Eskileri hatırlamak

Çocukluğunuzdan bahsediyorum evet o hiç büyümek istemediğiniz çocukluğunuzdan. Sorumluluk yok, para kazanma derdin yok, borç yok sade ve sadece komşunun kızına beslemiş olduğunuz güzel hisler var içinizde.

Ben çok büyük birisi değilim ama geçmişimde yaşadığım hiç bir şeyi unutmam yeter ki içersinde rakam geçmesin rakamlarla pek aram yoktur. Hatırlıyorum da eti puf alırdık onun içindeki puf yenir dış ambalajı bombeli olduğu için çok güzel bir sinek yakalama aracı olurdu.


Yakaladığınız sinek sizi saatlerce eğlendirebilir benden söylemesi. Ben biraz daha ileri gidip büyük sineklerin peşine düşerdim onları yakalayıp ayaklarından birisine ip bağlardım. Sinekte uçmak istediğinde sanki uçan balon taşırmış gibi yanımda gezdirirdim sineğimi çok hoş değil mi? 🙂

Mesela yağmur yağardı kırık çatı su giderlerinin altına girip yağmur suyu ile banyo yapma olayı vardı ki bu gerçekten içler acısı bir durumdu. Parasızlıktan değil çocukluğun vermiş olduğu potasyum eksikliğinden sanırım? Çok haşarat bir çocukluğum yoktu ama varoşun bana kattığı haylazlık çok fazlaydı. Leblebi tozu alınır ağzına bir tutan atar "Yusuf" derdik…(bunu hala yapan 28 yaşında arkadaşım var)

Hatırlanacak çok fazla şey var aslında mahalleye gelen ultra lüx Ford Taunus otomobiller kime geldiği araştırılıp çıkışta amcanın yakasına yapışıp "amcaaa bu araba gaç basıyooo" diye afacanlık yapmak bunlardan bir tanesidir. Özledim eski İstanbul'u çocukluğumu özledim..

İletişim