Bir yaprağın hikayesi

bir sonbahar rüzgarıyla düştüm dalımdan. rüzgar beni nereye götürürse oraya gittim.

dalım… ağacım… ailem…

küçücük yeşil bir yapraktım baharda doğduğumda. rüzgar okşardı saçlarımı. öyle çok severdim ki onu… rüzgar yanımızdan geçerken şarkı söylemeye başlardık ailecek. çoğu insan rahatsız olurdu sesimizden. anlamazlardı çünkü dilimizden.

rüzgar yanımdan geçip giderken hayranlıkla bakardım arkasından. hep başka diyarları canlandırırdım kafamda. öyle cazip gelirdi ki diyardan diyara gezmek. rüzgara derdim: ''beni de götürür müsün?''. o'da: ''olmaz, daha çok küçüksün. seni yanıma alamam.'' derdi.

sonra yaz geldi. rüzgar uğramaz oldu bizim oralara. bu sefer güneş oldu arkadaşımız. oyunlar oynadık onunla. ışık gösterileri yaptık. ama benim aklımın bir köşesinde hep rüzgar vardı. o, güneş gibi değildi. biraz asiydi… özgürdü.

bir gün tekrar çıkıp geldi rüzgar. bana: ''hazır ol. yakında gelip seni alacağım'' dedi. uyku girmez olmuştu gözüme. gözüm hep yoldaydı, acaba ne zaman gelecek diye.

sonunda gelmişti. ama bu sefer önceki gelişlerindeki gibi yumuşak değildi. bir hışımla (aileme bile veda edemeden) kopardı beni dalımdan. ''ne yapıyorsun?'' dedim büyük bir şaşkınlıkla. hırçınlıkla: ''sen değil miydin benimle gelmek isteyen! işte seni de götürüyorum.'' dedi. ben derin bir elemle'' ama aileme bir alasmarladık bile diyemedim.'' dedim. içimi buz gibi yapan bir gülüşle: ''tekrar döneceğin bir yerden ayrılırken öyle denir; ama sen dönmeyeceksin ki…'' dedi. kendimden geçmiş bir durumdaydım. ''nasıl olur?'' dedim. ''sen, sen tekrar gitmeyecek misin bizim oralara? gidicem, gidicem; ama sen yanımda olmayacaksın.'' dedi.

bir yaprak dalından koptuğunda yaşayamaz, ÖLÜR. ama üzülme. bahar geldiğinde, yeşeren yeni yapraklarla beraber seninde bir parçan yeşerir onlarla. eskiden tek bir yaprakken her yeni baharda bin yaprakta can bulursun.''

yıkılmıştım. ölüm ağırlığı çökmüştü yüreğime. ben, ben böyle hayal etmemiştim. bilmiyordum rüzgara arkadaşlık etmenin sevdiklerimden sonsuza dek kopacağım anlamına geldiğini. bir yararı yoktu artık bunları düşünmenin. freni patlamış bir ayrılık yaşamıştım.

artık vakit tamam. karlar üstümü örtmeye başladı. bitiyor burada hikayem; ama baharla beraber tekrar başlayacak yeşeren binlerce yaprakla beraber.

Volkan Yılmaz tarafından yayınlandı

Volkan Yılmaz #SEO, Digital Marketing, Growth Hacking #wolkanca volkan@volkanyilmaz.com.tr

“Bir yaprağın hikayesi” için bir yanıt

  1. yaprağın yerine kendimi koyup düşündüğümde gerçekler yüzüme çok güzel bir şekilde çarptı
    bu yazı kendimizi keşfetmemize yardımcı oluo qares
    saol 🙂

Yorumlar kapatıldı.