One minute volume 2


Başbakan Tayyip Erdoğan - ABBaşbakan Erdoğan'ın Davos’ta yaptığı çıkışa benzer bir çıkış daha yaşandı, bu çıkışın dünyada Davsota’ki gibi çok konuşulmamasının nedenlerinden biri Türkiye'de yaklaşan seçimler ve bu çıkışın Başbakan'ın seçimlere yönelik yaptığının düşünülmesi, bir diğer sebebi ise Avrupa Komisyonu Parlamenterler Meclisi (AKPM)'nin Davos kadar önemli olmaması.

Birincisinde ki gibi 2. One minut vakasında da Başbakan kendi duygusal uslübunu kullandı, çoğu vatandaş bunu sevdi arkandayız Erdoğan derken bir çoğu da AB üyeliği yolunda bu tür çıkışların Türkiye’ye zarar verdiğini söylüyor.

Tayyip Erdoğan güzel ayar veriyor ama dedikleri gibi bu bize bir şey kazandırmıyopr bence de.

Öte yandan(haha seviyorum öte yandanı) “Recep Bey” ve “Atma Recep Din Kardeşiyiz” kelimelerini TC. Marka Patent Enstitüsünde tescil ettirdiler, bir önceki seçimlerde bu sözleri muhalefet partisi seçim kampanyalarında kullanmıştı. Bence de çoğu insanın dediği gibi bu bir saçmalık, kelimeler anonim kelimeler ve marka olarak tescil ettirilmesi zaten hem farklı niyetli hem de uygunsuz, bu tür anonim isimlerin tescil ettirilip edilmediği AB ülkelerinde ki örneklerini ben bilmiyorum gösterilirse eğer sorun kalmaz ama sanmıyorum ki bu mantıksız marka tescillerinin örneği AB ülkelerinde olsun. Bir de 2010 da başvurup 2011 de hemen tescilin yapılması da ilginç zira ben de kendimden biliyorum 2008 de WOLKANCA marka patent başvurusu yapmıştım 2009 da ancak sonuçlanıp da resmi gazetede yayılamıştı, yani bence hızlı da yapmışlar bu tescil işlemini. Marka tescil başvuruları belli bir süre başvuru olarak askıda bırakılıp itirazlar beklenir, bu bekleme süresinde aynı markayı başkası tescil ettiremez yani marka başvuru ile aynı gün koruma altına alınmış olur kurallar böyle.

Duygusal bakarsak Başbakan tam halkın içinden biri, ama profesyonel bakarsak Başbakan çok acemice davranıyor. Burada olay bu acemiliği bilininçli olarak mı yapıyor bilinçsiz olarak mı, bilinçli yapıyorsa ki bence öyle çünkü bir sürü danışmanı var söyleyeceği her kelimeyi söylemeden 30 kiş okuyor sanıyorum bu seçimlere yönelik bir konuşmaydı.

starbuck çalış çalış

Geçen akşam Starbucks da uzun süre oturup çalıştım, bu gün bilgisayara hiç bakmadım şimdi oturdum. Bugün yine uzak bir eyre gitmem gerekiyordu tam öğlene doğru yağmur başladı Allahtan arabadaydım, sabah Sütiç’te su böreği yedim tavsiye ederim, öğlen söylemesi ayıp sultanahmet köftesi akşam da simit vardı onu tost makinasında ısıttım peynir ile götürdüm manyaktı. 🙂 Kapiçino aldım Nescafe'nin şimdi bir tane yaptım kendime fena değil, bir tane absolute aldım götüreceğim onu biraz rahatsızım nezle olmuşum iyi gelir yakar açar biraz, yeni rakı'nın paketini gördüm çok güzeldi alacaktım ama içecek adam yok o yüzden sadece baktım, rakı gitmiyor teketek.

yol, e5, istanbul

Unutmadan bir grubumuz var NAH isimli nah burada, marka patentini almadık ama inşallah bu kurnaz abiler bunun patentini bizden önce almaz 🙂

İstiklal caddesinde ki polis arabalarına bayılıyorum bir tur verseler binerim, binmek için illa bir dükkan camı mı patlatacağız kardeşim 🙂
istiklal polisler

Şu kırmızı kolu almam lazım, Street Fighter oynayacağım.
bunu almam lazım

Yarın Samsung Türkiye’ye gidebilirim çay içmeye. Galaxy S imin Andorid versiyon sorunu var marketten uygulamaları yükleyip kullanamıyorum uyuz oldum, check in yapamıyoru hacı batsın bu dünya, durdurun dünyayı check inecek var!

Capslar için via.

Böyleyken böyle işte, saygı sevgi, bol karı-yer(siz) li günler.

İlgili

Yazar: Volkan Yılmaz

Digital Marketing & Growth Hacking #SEO #wolkanca #cycling merhaba@volkanyilmaz.com.tr

“One minute volume 2” için 3 yorum

  1. vay arkadaş, googleda mı r yapmaya başladı digiturk’e, blogspot kapanınca ??