Kategoriler
Ivır zıvır

Ben nasıl blog yazıyorum

Merhaba millet. Bu yazımda nasıl blog yazdığımı anlatmaya çalışacağım fakat bu klasik yani yazılı olarak yapılan bloglamam ile alakalı olacak sadece. Bildiğiniz gibi bir kamyon bloglama türü var günümüzde ve artık şu benim yazdığım klasikleşti bir başka deyişle eskidi, demode oldu da diyebiliriz.

blogging

Buna benzer bir mim de vardı nasıl bir ortamda blogluyorum diye.

Şimdi ilk olarak ben bir blog yazısı yazacaksam eğer, etrafımda kimse olmamalı. Yani eğer ekranıma biri bakıyorsa ben yazamam keyfim kaçar. Bu yüzden yanımda tanıdık birileri varsa hemen kovarım onları ortamdan, bitirdikten sonra adresi veririm çok merak ediyorlarsa okumaları için.

Bir diğer konu da yazacağım konu hakkında kesinlikle yeteri kadar araştırma yapmış olmalıyım, eğer bunu yapmazsam yorum yazacak acımasız onlarca internet kullanıcısı hazır kıta beklemektedir bilirim. Bununla birlikte bazı spesifik, acayip kelimeler vardır Türkçe'de mesela entelektüel gibi, bunlar geçecekse yazacağım yazıda çok dikkatli olup bunları hatasız yazmalıyım aklımın bir kenarında hep bu kelimeleri hatalı yazmamak olur, evet acımasızlardan kendimi korumak için.

Mutlaka içecek bir şeyim olmalı, bu genellikle kahve oluyor ama çay da olur farketmez, sıcak içecekler tercih edilir.

Yazacağım yazı aklımda veya notlarımda olduğu için yazıma başlamadan önce blogun ilk başlığını yazarım daha sonra da etiketlerini ve kategorisini belirlerim. Daha sonra bunu kaydederim(not defteri vb.) ve üzerine devam ederim, yazıma devam ederken aralarda bunu yine kaydederim ki daha sonra elektirik kesilmesi, şu bu bir kamyon dolusu nedenden dolayı kurduğum onca cümle boşa gitmesin.

Nasıl bir ortamda blogluyormuşum

Asla daha önce başka bir yere örneğin not defterme yazdıım bir şeyi ayne bloga geçirmem, mutlaka o anı yaşayarak yazmalıyım bunun keyfi orada ve asla yazımı bitirip yayımladıktan sonra onu imla hatalarından harici anlamı değişecek şekilde değiştirmem, bu saygısızlık olur.

Aslında birçok şekilde bloga yazı gönderebileceğimizi bildiğim halde asla başka bir araç kullanmam, WordPress'in veya Blogger'ın basit html görümünde yazarım. Yazımı bitirdikten sonra şeklinde ayrıca değişiklikler yaparım.

Görselleri, videoları vb. medyaları her zaman yazıyı yazmayı bitirdikten sonra eklerim ve her zaman yazıya en çok uyacak görseli bulmak için birçok farklı görsel arama motorunu kullanırım.

Yazıyı yayınlamak için günün belli saatlerini bilerek seçerim veya o saatlerde genellikle boş vakitlerimdir. Bu saatler ABD saati ile günün değiştiği vakitler veya akşamsa mutlaka Türkiye saati ile ertesi gün yani 00:00 dan sonra olmalıdır. Bunun nedeni sabah kalkınca yeni bir yazı görsün okuyucular.

Taslaklarda pek yazı bırakmam, bu da sanırım daha sonra aynı duygulara ve düşüncelere sahip olamama korkum. Bir de çok sıkılganım. Genelde o taslağı devam ettirmem silerim yenisini yazarım.

Internet bağlantım en iyi halinde olmalı, diğer tüm çevrimiçi işleri keserim, başka bilgisayarlar bağlıysa affetmem keserim.

Telefonumu sessize alırım.

Msn gibi anlık iletişim şeylerini kapatır veya ofline yaparım, bu çok sinir bozucudur.

Su içerim.

Klavyemi daha önceden temizlemişimdir, temiz klavyede yazarım.

Yazımı bitirdikten sonra önizleme yapar ve okurum, ben anladıysam yazdıklarımda sorun yoktur.

Aklıma şu anda bunlar geldi, sanırım bu kadar evet.

İyi bloglamalar.

WOLKANCA

Volkan Yılmaz

Digital Marketing & WordPress & SEO volkan@volkanyilmaz.com.tr

Ben nasıl blog yazıyorumiçin 9 yanıt

güzel bir mim olurmuş bundan 🙂
etrafımda birileri olmasından ben de hoşlanmam, hatta uyuz olurum! ama yurtta kaldığım ve odamı paylaşmak zorunda olduğumdan yapacak bi'şey yok.

bu taslak olayı da önemli ya, birkez bir yazıyı taslağa sokarsan bir daha aylarca çıkamıyor, hatta ne gerek varmış deyip ilgilenmiyorsun bile.

yazının çok faydalı olduğunu söyleyemem, en azından benim açımdan bir çoğu bilindik fakat genelde yapmadığım ve bedeli nolursa olsun yapmayacağım şeyler 🙂 ben direk olaya girer yazımı her türlü ortamda yazarım bide üstünden geçerim bir eksik var mı die sonra basarım yayınla tuşuna.hata yapmaktan korkmam, nasıl olsa biri hatamı bulup yorum kısmında belirtirse yazıyı düzeltirim. ama yazılarındaki samimiyetten dolayı tebrik ederim, insan okudukça aldığı faydadan çok keyfe bakıyor ve ben bu yazıyı okuduğum için şu an keyifliyim 🙂

temiz klavye önemli tabii sonuçta insanin dikkati pisliğe gidiyor. benim de çok pislenir klavyem ordan biliyorum. zaten en sonunda bozuldu yenisini aldim ama bu klavyeye sözüm var pislenmeyecek…
ayrica volkan arkadaşa tebrikler harika olmuş yazin…