Kategoriler
Hayattan Konuk Yazar

Kızzz, Sakine!

trafik-canavariMahallemizde, karşı komşumuzun hiç göze batmayan tamda ismi gibi sessiz ve sakın kızıydı Sakine. Çok güzel gözleri, gür ve simsiyah upuzun kıvırcık saçları ile tipik bir Kürt kızıydı. Benim dizlerimde hiç yara bereler eksik olmazken, o hep sek-sek veya beş taş gibi sakın "kız oyunları" oynardı.

Tam ismine yakışan sessiz, sakin bazen de silik bir kızdı Sakine.

Türkiye'den yeni gelmiş ve buraya alışmakta zorluk çekiyordu, bir çoğu onunla alay ederken ben onunla hoş bir dostluk kurmuştum.

Tüm oyunlara onunda katılmasını isterdim ama o her seferinde utangaç, mahcup bir şekilde elleri arkasında, basını eğerek "çıkkk gelmirem" derdi.

Annelerimiz bu arkadaşlıktan pek hoşnut değillerdi, fakat ben fırsatını bulduğum her an kendimi dışarı atarken, Sakine'yi de benimle gelmeye ikna ederdim. Ünü dünyaya yayılmış "Ya herro ya merro" yu öğrendiğim arkadaşımdır 🙂

Sayesinde ip atlarken bir çok tekerlemeleri de öğrenmiştim… Herhangi bir işe yaramıyordu ama hoş laflardı hepside;
"Hop hop altın top bundan başka oyun yok"
"Çık çik Ayşecik"
"Çuvalda un Ediz Hun"
"Dalda erik Fatma Girik"
Tarık Akan, Kadir İnanır, Cüneyt Arkın vs. vs bir çok artist'in anıldığı tekerlemeleri söylerken ip atlanır, yanan çıkar, her yeni giren başlardı tek tek tekerlemeleri sıralamaya.

Biz hoplar zıplarken nedense bize taktik veren Sakine hiç ama hiç öyle oyunlara katılmazdı. Sadece bir kenarda bizi izlerdi.

Mahallemizde ben haşarılıkta, Sakine ise uysallıkta örnek gösterilirdi dersem yalan olmaz. Ben Hans amca'nın elma ağacına tırmanırken o hemen anneme haber vermeye giderdi. O dantel işlerken, bende gizlice gidip dantel çilesini keserdim ama o hiç karşı gelmez sadece ağlardı. Sevindiğinde, üzüldüğünde, neşelendiğinde illaki ama illaki hep ağlardı. Benden yaşça büyüktü ama benim himayemde kalmaktan asla gocunmadı.

Geçen yıllar içerisinde, okullarımız – mahallemiz – arkadaşlıklarımız – hayat görüşlerimiz maalesef çok değişti. Mesela ben abilerimden duyduğum "Kıro" lafını ona söylerken, her ikimizde bu şakanın detayına girmeden gülerdik. Şimdi "N'ber kıro?" desem maazallah anında ırkçı olarak lanse edilirim. Halbuki bana ne güzel Kürtçe kelimeler öğretiyordu. Şu an aklımda sadece okkalı bir küfür ile "Kevci" kelimesi kaldı. Yani Kaşık 🙂

Hatta bir keresinde annemin ısrarıyla bizi ziyarete gelen ailesine kendi ellerimle pişirdiğim Kömbe'yi ikram etmiştim de, onlara ait bir şeyi öğrendim diye ne keyiflenmiş ne duygulanmışlardı. "Çok güzel olmuş, harika olmuş" diye pohpohlamışlardı ama onlar gittikten sonra denediğim kömbe'nin esasen tatsız-tuzsuz bir şey olduğunu görmek beni epey üzmüştü.

Yüreklerindeki "insan sevgisi" ile komşularımız beni o gün hiç ama hiç eleştirmemişlerdi.

Günlerden beri yalnızlık iliklerime işlemiş olmalı ki, dün hiç eve gelmek istemedim.

"Nerden aklıma esti kim bilir, gezdim dün gece şehri söyle bir…" şarkısındaki gibi attım kendimi yollara; ama trafik ve park sorunu yüzünden sınır olmak üzereyken, önüme gelen ilk müsait yere (cezaysa ceza) diyerek bıraktım arabayı.

Aradan yarım saat geçmemişti ki, geri geldiğimde Politesse'nın cama bıraktığı ceza makbuzunu gördüm. Kendisi 3-4 araba ileride hala ceza yazmakla meşguldü. Birden bana döndü ve göz göze geldik. O anki duygularımı anlatacak kelimeler bulamıyorum. Karşımda yıllardır görmediğim arkadaşım Sakine duruyordu.

Gerçektende seneler sonrası bir arkadaşınıza tesadüfen karşılaşmak harikulade bir duygu.
"Kızzz, Sakine!" Aaa, araba senin miydi? Tüh Allah'ım, ya şimdi iptal etmemde mümkün değil" filan derken yazdığı ceza'yı bir şekilde iade etme telaşı ile bana sarılıp sarılamama arasında gidip geldi. Ben ise sevincimden yolun ortasında, bir yandan tepiniyor bir yandan sarılıp-sarılıp arkadaşımı öpüyordum.

Okumasını istemeyen ailesi yüzünden maalesef hayata çok erken atılmış, mutsuzlukları peş peşe yaşamak zorunda bırakılmıştı. Yinede pes etmemiş, eline mesleğini almış ve kendi ayakları üstüne durmayı öğrenmişti işte.

Böyle bir arkadaşım olduğu için mutlu olduğumu fark ettim.
Yenilse de yine mücadele eden.
Haksızlığa uğraşsa da yine hakkını arayan.
Üzülen ama gülmeyi hiç unutmayan.
Onunla sadece gurur duydum.

WOLKANCA

Konuk Yazar

Wolkanca sitesine Konuk Yazar olan, dışarıdan kendi yazılarını ekleyen bir kişi.

“Kızzz, Sakine!” için 3 yanıt

fevkalede güzel olmuş.

pes etme

"sakın,pes etme arkadaş".
bu,yolda bende varım de.
yarışa,sende devam et.
sollanırsan,virajını pes etme koru.

"korkma,korkma,korkma".
korkak, olma.
alçak olma,sadık ol.
saygılı ve sevgili ol.
pes,edecek olma pes etme pes etme.
savaş,savaş ki haklı olduğun o zaman anlanılsın.

yazan:oğuz aktaş

vay be, yıllar sonra sakine. müthiş bir hikayeydi ayfer.

aşağıdaki video da ben ekleyeyim az önce izledim de çok hoş yorumuma ekleyeyim dedim, tabi video çıkarsa burada umarım çıkar. çıkmazsa bağlantıya tıklar izleriz (:

http%3a%2f%2fvideo.ak.facebook.com%2fvideo-ak-sf2p%2fv1182%2f68%2f1%2f45201881939_16081.mp4