Kategoriler
Hayattan

Gençliğin umudu TV yarışmaları

Bu gün gazetede Devlet Bahçeli'nin 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı münasebeti ile yaptığı konuşmasını okudum. Konuşmasındaki bir kaç yere katılmamak elde değil.

Televizyondaki diziler, yarışmalar ve şans oyunları ile ilgili;

"Geleceğini ses ve müzik yarışmalarına, piyangolara, bahislere, satış oyunlarına bağlayanların sayısı çığ gibi büyümektedir. Kısa yoldan para kazandıracağı düşüncesiyle televizyonlardaki yarışmalarına başvuranların sayısı birkaç milyona ulaşmıştır. Genç nüfusun işsizliği, beraberinde sosyal ve kriminal sorunlar da getirmektedir. Şiddete eğilim artmakta, sorunların yalnızca kaba kuvvetle çözüleceğine dair kanaatler güçlenmektedir." "Feodal kalıntı, töre, mafya türündeki dizi filmlerin özellikle gençler arasında rağbet görmesi, okul önlerinde giderek artan şiddet olayları, ilkokullara kadar inen suçlu yaşı, başta hükümet olmak üzere hepimiz için uyarıcı olması gereken bir konudur."

Gençler sahipsiz;

"Gençlerimize bugün sahip çıkamamanın faturası, önümüzdeki 25 yıllık süreçte karşımıza çıkacak, yaşlanacak olan bugünkü gençler, ülkemizin önüne o tarihlerde başka ilave sorunları da beraberinde getireceklerdir. Bu nedenle sorun büyük ve çözümü acildir. Günübirlik tedbirlerle geçiştirilemeyecek kadar ciddidir. Partimiz, gençliğe yapılacak yatırımı, aziz Cumhuriyetimizi emanet etmenin anlamına da uygun olarak, Türkiye'nin geleceğine yapılacak en önemli yatırım olarak görmektedir. Bu itibarla hükümetten, Türkiye'nin acil çözüm bekleyen birikmiş ağır sorunlarının yanı sıra ve onlardan da önce olmak üzere, gençliğin sorunlarına eğilmesini bekliyoruz. Bizim anlayışımıza göre, Cumhuriyetimizi emanet ettiğimiz geçtiğin bizden daha iyi ve daha sorumlu yetişmesi, hepimiz için vazgeçilmez bir milli görev, aynı zamanda vatan ve insanlık borcudur. Aksi halde, görevini yerine getirmeyen yetişkinlerin ihmal ettiği gençlerin, ekonomiye, eğitime ailelerine, topluma ve Ülkemize bir katkılarının olmasını istemek de beklemek de insaflı ve adil bir yaklaşım olmayacaktır."

Bahçeli güzel konuşmuş, tespitleri yerinde fakat bunlar hep lafta kalıyor maalesef. Dün yine Habertürk'de siyasal partilerin gençlik kolları temsilcileri toplandı ve tartıştılar, aralarında Mhp ve Akp hariç diğer tüm partiler vardı. Orada Chp'nin İstanbul gençlik kolları başkanı arkadaş harika bir konuşma yaptı "Kimliğini göster sağlık hizmetini al". Konuşmasında geçmişten bu güne yapılan ekonomik adaletsizliklere değindi.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında BAŞLANGIÇ'ın 6. paragrafı şöyle yazıyor;

Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak millî kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddî ve manevî varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;

ve şöyle devam ediyor;

Topluca Türk vatandaşlarının millî gurur ve iftiharlarda, millî sevinç ve kederlerde, millî varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve “Yurtta sulh, cihanda sulh” arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu; FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere, TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye âşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur.

Temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalete doğuştan sahip olan bizler, bunu uygulayacak olan yine bizler Türk evlatları. Peki şu anda bu böylemidir? Yani iki dakika elinizdeki işi gücü bırakıp bir düşünün bakalım gerçekten sosyal adalet diye bir durum var mıdır ülkemizde?

Türk vatandaşı olarak doğmak ile bu hakları bize veren anayasa bir tarafa atılıp, iktidar partisi üyesi olarak verilmeye başlanmış bu haklar maalesef. Rant çevreleri hep bir yerlere toplaşıp ülkenin gençlerini sınavdan sınava fırlatıp, düşünsenize eğitim fakültesinden adam mezun oluyor, onunla birlikte binlerce genç daha sonra gidip kamu bilmem ne sınavına giriyor arasından şanslılar iş sahibi oluyor diğerler boşuna eğitim fakültesi okumuş oluyorlar. Bunu da geçelim milletin vekillerinin eşleri, yakınları bu sınavlardan etkilenmeden hele ki iktidar partisindense direk tepeden inme en güzide kurumlara yönetici olarak atanabiliyor.

Diğer taraftan milyonlarca genç TV yarışmalarına başvuruyor, neden?
O yarışmalarla milyonlarca dolar geliri elde eden televizyon kanalları ve yapımcıların umurunda değil tabii ki, bu yarışmalar bitecek sonra başka diğerlerini yurt dışından ithal edip kullanacaklar bu böyle sürüp gidecek. Arada Türban diye uyutacaklar, bazen Irak, bazen Pkk. Bu şekilde sürüp gidecek hayat.

Bu büyük ülkenin kaynaklarının en kaymaklı yerlerini 75 milyon denilen nüfusun belki de sadece 1milyonu afiyetle yerken, gençler, bizler hala bu tür yarışmalar ve TV dizileri ile kendimizi uyuşturacağız. Sesini çıkartanları ezecekler, geçmişte yaptıkları gibi.

Bu şimdi sosyal adalet midir? Eşitlik midir? Nerede ANAYASA?

WOLKANCA

Volkan Yılmaz

Digital Marketing & WordPress & SEO volkan@volkanyilmaz.com.tr

"feodal kalıntı, töre, mafya türündeki dizi filmlerin özellikle gençler arasında rağbet görmesi, okul önlerinde giderek artan şiddet olayları, ilkokullara kadar inen suçlu yaşı, başta hükümet olmak üzere hepimiz için uyarıcı olması gereken bir konudur." demiş bahçeli. fakat bu dizileri sıklıkla izleyip gençler arasında en büyük şiddet eylemlerini gösterenler yine kendisine bağlı ülkü ocaklarıdır. devlet bahçeli'nin 3-5 ülkü ocağını fesh etmesiyle şiddet olayları azalmıyor.