Starbucks, Lost, Heroes, Nike, Puma vs.


nike-starbucksEvet ben marka kullanmasını seviyorum, Adidas, Nike, Starbucks seviyorum bunları tüketmeyi seviyorum milyonlarca insan gibi. Evet evet Lost, Heroes gibi dizileri izliyorum, tüketiyorum hep.

Ama ben farklıyım. Nedir bu fark?

Ben bu yazımda baştan şunu belirtmek isterim ki amacım ayrı sınıflar yaratmak veya bölücülük yapmak değil. Ben var olan bir durumu, gözlemlerimi kaleme alıyorum yoksa emin olun hiç umurumda değil kim ne bok yemiş affedersin. Bu uyarımdan sonra bu yazıyı okuyup salak sulak yorumlara girişmezseniz sevinirim, girişirseniz de s2imde değilsiniz kısaca.

Belli markalar ve isimler vardır işte bunlar giyecek, yiyecek, filmler vb. tüketilen şeylerdir. Kapitalist sistemde bu marka, isim konusu hayati önem taşır. Bir markanın cazip hale gelmesi onun kullanan insanların kendilerini özel hissetmesi(bir bok sanması) durumu sistemin en can alıcı noktalarından biridir, hayati önem taşır. Ve bu markaları kanının son damlasına kadar savunan onu hayatının çok önemli bir noktasına koyan geri zekalı kullanıcılar sistemin yöneticileri tarafından özenle yetiştirilir ve korunurlar.

Bu ürünlerin kullanıcılarının tamamı bu tür, yani geri zekalı olmayabilirler ki sistem bunları pek sevmeyebilir çünkü istedikleri tip de değillerdir. Şimdi bu markaları, ürünleri kullanan iki farklı tüketici tipinden konuyu bahsedelim biraz daha açarak.

ilk tipimiz yukarıda kendisinden biraz bahsettiğim geri zekalı tiplerdir, bu insanlar markayı hayatlarında çok önemli bir yere yerleştirip onu yüceltirler. Bir malı, bir hizmeti, bir meta yı tanrılaştırmak da diyebiliriz buna belki de. Bu tip insanlar kendilerini sistem de çok rahat hissederler ve markalar tarafından istenen tiplerdir, kendilerini de marka ile birlikte özlendirmiş olan bu tipler diğer insanlardan kendilerini bir sınıf üst görme hastalığına yakalanmış çeşitli hezeyanlarla hayatlarını devam ettiren sülükler de diyebiliriz kısaca. Tüketerek, tükettiklerini yayarak, bunlarla övünüp, gururlanıp zevk alırlar.

İkinci tipimiz ise bana da benzeyen tiptir ki bunlar yukarıdaki ilk tipimizin tükettiği markaları vb. hepsini tüketir. Hatta daha fazlasını da yapabilir bunlar ama bu insanların tükettiklerini dünyanın geri kalanı ile paylaşmak bunu yaparak kendini bir bok sanmak gibi bir kaygıları yoktur. Metayı yüceltmezler, gerçekçidirler ve sistemin yöneticileri tarafından pek sevilmezler ama sistemlerinin yürümesi için bu tiplere de mecburdurlar çünkü tüketicidirler en nihayetinde.

Bu iki tipi yazdıktan sonra gelelim neden bunları yazdığıma. Bunun nedeni bu ikinci tip tüketicilerin veya o tipin içine girmeyen diğerlerinin ilk tip tarafından sanki kendi marka tanrılarına sataşıyormuş, onları kedinin uzanamadığı ciğer gibi göstermeye çalıştıklarına, bilmediklerine ve kendilerini sınıfından aşağıda gördüklerine dayanamadığımdır.

Sermaye düşmanı ve anti-liberal biri gibi görülmek istemem ama benim karşıt olduğum şey kapitalist sistem değil yukarıda bahsettiğim bu sistem üzerindeki kenelerin davranışlarıdır. Yoksa bilim ve teknolojinin bu kadar geliştiği ve gelişmeye devam ettiği bir dünyada kapitalist sistemin içinde demokrasiden yoksun, tek bir merkezden yönetilen jakoben, tabandan beslenmeyip tepeden inme bir sistem düşünülemez ve elbette tersi de.

Yazar: Volkan Yılmaz

Digital Marketing & Growth Hacking #SEO #wolkanca #cycling merhaba@volkanyilmaz.com.tr

“Starbucks, Lost, Heroes, Nike, Puma vs.” için 1 yorum

  1. yazıda şarkıda çok güzel baya uzun sürmüş olmalı yazması