Alıp vermeden olmaz, ver unut, yenisini al


Geçen gün @okanbayulgen programında gözüme takıldı, konu alzaymır(Alzheimer)'dı, ben de geçen ay enteresan internet ipucu başlığında yazarken; unutmak, alzaymır filan her zamanki gibi öyle garip şeyler yazmıştım. Programda eşi alzaymır olan ve 7 ay önce vefat eden hanımefendi beni çok etkiledi.

der-spiegel-en-iyi-fotograflar-08

Bilgi nefes alıp vermek gibi bir şey bence, vermeden alamıyorsun almadan veremiyorsun. Bilgiyi vermeden olmaz çünkü beynimizin hafıza kapasitesi sınırlı galiba, sınırlı hafızaya sahip olan insan her boku aklında tutamaz bu yüzden bir yere boşaltacaksın o kafayı ki yenilerine yer açılsın. Burada vermek fiili, o bilgi ile ne yapacaksan şimdi yap kurtar beyni, bir yerlere yaz not al, blog filan yaz benim gibi.

Düşünsenize neler yapıyoruz; yemek yemek, seks, araba kullanmak, bisiklete binmek, diş fırçalamak, yürümek hatta yatmak uymak bile öğrenilmesi gereken ve öğrendiğimiz, bildiğimiz bir eylem. Tüm bunları beynimizde bir yerlerde depoladığımız bilgi/tecrübe hücreleri ile gerçekleştiriyoruz. Doğduğumuza yemek yemeyi bilmiyoruz, içgüdüsel olarak annemize yaklaşıyoruz ve bize verilen memeyi emiyoruz, sonra yemek yemeyi öğreniyoruz, emek yemeyi unutmayız çünkü hep gereken ve yaptığımız bir eylem, ama sürekli yapmadığımız bir şeyi kolayca unutabiliriz. Bizim hatırlayacağımız şey ancak bir eylemi gerçekleştirirken onun bizde bıraktığı duygusal bir iz olabilir o da mesela araba kullanırken yaptığınız bir hata ile kaza riski geçirmişsinizdir, artık o riskli hatayı unutmazsınız, an gelir benzer bir olay yaşanacakken beynimizde kayıtlı o veri bize sinyal verir. Arabayla binlerce kilometre yol yaptım, İzmir-İstanbul 100 defa gittim geldim, ama yolu sorsanız bana cevap vermem, sadece Bursa otobanında yaptığım inanılmaz hız ve rekorlar kitabına girmesi gerektiğini düşündüğüm o 10 dakika arayla yediğim hız cezalarıdır aklımda kalan, eee yani 🙂 Bir de yolun eskisine göre çok ama çok iyi bir yol olduğunu söylerim, eskiden hatırlıyorum yollar duble değildi ve kamyonların arkasında konvoy olurdunuz.

Bir taraftan bakarsak biz teknolojiyi biraz da bunun için geliştiriyoruz, sınırlı beyin kapasitemizin yerini teknolojiler dolduruyor, şu an kabaca bilgisayarlar diyoruz bunlara ama gelecekte bu tanım yetmeyecektir. Ve hayat olduğundan daha hızlı, daha dolu hale geliyor. Mesela İbrahim'in Facebook'ta 2bin arkadaşı var, şimdi 10 yıl önce olsa İbrahim bu 2bin arkadaşı edinebilir miydi, ilgilenebilir miydi? Yada İbrahim'in cep telefonu? Ulan yüzlerce manita telefonu var çapkın pezvnkn telefonunda.

Okuduğum bir kitap yada dergide Google için insanları aptallaştırıyor demişlerdi, buna hiç katılmadım çok saçma gelmişti ki bana bu fikir, bunu yazanlar tarihten habersiz insanlardı insanlık tarihine sadece belli başlıklar halinde göz gezdirmiş olsalar gerçek aptallığın kendilerinde olduğunu anlarlardı.

Kapasite sınırlı millet, bu çağda bilgiyi kafada saklamak mantıklı değil, vermeliyiz onu yenisini almalıyız doğru olan kesinlikle bu. Zaten hayatta kısa amk, ver rahatla bence.

İlgili

Yazar: Volkan Yılmaz

Digital Marketing & Growth Hacking #SEO #wolkanca #cycling merhaba@volkanyilmaz.com.tr