Taciz pazarlamacılığı


Taciz pazarlamaciligi Bu konuya değineyim de az içim ferahlasın istedim, biraz başınızı ağrıtacağım bunlar benim fikirlerim fikir hürriyetimi kullanmaya “çalışıyorum”.

İnanın %100 para ve çıkara dayalı hale gelmiş, tamamından habersiz olduğumuz, bibok bilmediğimiz evrenin samanyolu, güneş sistemi diye adlandırdığımız bu minik köşesinde yaşadığımız dünya denen gezegendeki şu koca ülke de bunu açıkça bir yerlere yazabilecek bir babayiğit neredeyse yok.
Çocuklar özellikle 5-6 yaşına kadar annelerine, babalarına yani aileye çok bağlıdırlar, onlara herşey ama herşey yeni bir deneyimdir, gördükleri herşeye şaşırırlar, yaşadıkları her olay onlar için atomu parçalamak kadar inanılmaz gelir. Daha sonra okula başlarlar ve yeni insanlar tanıyıp dünyaya bir de o diğer insanların gözünden tanımaya başlarlar bu böyle devam eder.

Çocuklar o küçük yaşlarda bazen yalan söylerler bu yalanlardan bazıları özgürlüğünü, bireyselliğini kanıtlamak içindir. Örneğin annelerine yalan söylerler ve karşılığında annesinden gelecek tepkiyi gözlerler, bu bir meydan okumadır. Annelerinden gelecek tepki ile tabiri caizse derin bir oh çekerler çünkü anneleri onların aklını okuyabilen süper kahraman değildir. Amacı sadece annesinin onun aklını okuyamadığını kanıtlamaktır.

Bunu insanın dünyaya merhaba demesinden itibaren bir “birey” olduğunu anlatabilmek için yazdım, her bireyin kendi özel dünyası ilk doğduğundan beri vardır hayatında kendi ile ilgili tüm kararları kendi vermelidir, doğa bunu diyor.

Son zamanlarda belki birkaç yıldır diyelim “özellikle bankalar” gibi şirketlerin ürünlerini satmak için yaptıkları şaklabanlıklar artık çok cidi bir noktaya vardı, kendilerine göre bunu(en büyüğü mesela Google) teknoloji ve ilerleme olarak görüyorlar. İnanın yüksek karlar elde etmek uğruna yapamaıkları hiçbirşey kalmadı ve bence bu sistemin son hamleleri şu an oynanmakta, umarımm tarih gerçekten insanın kar eden şirketler için tüketim makinası olarak değil insanca yaşadığı bir dünyayı o büyük çöküşten önce görür, çöküş nasıl olacak orasını Allah bilir.

Tehlikenin farkına varmak için dünyadaki tüm insanların başlarına tokmak ile vurmanın, bir bilinç yaratmanın bir yolu yok, kişisel bilgilerimizi gizleyebilmek de bu sistemde maalesef imkansız, yukarı tükürsen bıyık aşağı tükürsen sakal deyimi kesinlikle bu durumu açıklamak için birebir zira ülke kapitalist olsa bilgileriniz şirketlere, komunist olsa devletin kendisinde olacağı kesin. Kısaca asla özgür biri olamayacağımız kesin, ama devletin bu bilgileri kullanma amacı zaten doğal ve güvenlik için de gerekli olduğu için fazla baş ağrıtıcı gelmeyebilir ve normaldir zaten asıl konu da kişisel bilgilerinizi kullanarak yapılan kapitalist tacizler, taciz pazarlaması.

Şimdi bu durumun belirtilerinden en sık rastlananları aşağıya listeleyelim;
1- Durup duruken adresinize gelen kredi kartları.
2- Hiç alakanız yokken adresinize gelen promosyonlar, hediyler.
3- Aldığınız herhangi bir ürün/hizmet için firmaya açtığınız telefonlarda asıl konudan önce fişlenmiş olduğunuz sınıfa göre sunulan teklifler.
4- Muhtelif spam, spam, spam.

En çok karşılaşılan belirtiler bunlardı.

Bunların insan haklarına aykırı olduğunu düşünmüyorsanız ya aklınızı kaybettiniz ya da bazı felsefe kitaplarında yazdığı gibi siz tavşanın tüyleri arasında çoktan kaybolmuşsunuz tavşanın tüyleri arasında çok mutlusunuz demektir.

Bu tacizler suç olmalıdır, hiçbir şirket, hiçbir kurum bir insanınn kişisel bilgilerini pazarlama amacı ile kullanamamalı, devlet dahil bütün kurumlar insanların kişisel bilgilerine saygı duymalı, asla ve asla ister istatiski olsun ister bilgi amaçlı olsun hiçbir şekilde kullanamamalı, bunun bir tecavüz olduğu, insan onuruna aykırı olduğu açıkça yasalarda geçmeli.

Tüm bunlar şu an normal gibi götürülmekte ve şirketlerin daha fazla kar etmeleri uğruna göz yumulmakta, lütfen bu tür bir duumlarla karşılaştığınızda en azından tepki gösterin, insanlığınıza yapılan bu tacize göz yummayın, geçiştirmeyin.

Dinleniyoruz diye paranoyaklaşan gerzeklerin(gazeteciler vs.) aldıkları kocaman maaşları bir kenara bırakıp bu asıl insanlık utancından bahsedeceklerini hiç ama hiç sanmıyorum.

Yazar: Volkan Yılmaz

Digital Marketing & Growth Hacking #SEO #wolkanca #cycling merhaba@volkanyilmaz.com.tr