Kategoriler
Medya

Ahmet Hakan ın sırrı

Ahmet Hakan'ın sırrı aslında benimkine benzermiş hoş benimki hiç sır filan değil ama, hakikaten taktir ettim kendisini, selam ederim.

PERŞEMBE günüydü.

Teşvikiye Camii'nin önünden geçerken bir beyefendi önümü keserek, “Size bir şey söyleyebilir miyim?” dedi.

Sıkıldığım fark edilmesin diye abartılı bir nezaketle karşılık verdim: “Tabii… Buyurun lütfen…”
Esef eden gözlerle şöyle bir bakıp “pat” diye söyledi söyleyeceğini:
“Sizi her gün okuyorum. Bazı günler ‘İşte tam bana göre bir yazar' diyerek sizi benimsiyorum. Ama ertesi gün öyle bir şey yazıyorsunuz ki gazeteyi buruşturup elimden atıyorum.”
Bu tür durumlarda haddinden fazla dilsizleşirim.
Yine öyle oldu:
“Kem küm” dedim. “Öyle mi?” dedim…
Anlamsız birkaç cümle daha…
Ve sonunda kurtuluş: “İyi günler” diyerek olay mahallinden uzaklaşma.
Oysa acayip keyiflenmiştim.
Çünkü kendisini herhangi bir tarafa ait hisseden her okurumdan tam da bunu duymak istiyordum.
Hadi bir sır daha vereyim…
Duymaktan en çok hoşlandığım bir başka okur tepkisi ise şudur:
“Yazdıklarının çoğuna katılmıyorum ama seni okumadan da edemiyorum.”
Eğer bir gün okurlarım yolumu çevirip, “Sen bizim tarafın yazarısın… Baş tacımızsın… Seni her gün okuyorum… Bütün yazdıklarına katılıyorum… Vur, vur inlesin… Falanca dinlesin” diye abartılı tezahürat olayına girerlerse…
İşte ben o zaman biterim.
Çünkü ben sadece bana tezahürat yapanların değil, yapmayanların da bigane kalmadıkları bir yazar olmak isterim. Çünkü ben amigolar tarafından yönetilmektense kafama göre takılmayı tercih ederim.
O yüzden…
İktidarı yerdiğimde “Eline sağlık kardeş”, övdüğümde “Hey ahbap! Yağcılık yapmışsın” diyen okurlarıma şöyle seslenmek isterim:
Hiç merak etmeyin… Her şey kontrol altında…

Hürriyet – Ahmet Hakan

WOLKANCA

Volkan Yılmaz

Digital Marketing & WordPress & SEO volkan@volkanyilmaz.com.tr