Hayatı tersten yaşasaydık?

Brad Pitt ve Cate Blanchett'un başrollerde oynadığı "Benjamin Button'ın Tuhaf Hikâyesi" (The Curious Case Of Benjamin Button) isimli filmi dün gece Warner Bros'un özel gösteriminde izledim.

Bu film ilk bakışta bana Amerikan Pastası ile birlikte aynı dönemde Oscar adayı olan Tom Hanks'in Yeşil Yol isimli filmini hatırlattı. Özellike yağmur ve yaşlı insanlar. Hatırlayanlarınız, bilenleriniz vardır Yeşil Yol'da da bir mucize sonucunda hiç yaşlanmayan, ölmeyen ve torunlarının torunlarınının dıdısının dıdısını gören bir adam ve faresi vardır. Yeşil Yol filmini sevmiş olanlarınız varsa aranızda bu filme kesinlikle gidin.

Film hiç bitmeyecek sandım bir ara, çok uzun bir film 2 saati geçti sanırım. Aslında filmin hiç bitmemesini de isterdim çok güzel bir filmdi ama akşam 21:00 gibi girdiğimiz için salona taa Nişantaşından eve dönmesi zor olur diye düşündüm bir ara, çıkınca şiddetli bir yağmur karşıladı bizi.

Film de çok yoğun, çok farklı duygular var, aşk, seks, dans, denge, annelik, yaşam, farklı insanlar, umutlar, ülke sevgisi vb. gibi oldukça içine çekiyor insanı, senaryosu çok iyi bir film, senaryodan bir Oscarı o da olmalı, kesinlikle bir Oscarı bir şekilde kapabilecek bir başyapıt denebilir. Dvd'sini çıkartılmış sahneleri ve kamera arkası gibi diğer özel bölümleri, yüksek görüntü kalitesiyle seyretmek için alabileceğim bir film, bilgisayarınızdan fragmanlara bakarsanız göreceksiniz çekimler mükemmel.

Filmde Brad Pitt'in partneri Cate Blanchett harikulade bir kadın, filmde hiç bir şey olmasa bile erkekler bu kadın için kadınlar da Brad Pitt için bu filme gider.

benjamin-button

Gerçekten zor bir senaryo dekoderlerinizi alın da gidin, sevgilinizle gidebilirsiniz. Filmin hikayesini buraya yazmaya kalkışmayacağım. Yalnız etiketleri yazabilirim; aşk, romantizm, dram, dans, tarih, fantastik, serüven, sevgi, sıradışı, seks, hikaye, anne, aile, yaşlılık, gençlik, bebek, hayat, yaşam.

Belki annemi özlediğimdendir özellikle o zenci anneye ben aşık oldum kitabının kapağında da o kadın var. Sonunda tüm karakterleri ekrana getirip ilginç bir de mesaj veriyor film, zaten film baştan sona gerçekten bir çok farklı mesaj veriyor herkes kendindi için bir şeyler bulabilir. Şahsen benim dekode edip şu an aklıma gelen, aldığım mesajlardan birkaçı; insanın akıp giden hayatı, zaman geçerken bunun değerinin bilmesi, hayatın bir denge olduğu ve hepimizin farklı yollardan da olsa aynı yere gittiğimizi gibi oldu diyebilirim.

Filmin çok ilginç bir hikayesi var. Seksenli yaşlarında doğup, geriye doğru yaşlanan bir adamın hayatını konu alıyor. Düşünsenize yaşamınız geriyor doğru gidiyor ne garip ama değil mi ? Benjamin Button hepimiz gibi zamanı durduramayan bir adamdır. Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda, 1918'de, New Orleans'dan başlayıp 21. yüzyıla uzanan serüveniyle, onun hikayesi herhangi birininkinden daha sıra dışı yaşamını konu alan bir baş yapıt.

Filmin ana fikrine yakın bir yazı yazmış olan Can Yücel derki; Şüphesiz ki yaşamı tersten yaşamak çok daha güzel, hatta mükemmel olurdu.
Nasıl mı?
Cami'de uyanıyorsunuz. Bir tahta sandık içerisinde, herkes karşınızda saf durmuş, iyiliğinize dua ediyor ve tüm haklar helal edilmiş vaziyette. Tabuttan doğruluyorsunuz, yaşlı, olgun ve ağırbaşlı olarak. Herkes etrafınızda, büyük bir itibar, iltifatlar, çocuklar torunlar hepsi hazır. Arabanıza kurulup evinize gidiyorsunuz. Doğar doğmaz devlet size maaş bağlıyor, aylık veya üç ayda bir maaşınızı alıyorsunuz. Ne güzel, hazır maaş, hazır ev. Altmışlı yaşlara kadar her şey garanti, huzur içinde yaşıyorsunuz. Sağlığınız gittikçe düzeliyor, kaslar güçleniyor, kuvvetleniyorsunuz. Bir gün çalışmak istiyorsunuz ve işe ilk başladığınız gün size hoş geldin hediyesi olarak bir plaket ve altın kol saati veriyor patronunuz. Genel Müdürlük veya bunun gibi yüksek bir makamdan tecrübeli bir insan olarak işe başlıyorsunuz. Herkes karşınızda el pençe divan. Vücudunuzda da bazı hoşa giden hareketler de başlıyor. Gittikçe zayıflıyor forma giriyorsunuz. Diğer hormonal aktiviteler artıyor, fevkalade. Aman ne güzel günler başlıyor. Derken bir gün patron size artik Üniversiteye gitsen daha iyi olur diyor. Bu arada Babanız ortaya çıkmış, "fazla çalıştın" diyor "artik eve dön, isi bırak, okumaya basla harçlığın benden olsun. "Keyfe bakar misiniz? Okuduğunuz dersler gittikçe kolaylaşıyor. Ekmek elden,su gölden bir dönem başlıyor. Partiler, diskotekler, kızların sayısı artıyor. Derken Anne ve Babanız sizi götürüp getirmeye başlıyor, araba kullanma derdi de yok artik. Günün birinde sizi okuldan da alıyorlar, "evde otur, keyfine bak, oyuncaklarınla oyna "diyorlar. Mamanız ağzınıza veriliyor, zaman zaman altınızı bile temizliyorlar, hatta bu durum alışkanlık yaratıyor ve hiç tuvalet kullanmamaya başlıyorsunuz. Derken Anneniz bir gün size süt verme kararını alıyor ve başka bir keyifli dönem başlıyor. Mama artik her yerde, her an ve en taze seklinde hazır. Bir gün karanlık ilik ve sıcak bir ortama giriyorsunuz. Beslenmek için ağzınızı açmaya dahi gerek yok, bir kordondan besleniyor, sıcacık, yumuşacık, gürültü ve patırtısız bir ortamda yasıyorsunuz. Küçülüyor, küçülüyor, ufacık bir hücre halini alıyorsunuz. Ve günün birinde müthiş bir olayla hayatiniz bitiyor.

Benjamin Button'ın Tuhaf Hikâyesi filmi Türkiye'de 6 Şubat 2009 da vizyona girecek.
Filmin web sitesi: benjaminbutton.com, sitesinden fragman ve diğer her şeye ulaşabilirsiniz. Fragman için buraya tıklayoski.
Benjamin Button'ın Tuhaf Hikâyesi isimli filmin kitabı da var.
Dobişko'dan Elif ile tanıştık sonunda, half-life oynayacağız.
Pazartesi Ntv'ye gideceğiz.
İran'lı öğrenciler Mossad'ın internet sitesini hacklemişler.
Bilmeyen arkadaşlarımız var, bu blogu günde en düşük 15bin kiş okuyor/bakıyor, dün 16bin kişi girmiş siteye, tekil bu. "Nazar etme ne olur iste senin de olur" diye aratıp bin kişiye yakın kişi gelmiş buraya dün, çok kez böyle ilginçlikler de oluyor.
Kadıköy'de ki boğa'nın yavrusunun çalınmasının hikayesi hürriyet'de de çıktı, güvenlik kameralarından çekilen video burada.

Volkan Yılmaz tarafından yayınlandı

Volkan Yılmaz #SEO, Digital Marketing, Growth Hacking #wolkanca volkan@volkanyilmaz.com.tr

“Hayatı tersten yaşasaydık?” için 5 yanıt

  1. "ve günün birinde müthiş bir olayla hayatiniz bitiyor." bomba bir tanıtım. =)) gerçekten çok güzel bir dille tanıtım yapılmış. teşekkürler…

  2. yahu volkan bu özel gösterimlerdir, tanıtım ürünleridir, ntv gezmeleridir, sana bu fırsatlar nereden geliyor. bu blog mu bunların sağlayıcısı?

  3. filmin fragmanı oldukça iyi, ben çok beğendim. türkiye'deki gösterimini de sabırsızlıkla bekleyeceğim. tanıtım için teşekkürler

  4. el kassoruni yano yuano ı nano italyano benjamın button erdeks fragman proudictions muttano good by yanno

Yorumlar kapatıldı.