Bir dakika durun ve düşünün

Bir dakika düşünün

Şimdi bir dakika durun ve düşünün, hayata ne kadar hakimiz değil mi?

Bir dakika düşünün

Yirmi dört saat içinde bambaşka ruh halleri. Sabah kalkarken mız mız bir çocuk, gömleği giyip ofis masasına oturduğumuz da büyük bir adam. Öğle yemeği arası isyancıl kişilik, paydos saatinde hür bir insan. Okul da ders ve sınavlarla boğuşan binlerce çocuk ve genç. Hedefler, hayaller, istekler istekler. Yorulmuşluklar arasında kendine zaman ayırmayı unutup yıpranmaya yüz tutmuş insanlar. Bazen kendini robot gibi hissettiren yaşam düzenleri.

Kendimizi fazla kaptırmış olmalıyız ki bu yorucu akışa,yaygın hastalıkların en başında stres ve üzüntülerden kaynaklanan ruhsal bunalım geliyor.

Küçükken kırılan bir oyuncağına üzülen insan oğlu büyüdükçe daha büyük üzüntülere maruz kalabiliyor. Aşk, iş, aile, eş, dost ne varsa bazen kendimizden fazla kapılıyoruz öyle değil mi?

"Neden böyle" diye beyni kemirmek yerine, hiç aklımıza gelmiyor sıcak bir çay alıp denize karşı olumluyu düşünmek.

Kabul edelim karamsarlık en büyük alışkanlık.

Ben diyorum ki "Bir dakika durun ve düşünün".

Bazen ölmeyecek gibi yaşamayı fazla abartıyoruz.

Wolkanca sitesine Konuk Yazar olan, dışarıdan kendi yazılarını ekleyen bir kişi.

“Bir dakika durun ve düşünün” için bir yorum