Wordblogger olmak

Uzun zamandır (2,5 yıl kadar) wolkanca’yı severek takip ediyorum. (tamam itiraf ediyorum, zamanında wolkanca’yı kıskanmadım değil 🙂 ) Ama Wolkanca'nın çekici bir yanı var. Neden wolkanca ? diye sormuş birileri(Bu yüzden anlatmama gerek kalmadı yani).

Peki Volkan YILMAZ bir blogcudan ne ister/bekler;

” Türkçe yazmayı bilmesi ve özgüven sahibi olmasıdır başka bir isteğimiz yok, burada yazmak çocuk oyuncağı benim 5 yaşındaki yeğen bile yazabiliyor, gelir kaygımız da yoktur zevk için yapıyoruz. Burada yazarak kendinizi, yaptıklarınızı, işinizi neyiniz varsa onu tanıtabilirsiniz, reklamını yapabilirsiniz bu tamamen serbest, misal okulda küçük bir müzik grubunuz var sizi daha fazla insanın tanımasını, dinlemesini istiyorsunuz o zaman gelin videolarınızı, şarkılarınızı burada düzenli bir şekilde paylaşın.Lütfen zaten bir blogunuz varsa aynı şeyleri hem oraya hem buraya yazacaksanız başvurmayın, ilk sırayı her zaman blogu olmayan arkadaşlara veriyoruz.”

Ben burayı “beyin” dediğim insanların ( yaşı hiç farketmez ) mekanı olarak görüyorum, -ki “akıl yaşta değil, baştadır” ne doğru bir sözdür. Bu ilk yazımda wolkanca'nın benim için ne ifade ettiğini anlatmak istedim. Öğrenirken öğreten, akıl verirken, akıl almasını da bilen bir blog, “blog.wolkanca”.

Şimdi bende kendimi “Wordblogger” hissediyorum artık.

Herkese merhaba! 🙂

Wolkanca sitesine Konuk Yazar olan, dışarıdan kendi yazılarını ekleyen bir kişi.