Köylü şehirliler


Köylü şehirliler Photo by Günyayla

Bizler köylüydük. Şehirde yaşayalım dedik, şehirli olalım dedik galiba başaramadık…

Köyde buğday ekerdik, buğdaylar olunca değirmene götürüp un elde ederdik, o unla da tandırda ekmek yapardık. Ekmeği gerçekten alın teri dökerek kazanırdık ve çocuklarımız bizlere yardım ederdi. Şehirde ise çocuklara para veriyoruz, bakkala ekmek almak için gitmeye dahi üşeniyorlar.
Ve bizim emek vererek yaptığımız ekmeğin tadına birde tandırın kokusu ve sıcağı eklenince o ekmeği yemeye kıyamazdık. Burada ise ekmekler ne kokuyor, ne de sıcak. Birde üstüne para veriyoruz.

Sadece ekmeğe versek yine iyi. Kış gelince betonların soğukluğu içimize işliyor; soba yakıyoruz odun para, kömür para… Oysaki köyde aşımızı olduğu gibi yakacağımızı da toprak veriyordu. Yani her şeyimizi toprak karşılardı, ama şehirde o topraklar yok. Ama asıl sorun bunlar değil; biz burada az çok kazanıyoruz, asıl sorun yalnızlıklarımız.

Köyde herkesi tanırdık, sabah horoz sesi bizi uyandırmazsa komşumuz uyandırırdı. Beraber toprağı işler, hayvanlarımızı otlatır, kadınlarımız ekmeğimizi yapar ve akşamları birlikte yer, içer, sohbet ederdik. Burada ise komşumuzu gördüğümüzde selam dahi vermiyor. Sokaktaki, iş yerindeki insanlar konuşmuyor. Hiç kimseyi tanımıyoruz, insanlar yaptıkları beton yığınları kadar soğuk. Herkes birbiriyle yarışıyor, kavga ediyor.

Bir tarafta lüks restoranlarda istediğini yiyen insanlar, bir tarafta o restoranın önünde dilenenler ve bir tarafta sadece izlemekle yetinenler… Ve kimse kimseyi davet etmiyor, aşını paylaşmıyor. Herkes kendi derdinde. Para insanları yalnızlığa mahkum ediyor. Ve işin garibi sadece parası olmayanı değil, olanı da vuruyor yalnızlık.

Bunlar yetmiyor aç kalan insanlar hırsız, düzenbaz oluyorlar. Dağda yırtıcı hayvanların arasında yatmaktan korkmayan bizler, sokakta gezmekten korkar olduk. Köydeki açık bırakıp komşuya gittiğimiz tahta kapılar burada çelikten ve her daim kapalı, bu da yetmiyor çoğu zaman kilitliyoruz. Bizim aptal makinesi dediğimiz televizyondaki dizileri izlemek zorunda kalıyoruz. Ve çevremiz yabancılarla doluyken ailemizde bize yabancılaştı. Kimseyle konuşamıyor, dertleşemiyoruz. Şehir bizi karanlığın yalnızlığına hapsetti. Ne köylü olabildik, ne de şehirli.

Bizler artık şehrin köylüleriydik, köylü şehirliler…

Tayfun Sazak

Yazar: Konuk Yazar

Wolkanca sitesine Konuk Yazar olan, dışarıdan kendi yazılarını ekleyen bir kişi.