş veren firmalarda asıl zihniyet; bu eleman eşine dostuna satsa bu olayı yeter! bu nedenle bu kadar çok pazarlamacı var. düşünün kadın evde tv nin başından kalkmaz ama bilmemne kozmetiğin pazarlamacısı 🙂
    iş büyüse de zihniyet aynı.

    aynı dertten muzdaribiz, ben de topluluk önünde pusar kalırım bu nedenle blogum var 🙂
    blog olayıyla profesyonellik zaten aynı çuvala sığmaz herhalde ki zaten ne kadar amatör o kadar keyifli diye düşünüyorum… ben ülke gündemine dair de yazıyorum, çocukluğumu da anlatıyorum 🙂 kendi blogumdan kovulma derdim yok, en büyük riskim adnan hocadan hiç hazzetmem günün birinde benim blogu da kapattırabilir 🙂 )
    saygılar…

  2. yazının sonu gülmekten çatlattı beni a.q. 🙂 di mi yaaa?
    meşhur olmak zor iş vesselam..
    helal sana wolkanca, tam gaz devam. ben arkandayım.

  3. kesinlikle sana katılıyorum volkan abi. blogumda çok fazla yazı yok ama internette kendini özgür hissettiğin ve kurallarını kendi kendine koyduğun tek yerin blog olduğunu biliyorum. kendi blogun da istersen küfür et istersen sansürle istersen ciddi konuş istersen gülerek. 🙂
    not: sansür felan da demişken bu konuda da düşüncem şudur benim. bazı insanlar diyebilir sansürlenmesi gereken şeylerin olduğunu. bu internet aleminde "kurtistenten nivs" diye siteler varsa eğer ben istediğim herşeyi yapabilirim diye düşünüyorum.

  4. http://ubo.tumblr.com/post/75333055/t-rkiye-de-in… adresinde ben belli bir süre önce farklı bir bakış açısından konuya değinmiştim. 300-500 kişiye digital pazarlama kampanyası yapmanın alkışlanacak bir olay olduğunu düşünen zihniyet nedeniyle bu ülkede daha digital pazarlama geçişi ve marketingci geçişi için süre var diyorum. ha bu yazılara tepki verenlere diyorum ki: "tık tık …. burası sosyal medya, babanızın çayırı değil, her söylediğinize ok denmez, buna alışmak lazım"

  5. hocam selamlar, hayırdır yav, bi besmele çeksek, bi an için rahatlasak.

    ben de reklamcılık okuyorum, daha doğrusu halkla ilişkiler ve reklamcılık okuyorum, pazarlamada da yüksek yapıcam inşallah 🙂 (blogumda da sadece ders notlarımdan paylaşımlar vardır)

    şimdi bu yazıyı bu bağlamda mı üstüme alayım, yoksa kendi çapında dünyaya söyleyecek sözleri olan, kafasına göre takılan bi blog yazarı olarak mı? ben b sıkkını tercih ediyorum açıkcası. blog yazmak, insanlarla bir şeyler paylaşmak ve bunların beğenildiğini görmek çok ayrı ve güzel bişey. sanal köse yazarıyım, ben yazarım ben cizerim ben silerim, gerektiğinde kendi kendime söverim blogumda. orası benim 3. sayfam 🙂

    keşke istanbul da olsaydım ve sunumuna katılabilseydim, sonra bi çay içip, 2 rekat muhabbet edebilseydik ama kısmet belki istanbul da belki ankarada belki izmir de bi yerde seninle tanışmak istiyorum açıkcası.

    saygı ve selamlarımla