Kategoriler
Ivır zıvır

İnsanlar satın aldıkları şeyler hakkında konuşmayı sever

Herhangi bir marka, herhangi bir firmadan bir ürün veya hizmet aldınız, bunu kullandınız. İnsanlar satın aldıkları mal ve hizmetler hakkında konuşmayı sever, firmalar da bunu sever aslında ama bir farkla, onlar olumlu tarafları konuşulunca severler. Şimdi bu aldığınız ürün hakkında konuşmanız kadar doğal bir şey olabilir mi? -Ahmet şurada bir çay içtim anlatamam, muhteşemdi. -Hacı bu marka süper, ben iki tane aldım çok memnunum valla. -Olm bunlar çok dandikmiş lan bizim Ali almıştı bundan.


İnternet ölçüm firması comScore, AC Nielsen ve birkaç başka daha araştırma şirketinin araştırmaları, açıklamalarına göre interneti kulanan insan sayısı 2009 yılı itibariyle 1 Milyarı geçti, dünyada genç, yaşlı, çoluk çocuk yaklaşık 6,5 milyar insan var, Internet zaten yaşlı dünyada çok genç bir bebek.

Ortalama Avrupa standartlarında veya yakınında olan bir ülkede ürün veya hizmet almış biri çok rahat bir şekilde internet üzerinde o ürün ve hizmet hakkında yazıp, çizip, video çekip, fotoğraf çekip veya her neyse yapıp onu yüzlerce hatta belki binlerce insana duyurma olanağına sahip. Bu müthiş bir şey.

Galiba bu doğal ve güzel şey insanoğluna fazla, eğri oturup doğru konuşmak lazım dünya çok adil bir yer değil. Bu güzelliğin fazla olmasının nedeni tüm insanların ve insanların kurmuş olduğu, yönettiği firmaların doğru olmaması. Daha fazla kazanmak, daha fazla sömürmek, daha fazla, daha fazlası için her şeyi mubah gören zihniyet. Hâlbuki onlar daha fazla hizmet için iş yapmalıydı, öyle değil mi? 🙂 Bu zihniyet bir taraftan bu mekanizmanın işlemesini destekler gibi görünürken bir taraftan da kontrol altında tutup kendi emelleri, kendi yol haritalarına göre şekillenmesini sağlamak için çırpınıyorlar, çok basit bir örnek olacak belki ama naçizane benim son yaşadığım Turkticaret.net olayı minik bir örnek olabilir belki de konumuza, daha ötesi de, başka çarpıcı örnekler de var ben de ama her şeyi yazarsam başımın nasıl belaya gireceğini tecrübe edindiğimden yazamıyorum 🙂

Bu da pekiyi değil, düşünsenize yazdıklarınızı düzenli takip eden devlet, kolluk görevliler var onu bile bile blogunuza yazmaya çalışıyorsunuz, yazabildiğinizce. Gazetede yazan köşe yazarlarını eskisinden daha farklı bir gözle okumaya başladım bu yüzden, garip. Şu sözde düşünce özgürlüğü palavralarından tutun, insan hakları beyannamesinde yazan tüm palavralara hiçbir inancım kalmadı. Bizi bu ülke yarattı, gayet doğal bir durum ve ikiyüzlülükten, Allah'ın gördüğünü kuldan saklayıp sürekli günahkârlık da bir yere kadar, arada patlıyor insan.

Bu sorun sadece mal ve hizmet veren firmalarla da sınırlı değil hatta bu ülkeleri rejimlerle de ilgili, daha ilerisi bu internetle de sınırlı değil iletişimin ve insanın olduğu toplumun oluştuğu her yerde vuku bulan bir durum. Bazı sizinde haberlerden bildiğiniz ülkeler bunları yazmamıza bile gerek yok zira bizim laik ve ilerici olsun, küresel ve AB kafalı olsun medyamız her fırsatta o ülkeleri haber ederler sanki bakın bunlar gibi oluruz ona göre ayağınızı denk alın gibisinden mesaj da vererek.

Yukarıdaki çok sakat bir durum ama dahası da var elbette, gerçekten şu güzelim ülkede buna benzer tonla bozuk, çarpık mevzuu varken insanlarının patlamamasına bir neden sorarsanız cevap herhalde Türk milletinin vatanına bağlılığı, şükretme kültürüdür deriz. Yoksa Amerika’daki bir vatandaşla aynı kafada insanlarımız olsaydı emin olun bu çarkı böyle döndüremezlerdi. Bu kesin, buna eminim kendi anamdan babamdan biliyorum arkadaş ben burada yaşıyorum yani paramız da yok ki bazıları gibi şurada eğitim alalım, bir kısım Avrupa’da bir kısım şurada burada yaşayalım burada doğduk burada yaşıyoruz, Allaha şükür vatanımız diyoruz avunuyoruz. Sünnet düğünü için helikopter kaldırıp dolarları savururlar, adama sormazlar sen bunu havaya savuracak kadar şu memlekette nasıl kazandın? Ulan söyle de biz de kazanalım ne bileyim bari devlete ufak tefek tüyolar ver de ihracatımız artsın arkadaş.

Allah bizlerin, milletimizin şükretme marifetini eksiltmesin.

Birçok e-posta geldi neden Turkticaret.net ile ilgili yazını blogundan kaldırdın Volkan kaldırmanı istemezdik diye. Bazıları blogdan yazı kaldırmanın racona ters olduğunu bile yazmış.
Arkadaşlar ben şahsen bloguma yazdığım bir yazımı kaldırmakta hiçbir sorun görmüyorum, bunun ne böyle bir kanunu var ne de kuralı, ayıp da değil, çok saçma bir düşünce şekli bu bunu geçin. İkincisi kaldırdım çünkü benim bunlara ayırabilecek varktim kalmadı, bitti tek başına yaşayan bir insanım en nihayetinde aşiretim filan da yok, afedersiniz argo yazacağım kusura bakmayın taşaklarım bana zor yetmekte, taşaklı amcalarım da maalesef yoklar bu alemde, ha öteki alemde taşak olayı farklı tabi belki orada olabiliriz 🙂 o ayrı. Cüppeli’ye “bayılıyorum”, internet televizyonu var adamın; cubbeliahmethoca.tv helal olsun, bayılıyorumu tırnak içine aldım gerçekten seviyorum yani öyle iman yoksunu adamların dalga geçmesi manasında değil.
WOLKANCA

Volkan Yılmaz

Digital Marketing & WordPress & SEO volkan@volkanyilmaz.com.tr