Kategoriler
Gündem

Dijital darbe mi olacak?

Türkiyede internet bir tehditmidir? Bu konuyu tartışıyoruz burada, burada burada ve burada.

Konukları İTÜ Bilişim Enstitüsü Bilgi Teknolojileri Programı Anabilim Dalı Başkanı ve Koordinatörü Prof. Dr. Eşref Adalı, Hukukçu, internet ve Hukuk Platformu Kurucusu Avukat Fikret İlkiz, Türkiye Bilişim Derneği Başkanı, Hacettepe Üniversitesi İstatistik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Turhan Menteş, USAK (Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu) Avrupa Birliği Araştırmaları Merkezi Başkanı Doç. Dr. Mehmet Özcan, Radikal Gazetesi Teknoloji Editörü ve Radikal İnternet Sitesi Yöneticisi Serdar Kuzuloğlu ve Galatasaray Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ali Ergur olan Ntv'de yayınlanan Can Dündarın sunduğu Neden isimli programda tartışma; insanlığın kaderini değiştirdiği söylenen internet kurtarıcımız mı, katilimiz mi? İnternet, bilgiyi demokratikleştiren gelmiş geçmiş en büyük icat mı, yoksa yanlış ellerde büyük bir tehdide dönüşen tehlikeli bir silah mı? idi. Programın tam metnini buradan okuyabilirsiniz.

internet cennet değil, internet cehennem değil internet hayatın bir yansıması. Bir başka mecra. Dolayısıyla o mecrayı suçlamamak lazım, orası nötr bir mecra. Nasıl kullanırsanız öyle sonuç verilen bir medya ortamı. O yüzden konuklarımızın bir kısmı bir düzenleme gerektiğini kabul ediyor, orada bir ortak fikre ulaşıldı ama bunun reaksiyonel olmaması ve en önemlisi temel hak ve özgürlüklere zarar vermeyecek şekilde yapılması gerekiyor. İnternetle yaşamayı böylece öğrenmek zorundayız.

Ülkemizde yöneticilerimiz ve bazı önemli koltukların sahipleri şu yasakçı zihiyetinden bir türlü kurtulamadı. Ne güzel valla sıkışınca, işin içinden çıkamayınca hoppala hemen kısa yolu var yasakla abicim ooohh ne alaa memleket. Böyle yasaklama zihniyeti ile devam edersek ülke olarak aha buraya yazıyorum NAH alırlar Tayiip bizi AB’ye! Ben zaten alsalarda gitmiyorum. Ama Siz, partiniz ve hükümetiniz AB-AB diye can atıyor ya hah işte onu diyorum NAH alırlar sizi bu şekilde AB’ye.
Bu yasaklama şeysine bi arkadaşım şöle örnekler getirmiş eğer okurlarsa Başbakanımız ve saz arkadaşları şu aşağıdaki yasakları da getirebilirler;

  • # Elektrik yasaklansın bilmem kaç kişi çarpılıyor her sene
  • # TV yasaklansın, şiddet içeren programlar var çocuklar delirir
  • # Sadece MEB kitapları kalsın diğerleri toplatılsın çocukların aklı karışıyor
  • # Satır satmak yasaklansın kasaplar ruhsatla alsın, adam doğruyorlar onla
  • # Kömür satışları yasaklansın, korbonmonoksitten onlarca insan zehirleniyor
  • # Sigara ve alkol direkt yasaklanmalı

İnterneti nasıl kullanmaları gerektiğini çocuklara okullarda öğretmeliyiz. İnternete yasak getiren bir ülkede yaşamak çok acı verici olur gerçektende. Denetim evet zaten var ama engelleyerek yasaklayarak olmamalı. Ayrıca bana göre internetten daha çok şu an televizyonlarımız ondan daha vahim ve içler acısı durumda, örneğin şiddet içeren onlarca dizi ve filmler bir o kadar saçmalık dolu tv programları. [via]

Volkan Yılmaz

Volkan Yılmaz #SEO, Digital Marketing, Growth Hacking #wolkanca volkan@volkanyilmaz.com.tr

“Dijital darbe mi olacak?” için 108 yanıt

cezmi ersöz'ün kaydadeğer en güzel sözleri bana kalırsa. kelimeleri ezmeden, arabeskleştirmeden anlatmış duygularını.

dediklerinize katılıyorum ve şöle ekleyebilirim cezmi ersöz'ün şiirlerinde ve kitaplarında kullandığı kelimeler çok tok ve tam isabet oluyor yani şiirin hakkını veriyor adam, zaten bir şiir 100lerce romana bedeldir öyle değilmi şir tek satırda bütün hikayeni anlatmalı.

cesaretine hayran kaldım ben olsam oturur ağlardım.. kesin kovulmuştur 🙂

ahh volkan ah.
iki-üç yıl önceydi sanırım tam olarak hatırlamıyorum ama ilk duyduğumda çok etkilemişti bu şiir beni. bu kadar kısa olamasına rağmen benim için o kadar çok şey anlatıyordu ki ufak bir post-it kağıdına yazıp cüzdanımın bir gözüne koydum (şuanda bile orda 🙂 ) onu ve cezminin kendi sesinden duyduğumda da odeoya. bayılıyorum buna ya…

ya muzlupasta bari şarkının sözlerini yazsaydın ordan çakardık 😀

abi ben arabeskten nefret ederim ama bu şarkıya bayılıyorum yaa. mükemmel bişi. 😉

volkan abicim bu şiiri ilk kez burda okudum senn sayende ama acaip beğendim yaa 😀 müthiş bişi

muzlupasta verdiğin bilgiler için teşekkür ederim
yaprak dökümü çok beğenerek izlediğim bir dizi kendisini ilk orada gördüm ismini dahi bilmiyordum albümü bile varmış way be

elbet bir gün güneş yeniden doğacak
o zaman herşey yeniden başlayacak
yalanlarla ayırdılar bizi daha doğmayan bebeğimizi
hani biz hiç ayrılmazdık
hani birdik yıkılmazdık
bana doğruyu söyle
yanlış nerde aşknerde aşk nerde
dön gel ne olursa olsun dön gel
uzaklardan esip dön gel bana göçebem saçların karışsın rüzgarıma kısrak gibi
özlüyorum yeter dön gel deli fırtına

ilk bakışta 9 taneyi buldum. daha sonra dikkatlice bakınca sanırım 11 oldu 🙂

bir ki dakikada 10 tane buldum… sanrım normal birisi 8 tane rahatlıkla bulur.

peki abi herkes buluyorsa bulduğu yüzleri işaretleyip görüntüyü buraya koyabilirmi? bulamaynlar için 😉

mut'e nikahları nedeni ile onların ihtiyacı çoktur bu ilaca. inanırım yani 🙂

hayat şartlarımıdır nedir valla ben de anlam veremiyorum haberleri izleyemiyorum çünkü.. en son çocuk esirgemedeki çocuklar dövülüyordu. onun çncesinde bi kadına işe giderken kaçırılıp tecavüz edildi.. hrant dinkten de bay geldi artık yeter yeter yeter yeter yeter yeter yeter yeter yeter yeter yeter yeter yeter yeter yeter yeter yeter yeter yeter yeter

abicim ben bu şarkıyı nasıl kaçırırım walla manyak bi şarkıymış

biz yaşanmış olayların asıl yüzünü televizyon dizilerinden (kurtlar vadisi) öğrenmiş bir toplumuz be abi daha ne denebilirki. italyada bir maçta bir insan öldü bütün ligi iptal etti adamlar ki italya dediğimiz ülke futblolla yatıp futbolla kalkan bir ülkedir, hatta juventus takımını ikinci lige attı adamlar juventus futbol takımıda dünyanın en büyük klüplerindendir. bizden bi delikanlı çıksın bakayım galatasaray, fenerbahçe yada beşiktaşı ikinci lige atma cezası versin. e hadi nerede öyle delikanlı? lafa gelince hukuk devleti. a.q böyle hukuk devletinin ben. ?effaf hukuk devleti istiyoruz, becerizksiz yöneticileri istemiyoruz.

yaw zaten bence türkiye'yi türkler yönetmiyoki
yöneticilerimizde yönetiliyor
dışarıdan izin almadan hareket edebiliyor muyuz

valla bu gün bi imza kampanyasına katıldım hatta imza kağıtlarından aldım tüm mahalleye imzlattım ''amerikadan korkmmuyoruz'' ama böyle devam ederse bizleri çok kötü günler bekliyor evet ben korkmuyorum ama bunu herkese göstermeyede gücüm yetmiyor sanırım kuvai milliye ruhu lazım bize !!!

birgün döndürüp dinlemiştim, kaç defa dinledim ben bile unuttum. akşam eve dönerken, ızdırabım sende deyip duruyodum 🙂 kısa ama çok anlamlı bir şiir gerçekten.
burdan duymak da güzel oldu sağol wolki

canın sağolsun abi sen ne yapsan güzel olur.sadeside bi başka güzel bu wp'nin 🙂

abi taqıl kafana göre en eski tema güzeldi zaten (siyah) olan yani. jan janlu duruyordu.bu tema iyi değil siyah olsun 🙂

bunun gibi bir tane daha var bilmem onu da anlatsam mı ki? wolkancım ne dersin

tahmin ettiğim gibi olmuş sinirlenmiş dönüş eskiye. sen demezmisin dışı değil içi önemli iyi bize her yer blog sen takma kafana..

evet izin aldık wolkancım'dan işinin arasında teşekkür eder ben.. 2-3 yıl kadar oluyor haftada birgün sütçü gelirdi bize her perşembe saati bile belliydi adamın. yine bir perşemde günü zil çaldı ben hiç kapıya bakmadan aldım elime tencereyi indim aşağı. apartman kapısına geldiğimde elektrik sayaçlarına bakan birini gördüm. meğer zili çalan oymuş içeri girmek için. ben tabi elimde tencereyle kaldım öyle. o da sayçaları göstererek " şeeey beeeennn eletrik içiiiiinn " diye uzattı kaldı eli de sayaçta kaldı. ben o an kırmızı hemen geri döndüm bişey demeden.çocuk demezmi "gelmişken faturanı da alsan" 🙂 hadiii gittik aldık artık ama ben evin kapısını zor buldum gülmekten yarıldım anlatamıyordum bile 🙂

bir canlı performans bu kadar canlı olabilirdi bu ses bu yürek unutulurmu hiç.

yaw muzlupasta bu hikayeler çok komik yaa 😀
çatlıcam gülmekten
zavallı elektrikçi ve satış temsilcisi
hehe

abim sen ne yaparsan biz beğeniriz yaa
zaten bende tahmin ediyodum böyle olacağını
biz hepsine razıyız yaww 😀
yeterki blogumuz olsun

çok merak ediyorum
acaba cem karaca, barış manço gibi sanatçılarımız olacakmı yine
yoksa ajdar gibilerle devam mı edicez
abi sizlerden bişi rica edebilir miyim?
bugüne kadar cem karaca ve barış manço nun sadece bir düeti oldu
bloga onuda koysanıza arkadaşlarımızda görsün
ben her dinleyişimde mest oluyorum walla

gerçektende çok güzel bide tugba'nın dediği düeti merak ettim oda çok güzel barış manço cem karaca ikisinide özlemişiz aslında sanki dün gibi

evet hemde nasıl özledik.
ikiside benim için çok değerli kişiler.
ve düetleride gerçekten mükemmel. hatta "uzun ince bir yoldayım" adlı aşık veysel türküsünü söylüyorlar. 😀

ayy muzlupasta ablacım, sen harbisin ya, bunca zamandır bir bayan olduğunu niye sakladın bizden : ))

gerçekten çok eğlenceli.
daha varsa anlatsana yaw 🙂
isteriz isteriz isteriz !!!

heheh bende blogla uğraşıyodum bi bakyim wolkanımda ne var ne yok ana bi baktım tema aynı muzlupasta nın kide aynı allah dedim ben
mathilda.wolkancayıı hep bozuyorum farkında olmadan yoksa burdaki temayıda mı hallettim dedim 😛

haydeee bunu da mı duyacaktım "sen harbi bayansın".. ben de buna bayıldım. ayol iletişime gir muzlupastaya tıkla ya da nerde muzlupasta görürsen tıkla resmimi görürsün aşk olsun diyorum.. başka varmı bi düşüneyim anlatırım beğendiniz galiba 🙂

😀 muzlupasta nasıl erkek olurki zaten ıyyyyy erkekmi 🙂 düşünsene erkek ve muzlu hahhaaa!

vardır sende muzlupasta vardıııır! az kirliçıkı değilsin sen.

benim de bir köpeğim var sibirya kurdu.. adı lost.. cidden herşeyimi kaybettiğimde o yanımdaydı hayvanları sevmek güzel birşey ama köpeklerin onların yeri cidden apayrı..

bu şarkı süper ya.. 🙂
daha yeni tanışmış olmama rağmen; bağımlısı olma yolunda ilerliyorum sanırım. 🙂

ben de köpeğimi seviyorum fakat köpeğim biraz sevgisini gösterme özürlü.sevgisini ısırarak gösteriyor.

herşeyde öyle değilmi.koruyun falan diyolar ama öncelikle kendileri buna örnek olmuyorlar.

vallahi bende şaşırdım artık tema tema geçen akşam sinirlendim tümünü sildim abi tema mema yoka bicim böle kalsın 🙂

kürşat pek tanınan bir şarkıcı değil bu şarkısını çok beğeniyorum bu vesile ile sizlerin kürşatı tanımasına vesile olduğum için memnunum.

benim henüz bir köpeğim yok, ama allah nasip eder de seneye stajımı bitirip işime başlarsam bir köpeğim olsun istiyorum. özellikle de kurt köpeği ya da sibirya kurdu mesela… gördüğüm kadarıyla iyi dost oluyorlar bir yerde…

ya ben köpekleri acaip severm yaa
ve bu resimdeki acaip derecede tatlı bea 😀

walla bize göre dandik
ama metallere göre düşünürsek acaip süper olmuş 🙂

kirli çıkımı açtım.. ilkokuldaydım. durmadan koruma derneğine para isterlerdi gider müdür yardımcısına verirdik ve o zamanlar çocuk oldugum için ne oldugunu bilmezdim. okula da 6 yaşında başladım ben. bir gün yine para vericez öğretmenim yanıma bir erkek verdi gidin verin hadi dedi. yanımdaki erkek ; pısırıın teki ben konuşmam sen konuş dedi.iyi. çaldık kapıyı. amca dedim (müdür yardımcısına) biz katma değer vergisini vermeye geldik..
eğer şimdi biri gelip bunu bana dese puhaaa gülmüştüm kesin ama yazık müd.yardımcımız anlayışlı davranıp "kızım amca değil öğremenim" diceksin dedi ve "koruma derneği paranızı da alıyım" dedi.. girişkendim ama işte demekki neyin ne olduğunu anlaıcak kadar küçükmüşüm..hem amca ile hem katma değer ile baya bi pot kırmıştım..
bu arada burası muzlupasta itiraf com oldu 🙂

gürkan köpeğin harika uslu bir şeye benziyor gözler kırmızı çıkmış 🙂

volkan sana da ayıp oldu ya hazır kurulu temandan ettik seni
ilk beyaz olsun diyenlerdendim fakat beyaza geçmenin bu kadar zor olacağını bilmiyordum
onca vakit harcadın sinirlendin yine istediğin beyaz olmadı
vaktinin olmadığını biliyorum ve bu yüzden üzgünüm keşke hiç beyaz konusunu açmasaydım diyorum nereden bileyim böyle olacağını 🙁

gurkan senin köpeğin beni kokuttu ama ferhat'ın köpeği çok cici köpek değik sanki başka bişi 🙂

hepiniz köpekleri çok seviyorsunuz fakat ben pek sevmem sokak da köpek gördüğüm zaman geri dönüp yolumu değiştiriyorum korkuyorum bea

abi aslında eski teman duruyor elinde ona geçmemiz iyi olabilir, beyaz dedik ama olmadı..koyu tema en iyisiymiş anlamış olduk…

amca ehehehe okulda çok garip hocalar oluyor mesela bunu bir kardeşim çekmiş okulda daha sıcak sıcak yeni geçti elime belki blogda yazarım.

itiraf.muzlupasta.com 🙂

olur böyle durumlar muzlupasta
geçen günde carrefourun manav reyonundayken annem muz alalım dedi doldurdu poşeti gittim tartırdım geldim sonra bir poşet daha alıcam dedi onu da gidip tartırdım sonra teyzem siz aldınız ben de alıcam dedi ona da eyvallah git tarttır gel sonra biz iki poşet aldık diye o da yine alıcam dedi ya dedim ne yapıyorsunuz tartıran da diyecek ki bu kız beni görmek sürekli muz getirip tartırıyor. hiç 4 kere muz tartırmak için gitmemiştim

annemlerin sayesinde bende rezil oldum genç hakkımda ne düşünmüştür kim bilir hey allahım ya

bu protokolü türkiye'nin de imzalaması gerekli.gerçi türkiye'nin ki abd gibi bir ülke imzalamadan pek etkili birşey olmaz ama neyse ufakta olsa bir katkı olur. abd bir imzalasa zaten çevreyi kirleten en önemli ülkelerden biri olduğu için kirlilik vb. oldukça azaşacaktır.

@wolkanca

benimkisi husky ( sibirya kurdu ).. daha küçük büyüyünce gurkan'ın ki gibi olacak inşallah ama bembeyaz olcak 😀

iyi de bunun nesi komik ya, adamın şiddete eğilimli bir tip olduğu,tedavi edilmesi gerektiği ortada, düşünsenize böyle biriyle aynı işyerinde çalıştığınızı,kadınlar da acaip korktu.

abd imzaladı ve sonradan çekildi. biz hiç imzalamadık.
haritaya bakarsak dünyanın tamamı imzalamış gibi bizim ülk eolarak çevre konulçarına duyarsızlığımız ap açık ortada böyle devam ederse zaten yakın tarihlerde türkiyede de kuraklık başlayacaktır bunu uzmanlar söylüyor yazıyor.

haklısın bende o ağaçları gördüm,askerliğimin acemi birliğini o tarafta yapmıştım kısada olsa o güzellikleri bende yaşadım:(

benim köpeğim yok onun yerine kurbağa bakıyorum evde paşabahçe kavanozunda ammvelakin senin hayvan dostu olmana sevindim çünkü recep diye biri var onunla kimse muhatap olmaz kahvede çok hayvan diye okeyde hep taş çalar.onunla irtibat kurarsan sevinirim istersen adresini verebilirim.

ahamda buyrun benim itte bu

bu da eskisi, beni terketti, şimdi yaşıyomu belli değildir, cennette falandır herhalde, doğru düzgün bir fotosunu bile çekmemiştim hayvancağızın.

ahamda buyrun benim itte bu

bu da eskisi, beni terketti, şimdi yaşıyomu belli değildir, cennette falandır herhalde, doğru düzgün bir fotosunu bile çekmemiştim hayvancağızın.

basligi bana gelen maillerde rica edilmesi uzerine degistiriyorum;

bu girdinin eski basligi: kyoto protokolüne imza atmayan ibneler
bu girdinin yeni basligi: kyoto protokolüne imza atmayanlar

bana gelen maillerden ornek:

sevgili müteşebbis,
senden anarşi adına bir şey rica edeyim hukukumuzda ibne diye bir
laf olmamalı lütfen kaldır. nazik olman gerekmez ama birde bu kadar konumu zedeleme.ben senden yana olmam değil konunun aslı sadece olmasa daha iyi olur .yapıcılık baştan yıkmakla sağlanamaz. haklıyken bizi haksız duruma bir ibne kelimesiyle getirme. bu nazik bir ricadır.

benim maile cevabim:

merhaba,
bahsettiginiz ibne kelimesi saniyorum şu girdinin basligi "kyoto protokolüne imza atmayan ibneler" olan.
bu durumdan dolayi ozur diliyorum basligi degistirdim ama onlar yinede bence ibnedir.

heyyy hadi yapmayın arkadaslar bu kadar tutucu olmayın zaten esas durus yerınede haıd bang yapmanın zamanı gelmişti demi ihihihiihih

heyyy hadi yapmayın arkadaslar bu kadar tutucu olmayın zaten esas durus yerınede haıd bang yapmanın zamanı gelmişti demi ihihihiihih

meraba
adım merve.ben okulum adına bu konuda bir araştırma yaptım.bu araştırmamın sebebi okullar arası yapılan münazaralardı.
şimdi size soruyorum:
-kanada ülkesi bu imzayı neden attı sizce?veya amerika imzayı neden atmadı?bunların cevabını vermek hiçkimse için zor olmasa gerek.peki sizce a.b.d.'nın bu protokole katılmama sebebi gerçekten de ekonomiye hasar vermesi mi?tabi ki bunun da cevabını biliyoruz. ama bizim yapmamız gereken küfür edip,imza atmayanları taşa tutmak değil.bizim yapmamız gereken tek şey bu durumun bilincine varmak ve gerçekten ülkesine karşı sorumlulukları olan her vatandaş gibi ülkemizi en yüksek uygarlık düzeyine getirip,bu tarz anlaşmalarda yer almasını sağlamak.biliyorum.bu bir tek sitelere konu hakkında yorum yapanlarla sağlanamaz. ama yazdığımız yorumlarda her insan mantık arar.bizde onlara bu durumun bilincinde olup,bu konu hakkında onları ikna etmemiz lazım.
bu sırada unutmayalım ki kanada bir tarım ülkesidir ve bu konuda en ağır yasalar onlarda uygulanmaktadır.çünkü onlar biliyorlar ki eğer bu tarz bir protokole ''evet''derseler ülke ekonomisi daha da kalkınıcak çünkü ne kadar çevre ve orman onlar için o kadar yüksek ekonomi.sanırım bu cümleler tüm herşeye açıklık getirir.

ve unutmayalım ki türk topraklarının herbir zerresi türk kanıyla ıslanmadıkça elimizden alınamaz.oysa ki şimdi o topraklar gün geçtikçe kuruyup,gözümüzün önünde yok olup gidiyor.

sizce de türk milleti olarak artık bir?eyler yapmamızın zamanı gelmedi mi?…

sevgili merve bundan belki 10-15 yıl öncesine kadar bizim ülkemizde kanada gibi bir tarım ülkesiydi.

ve eğer biz çocuklarımıza torunlarımıza yeşili olmayan çöl gibi topraklar bırakırsak o topraklar için kan akıtan atalarımızında kemikleri sızlayacaktır.

ne yazıkki bu çevre bilinci bizden daha çok şu an ülkeyi yönetmek için koltuklarında oturanlara gerekli. ben anadoludaki hiç bir insanın durup dururken bir ağacı keseceğini sanmıyorum ama villaları malikaneleri yapmak için yüzlerce hektar ormanı telef eden yöneticileri görüyorum daha geçenlerde şurada yazmıştım.

ayrıca alah aşkında şu haritaya bakıp imzalamamış kaç tane adam akıllı dünya ülkesi var bakarmısınız lütfen siz nereye girmeye çalışıyorsunuz? ab'yemi? cevap evetse bunada evet.

kyoto sözleşmesi ve türkiye

kyoto sözleşmesinin tüm dünya ülkelerince imzalanması kloro floro karbon v.b ayrıca sera gazlarının yasaklanması
gibi uygulamaların hayata geçirilmesini ülkemiz,dünyamız ve neslimizin geleceği açısından önem arz etmektedir;ancak malumunuz üzere bu gazlar özellikle yoğun sanayii ülkelerde (özellikle abd;japonya, fransa, almanya,rusya,kanada ve çin gibi ülkelerde çok daha bir önem ve öncelik arz etmektedir.)bilinen bu özellik ve öneme karşın sanayi ve teknoloji devi abd ki yerkürede bir çok ülkeden (protokolü imzalayan 55 ülkeden daha fazla doğayı tehdit etmekte)daha önem arz etmesine rağmen bu anlaşmaya karşı çıkmakta ve im za atmamaktadır;aynı şekilde avusturalya…
ayrıca unutmamak gerekir ki sadece abd deki araçlardan yayılan gazlar bile türkiye'nin yarattığı toplam kirlilikten kat be kat fazladır.
kaldıki türkiye anlaşmaya karşı değil,sadece çekimser;ancak,zaten ımf kıskacında olan ve gerçekte dinya ekonomisinde ve dünyayı kirletme noktasında belkide "devede kulak" bile olmayan bir ülke(türkiye) için maliyeti 20 milyar dolar yükümlülük altına girmek demektir.ve bu ımf ye zaten 8 milyar dolar boçlu olan bir ülkenin borcunu en az 2.5 kat arttırmak demektir…
abd nin sabık başkanı bush "kyoto sözleşmesi abd ekonomisini mahveder" derken ve bu kampanya doğrudan doğruya amerika'ya yöneltilmesi gerekirken neden türkiye diye düşünmek gerekir.