Zor olan yaşamak – Zonguldak için


Bir süre önce Elazığ’da meydana gelen 6,0 şiddetinde deprem ile insanlar kerpiç evlerin göçükleri altında öldüler, Zonguldakta yine maden işçileri göçük altında öldüler. Ölenler insandı ama bir süre sonra asla hatırlanmayacak insan bunlar Tuzla da ki gibi mesela, kimse bu ölen insanları, işçileri, ailelerini hatırlamayacak Türkiye'nin tarih çöplüğü bu tür şeylerle dolu ve bu kapital, sermaye sisteminde kimse bunları hatırlamaz.
Kaç kişi ölmüş? Problemimiz ölü sayısı ile değil, problemimiz ölen insanların sınıfı, ölen insanların ölüm nedeni.

Ezel dizisinden Ramiz dayı karakterinin ağzından dersek “zor olan ölmek değil yeğen zor olan yaşamaktır” derdik. Demek istediğim yazılanlara, çizilenlere, söylenenlere bakıyorum da kimse bu insanların ailelerini, bu insanların iş arkadaşlarını, ölmeyip kalanları düşünmüyor.

Ne kadar üzücüdür büyük Türkiye Cumhuriyeti devletinde 3-5 bin TL ile geçiştirilen şeyler bunlar, kahroluyorum. Koca devlet sadece 2 psikolog yollamış Zonguldak’a, koca Türkiye Cumhuriyet, bölgenin lideri, güçlü ülke Türkiye ye yakışmayan bir şeydir bu, son yıllarda ülkemizin büyüklüğüne yakışmayan birçok başka iş gibi bu da beni utandıran bir şeydir, utancımın, üzüntümün nedeni vatanseverliğim olduğu kadar hatta daha çok insanlığımdandır.

hava kurşun gibi ağır!
bağır
bağır
bağır
bağırıyorum.
koşun,
kurşun
erit-
meye
çağırıyorum…
o diyor ki bana:
– sen kendi sesinle kül olursun ey!
kerem
gibi
yana
yana…

“deeeert
çok,
hemdert
yok”
yürek-
-lerin
kulak-
-ları
sağır…

hava kurşun gibi ağır…
ben diyorum ki ona:
– kül olayım
kerem
gibi
yana
yana.
ben yanmasam
sen yanmasan
biz yanmasak,
nasıl
çıkar
karan-
lıklar
aydın-
-lığa…
hava toprak gibi gebe.
hava kurşun gibi ağır.
bağır
bağır
bağırıyorum.
koşun
kurşun
erit-
-meye
çağırıyorum…

Nazım Hikmet -1930 Mayıs

Yazar: Volkan Yılmaz

Digital Marketing & Growth Hacking #SEO #wolkanca #cycling merhaba@volkanyilmaz.com.tr