Cennetteki komşu

Hz. Musa, bir gün tanrı'ya seslenmiş: “tanrım, cennette sonsuza kadar komşum olacak kimseyi çok merak ediyorum. çünkü kapımı her açışımda sonsuza kadar onu göreceğim. lütfen bana onun kim olduğunu bildirir misin? insanoğlunun ne kadar meraklı olduğunu daha adem'in yasak meyveyi yemesinden beri bilen Allah, Musa'ya “şanslısın Musa, senin cennette komşun olacak kişi şu anda yaşayan insanlardan. horasan da ulu Camii'nin yanındaki şen kasap'ın sahibi rıza demiş. bir peygamber olarak komşusunun başka bir peygamber veya ermiş bir zat olmasını bekleyen Hz. Musa bu duruma şaşırmış ve ” şimdi bu adamın yaptığı iyilik ne ola ki, bir peygambere komşu olmayı başarmış olsun?” diyerek horasan'a bu adamı görmek için yola çıkmış. o zamanlar Hz. Musa'nın adı yaygınmış; ama, görenler sadece mısır a gelenlermiş. Hz. Musa, horasan'a vardığı zaman bu dükkânı bulmak hiç de zor olmamış. dükkânda orta yaşlı, orta boylu, kumralca, yakışıklı bir adam varmış. müşterileriyle sohbet eden kasap, Hz. Musa girince de ona “hoş geldiniz” demiş. adamın tatlı dilli ve güler yüzlü oluşu nedeniyle Hz. Musa kendi kendine “acaba güler yüzlü, tatlı dilli oluşu nedeniyle mi komşuluğu hak etti” diye düşünmüş. kasap eti tartarken hak geçmesin diye o kadar titiz davranıyormuş ki Hz. Musa “acaba ölçüde bu kadar adaletli olduğu için mi hak etti?” diye düşünmüş. müşteri gidince, Hz. Musa, kasaba yabancı olduğunu ve kalmak için bir han aradığını söylemiş. kasap “horasan da bir tane han var. o da İranlı halı tüccarları geldiği için doludur. en iyisi siz gelin benim misafirim olun. ben yalnız yaşayan bir insanım. hem geldiğiniz yerleri bana anlatırsınız” diyerek Hz. Musa'yı davet etmiş. Musa da kabul ettikten sona kendi kendine ” acaba misafirperverliğinden dolayı mi hak etti?” diye düşünmeden edememiş. akşam olunca kasap, misafiri için bol miktarda biftek, bonfile, şiş hazırlamış. Hz. Musa yine ” acaba cömertliğinden dolayi mi hak etti?” diye sormadan edememiş. eve geldikleri zaman bahçenin ve evin içinin temizliğine şaşan Hz. Musa bu defa da “acaba temizliğinden dolayı mi tanrı'nın çok hoşuna gitti?” demiş. kasap, kaşla göz asında misafiri için sofrayı hazırlamış. Hz. Musa'ya ” siz uzun yoldan geldiniz, acıkmışsınızdır, hemen başlayın, benim azıcık işim var” demiş. adamın kendisini yalnız bırakıp gitmesinden şüphelenen Musa, hemen adamın peşinden gitmiş. bir de ne görsün? adam çok yaşlı bir bayanı yatağından doğrultmuş, ona sütünü içiriyormuş. Hz. Musa ” bu da kim? yalnız kaldığını söylemiştin” deyince, adam: “bu benim annemdir. babamın ölümünden sonra felç geçirdi, belden aşağısı tutmuyor. ben, belki, evleneceğim kimse annem ile yeterince ilgilenemez diye evlenmedim. annem sakin bir insandır, fazla konuşmaz sadece sürekli olarak bir duası vardır, onu mırıldanır.” bunun üzerine Hz. Musa “söyle bakalım annen nasıl dua eder?” diye sorar. bunun üzerine kasap biraz gülümseyerek “gerçi, pek öyle olacak şey değil; ama, annem sürekli der ki: evladım ben senden razıyım. inşallah cennette Hz. Musa'ya komşu olursun. ben kim, koskoca Musa'ya komşu olmak kim?” Hz. Musa “inşallah tanrı, annenin isteğini gerçekleştirecektir” diyerek, o akşam orada kalarak ertesi sabah mısır'a gider ve bu olayı herkese anlatır.

Volkan Yılmaz tarafından yayınlandı

Volkan Yılmaz #SEO, Digital Marketing, Growth Hacking #wolkanca volkan@volkanyilmaz.com.tr

“Cennetteki komşu” için 10 yanıt

  1. anlatımdaki bazı ayrıntılar komik kaçmı?tı horasan daki ?en kasap gibi dikkati çekmeyecek gibi dezildi. te?ekkürler

  2. degrli kardeşim volkanca hz musa yazınız çok anlamlı ve ibretli teşkür ederim.

  3. elinize sağlık mükemmel olmuş..keşke bizlerde böle kullar olabilsek…. 😮

  4. gercekten cok guzel yazanın ellerıne saglıkk cok etkıleyıcı bı konu herkezın regaip kandılı mubarek olsunn

Yorumlar kapatıldı.