Kategoriler
Medya

100 yılda bir çıkan mizah dergisi El üfürük

El üfürük ile arkadaşım Eren sayesinde tanıştım, Eren'in babasının üniversiteden arkadaşı karikatüristmiş, derslerde okutuyorlarmış bunu. Derginin ilk sayısı 22 Ağustos 1908′de, Sermet Muhtar, Sait Hikmet ve Osman Kemal adlarında üç genç yayımlanmış ve ikinci saysı 100 yıl sonra, geçtiğimiz gün 22 Ağustos 2008 tarihinde çıktı. Dergiyi arkadaşlar Taksim'de dağıttılar ayrıca Taksim yakınlarındaki gazete bayiilerinde de bulunabiliyor şu anda.

İlk sayısı 22 Ağustos 1908 tarihinde çıkarılan ve üzerinde ”Asırda bir defa eşref saatte yayımlanır” ibaresi bulunan mizah dergisi El Üfürük Türkiye'de yayınlanan en eski ve ilk mizah dergisiymiş.

E derginin sloganında var olan Asırda bir defa eşref saatte yayımlanır ibaresini baz alan derginin editörü Hakan Sümer'de tam bir asır sonra bu dergiyi düzenlemiş ve yayınlamışlar, hem de tam vaktin de.

Bize de buraya yazmak düştü işte, merak edenler ilgilenenler için kaçırılmayacak ilginç bir deneyim olacağı kuşkusuz, kaç adet basıldığı hakkında bilgim yok ama herhalde bu yazıyı okuduktan sonra Taksim civarıdaki gazete bayiilerinden ve tabii ki şansınız varsa bulmanız olası.

elüfürük
elufuruk.com.

Anadolu Ajansı'nın derginin editörü Hakan Sümer ile yaptığı söyleşi aşağıda;

Bu Dergi 100 Yılda Bir Çıkıyor
İlk sayısı 22 Ağustos 1908 tarihinde çıkarılan ve mizah dergisi El Üfürük'ün ikinci sayısı, bir asır sonra okurlarla buluşuyor.

İlk sayısı 22 Ağustos 1908 tarihinde çıkarılan ve üzerinde ”Asırda bir defa eşref saatte yayımlanır” ibaresi bulunan mizah dergisi El Üfürük'ün ikinci sayısı, bir asır sonra okurlarla buluşuyor.

İstanbul'da 22 Ağustos 1908′de, Sermet Muhtar, Sait Hikmet ve Osman Kemal adlarında üç gencin yayımladığı mizah dergisi El Üfürük'ün ikinci sayısı, 100 yıl sonra, yarın -22 Ağustos 2008- okurlarıyla buluşacak.

Derginin editörü Hakan Sümer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 24 Temmuz 1908′de 2. Meşrutiyet'in ilan edilip basında sansürün kaldırılmasıyla birçok dergi ve gazetenin yayın hayatına başladığını söyledi.
Bunlardan en ünlülerinden birinin de ”Asırda bir defa eşref saatte yayımlanır” notuyla çıkarılan ve II. Abdülhamid'in üfürükçüsü olarak bilinen Ebülhüda Efendi'nin hicvedildiği El Üfürük dergisi olduğunu ifade eden Sümer, şöyle konuştu:
”El Üfürük dergisinin ikinci sayısı tam bir asır sonra, yarın, İstanbul'da İstiklal Caddesi'nde, ‘El Üfürük, bol tükürük' sesleriyle satılmaya başlanacak. Birinci sayının tıpkıbasımı ve açıklamalı nüshasının ek olarak verileceği El Üfürük'ün ikinci sayısının yazı ve çizimleri hazırlandı. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölümünden Veysel Usta birinci sayının Osmanlıcadan çevirisini yaparken, Boğaziçi Üniversitesi Edebiyat Bölümü öğrencisi Gamze İlaslan da Osmanlı arşivi ve kütüphanelerde konuyla ilgili belgeleri topladı.”

Sümer, 11 yıl önce KTÜ Fatih Eğitim Fakültesi Resim Bölümünde okurken ”Türkiye'de Karikatürün Tarihi” konulu tez çalışması sırasında El Üfürük Dergisi ile karşılaştığını söyledi.

TÜRKİYE'DE YAYINLANAN EN ESKİ MİZAH DERGİSİ

Uzun zamandır bu projenin aklında olduğunu ifade eden Sümer, ”Birinci sayısında belirtildiği gibi tam bir asır sonra ikinci sayısını yayımlıyoruz. Sadece bu yönüyle bile üzerinde durulması gereken çok önemli bir dergi bu. Dünyada başka bir örneği var mı bilmiyorum ama bu derginin Türkiye'de yayın hayatını sürdüren en eski mizah dergisi olduğu kesin” dedi.
Sümer, El Üfürük'ün ikinci sayıdaki konusunun Ebülhüda olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
”Ebülhüda'nın kim olduğu konusunda araştırma yaptık. Gördük ki Ebülhüda'nın Abdülhamid üzerinde önemli etkisi var. Onunla ilgili Başbakanlık Osmanlı arşivlerinde birçok belgeye ulaştık. Bu belgeleri ve diğer kaynakları incelediğimizde Ebülhüda'nın profili de ortaya çıktı. Bu kişiyi tıpkı birinci sayıda olduğu gibi El Üfürük mizahının merkezine yerleştirdik. Elbette bunu yaparken, aradan geçen 100 yılı dikkate alarak Ebülhüda'yı günümüze uyarladık. Derginin bütününde de meşrutiyet dönemine göndermeler yaparak, 1908-2008 yılları arasında mekik dokuyarak, 100 yıl boyunca nelerin değişip nelerin aynı kaldığını, El Üfürük'ün kendine özgü mizah diliyle dilimiz döndüğünce anlatmaya çalıştık.”

ÜÇÜNCÜ SAYI 2108′DE

Sümer, derginin bayilere de dağıtılacağını, üçüncü sayısının ise 22 Ağustos 2108 tarihinde yayımlanacağını belirtti.

Birinci derginin çevirisini yapan Veysel Usta ise ilk derginin 2. Meşrutiyet'in ilanından hemen sonra basın özgürlüğünün verdiği imkanlarla çıkarıldığını söyledi.

Dergide özellikle Abdülhamit döneminin eleştirildiğini kaydeden Usta, ”İlk çıkan dergide doğrudan Abdülhamid'i hedef alan bir eleştiri söz konusu değil. Onun üfürükçübaşısı eleştiriliyor. Onun üzerinden döneme ilişkin eleştiriler yapılıyor” dedi.
Usta, ilk çıkan dergide ”100 yılda bir çıkar” ibaresinin yer aldığını belirterek, kendilerinin de bundan sonrakilere bu mirası bırakacaklarını vurguladı.

İlk sayısı 4 sayfadan oluşan derginin yeni sayısında 8 sayfa bulunuyor. Yeni dergiyle birlikte eski dergi ve bu derginin Osmanlıcadan tercümesi de satılacak.

WOLKANCA

Volkan Yılmaz

Digital Marketing & WordPress & SEO volkan@volkanyilmaz.com.tr

muhtemelen 3.sayısını görmeye uzun ömrünüz yetmeyeceğinden torunlarınız için abone olmayı deneyebilirsiniz 🙂
teşekkürler volkan abi 😉

enteresan bir karikatür dergisi 🙂 okurlar arasında kuşak çatışması bile olamıyor zaman farkının büyüklüğünden 😀 kimse eskiden bu dergi daha güzeldi sonradan bozdular da diyemeyecek sanırım 😀

hayli ilginç bir dergiye benziyor, özellikle asırda bir yayınlanması 🙂 , şahsen alıp okumayı ve bu farklı deneyimi tatmak isterdim ama malesef istanbul da değilim.

dergi istanbul'daki taksim değil trabzondaki taksim de satılıyor. bu yüzyıldaki sayısı trabzonda basıldı.

bu dergıyı 100 yıl sonra cıkartan ve aynı zmanda edıtorlugunu yapan ksı benım hocamdı 🙂 kısmetse ben de dıger sayısını torunlarıma cıkarttıracagım 🙂 gercekten okunması gereken bır dergı umarım hak ettgı ılgıyı gorur…

el üfürük'ü birçok il merkezindeki, yay-sat'ın dağıtım yaptığı bayiilerde bulmak mümkün.. biraz arayınca bulunuyor..

şans eseri farkettiğim bu yazıyı dikkatle okuduğum ve son 3 aydır yaptığımız organizasyon ile isim benzerliğine sahip olması gerçekten hem şaşırtıcı hem de gurur verici. ben de izmirde bu tür bir mizah organizasyonu oluşturmaya çalışanlardanım. gerçekten böyle organizasyonlar görmek, mizah yapmak, mizahla eleştirmek kadar güzel bir şey yok bu dünyada. üfürükçü biri olarak kutluyorum bu arkadaşları.