Kategoriler
Hayattan Konuk Yazar

Melodisini kaybetmiş ironik gece

Gece telefonun sesiyle uyanıyorum…
Maya: Alo
X: Maya
Maya: Nil sen misin?
Nil: Nasıl yani tanımadın mı evet benim?
Maya: İnanmıyorum ya 5 sene oldu. Nerelerdeydin?
Nil: Maya kızım iyi misin ne 5 senesi ya daha 2 ay önce beraberdik. Geyiği bırak ta acil gelmen lazım bizim eve. Nasıl geliyorsan gel burada ol.
Maya: Ne kızım sen manyak mısın saat gecenin üç'ü hadi ya gelemem bir kere evden çıkamam Nil.
Nil: Bak acil diyorum gelince konuşuruz. Hadi fasulye çabuk ol.
Maya: Çok garipsin hayret bir şey. Gece gece rüyanda mı gördün?

Telefonu kapattım, ama hala aklımda beş sene aradan sonra gecenin bir köründe Nil'in neden aradığına akıl sır erdiremiyordum. Neydi bu şaka falan mı birde gıcıklığına iki ay önce deyip alaya alıyordu. Ne şans ben de ki etrafımda bir tane normal adam yoktu ya. Yataktan kalkışımla garip bir ses kulağımda uğuldamaya başladı 'kızım mayacun deliriyorsun sanırım ilk defa telefonu gece açık bıraktın şuraya bak halüsinasyon görüyorsun sanırım' diyen içimde ki sese bu gece vakti yine içimden 'sus be 'demekten başka çarem yoktu.

Sesin geldiği balkon camına doğru ilerleyişimle kalbim daha hızlı atmaya başlamıştı o sessizlikte fark ediyordum. Korkudan gözlerimi kapadım elimi perdeye attığım gibi hızlıca çektim. Karşımda siyahlar içinde bir adam elinde küçük bir anahtarı pencereye doğru tuttuğunu görünce basıyorum çığlığı. Bir anda elim ayağım birbirine dolanıyor 'kimdi o' diye sayıklamaya başlayıp bildiğim ne kadar dua varsa okumaya başlıyorum.

Omzuma dokunan el ile biranda donup kalıyorum. Korkudan çıtım çıkmıyor çok hızlı bir şekilde aldığım nefesin sesini duyuyorum bir anda.
Maya, maya kızım neden bağırdın neden ayaktasın diyen sese doğru dönüyorum karşımda annem şaşkın bakışlarıyla bana bakıp sakin ol diyor.
Maya: Anne anne(sesim titriyor) Balkonda siyahlar içinde bir adam var elinde bir anahtarla cama doğru bakıyordu ya inanamıyorum polisi ara.
Annem: Maya kızım sakin ol !otur hadi korkma! ben bakarım.
Maya: Anne gitme lütfen polisi ara lütfen anne!
Annem: Kızım (gülerek)alemsin rüyanda ne gördün söyle bakalım sanırım yorgunsun balkonda kimse yok.
Maya: Ne' kimse yok mu imkansız ya gördüm. Telefonum çaldı arayan arkadaşım Nil'di inanabiliyor musun? Beş sene sonunda arayacak bu saati buldu ve acil beni çağırdı gitmem gerek.
Annem: Maya kızım bak iyi değilsin çok korkmuşsun belli. Bu arada beş sene nerden çıktı. Hadi git o zaman demek ki sana ihtiyacı var.

Annemin suratına şaşkınlıkla bakıyorum. Elimde ki suyu kafam dikip annemin nasıl bu kadar sakin bir tavırla izin verdiğine anlam veremiyordum açıkçası. Ne oluyordu anlamıyordum. Arabanın anahtarlarını ve telefonu mu alıp kapıya yöneldim.
Annem: Maya dikkat et oldu mu! Sakın korkma kızım(gözlerimin içine bir başka bakıyordu annem)
Maya: Merak etme anne.

Merdivenlere doğru yöneldim gecenin sessizliği insanı korkutuyordu. Biranda ayağıma teğet geçen kedinin miyavlaması hızımı iki katına çıkarmama yardımcı olmuştu. Köpeklerin uğultusu dışında sanki her şey kendini geceye teslim etmişti. Ne işim vardı bu saatte dışarı da bir başkaydı sanki bu gece. Soluduğum havadan bile tedirgin oluyordum. Arabaya bindim hemen bütün kapıları kilitledim. Neden bu kadar korktuğumu anlamıyordum.

Yola çıktım ayağım gaz pedalında yol çizgileriyle yarışıyordum. Müzik açmanın tam zamanıydı ancak dağılırdım kanalları karıştırırken kulağıma takılan sözcükler dikkatimi çekti.
Dj: Gecenin içine karışmış müzikle dinginleşirken sizinle ilginç bir araştırmanın sonucunu paylaşmak istiyorum gece gece araştırma mı sunacaksın Metin diyenler için dikkatimi çektiği için paylaşacağım doğum tarihiyle ilgili bu araştırma bilim adamları ayların belli günlerinde doğan kişilerin hayatlarında ilginç gelişmelere ve telepatik olaylara daha yatkın olduklarını söylüyor. İşte size verilen bazı tarihler 01.07.1980…

Elim direksiyon da donup kalmıştım. Bir anda her şey durmuştu sanki. 01.07.1980 diye tekrar ediyordum. Bu tarih benim doğum tarihimdi. Hemen radyoyu kapatıp.Yüksek bir ses tonuyla' Maya sakin ol, sadece bir tesadüf bir tek sen mi doğdun bu tarihte deyip kendi kendime gülüyordum'. Bir anda arkadan geceyi inleten kornanın sesiyle şeridi değiştirdim. Yavaşladım.

Salak kız geceyi zehir etmekte üstüne yok be maya delisin kızım sen deyip içimde dolanan elemana kızıyordum. İyi de adres of ya adres neydi elime telefonu alıp Nili aradım.
Maya: Ya kızım senin adres neydi unuttum hatırlamıyorum.
Nil: Ne! Fasulye nasıl hatırlamıyorsun tamam maya sen gece başka biri oluyorsun anlaşıldı nerdesin?
Maya: Yeşilköy'de
Nil: Tamam adresi veriyorum kaydet kafana ok az kalmış. Deli şey seni bu saate bile hala geyiksin be pes.(telefonu kapatıyor)

Kaydet demesi kolay kafamı kalmıştı saat 03:40 olmuş zaman ne kadar çabuk geçiyordu ya. Kimsenin mayayı düşündüğü yok oh ne güzel maya buraya maya şuraya şamar oğlanına dönmüştüm. Bu ne ya kurayla mı vermişlerdi o da yetmezmiş gibi ne kadar abuk sabuk şey varsa bu geceyi bulmuştu. Şans mıdır şansızlık mı belli değil?

OF! radyoya tekrar uzandım hemen kanalı değiştirdim işte koca gecede tek düzgün şey en sevdiğim şarkının karşıma çıkması beni çok sevindirmişti(r.e.m everbody hern) aklıma takılan soruları sormak işime gelmiyordu. İçimi kemiren tek şey bu gece vakti beni yollara düşüren şeyi en çok merak ediyordum. Bağırarak şarkıya eşlik etmek en güzeliydi.

En sonunda adrese gelmiştim. Arabadan inip zile bastım dia fonda Nil çıkıverdi karşıma.
Nil: Maya sen misin?
Maya: Hayret kızım aç be benim başka kim olacak pes be.
NİL: Tamam(gülen bir sesle)

Kapı açıldı arabaya binip bahçeden içeri doğru yol aldım. Park etmek için garaja doğru ilerlerken dikkatimi biranda evin ışıkları çekti. Evin bütün ışıkları yanıyordu. İçime bir şüphe düştü kötü bir şey vardı da bana mı söylenmiyordu. Ama Nil'in sesi hiçte kötü gelmiyordu aceleyle de getirse sesinde garip bir sevinç var gibiydi. Yeter kızım eve kadar geldin hala kurguluyorsun inip kapıya geldiğinde anlayacaksın ne olduğunu zaten deyip bir güzel fırça çektim kendime.

Oh Be işte gecenin sonu. Nil kapıda beni bekliyordu yüzünde ilginç bir ifade vardı onu hiç böyle görmemiştim. O kadar uzun zaman olmuştu ki kocaman beş sene ya az mı. Boynuna sarılıp;
Maya: Sana helal olsun bu saatte o kadar yaşadığım manyaklılara rağmen ayağına getirdin ya madalya takacağım sana ama önce öpeyim kocaman.
Nil :Yine mi maya kızım sen hiç uslanmayacaksın fasulye seni hep deli hep deli görende senelerdir görüşmüyoruz sanır. Hadi içeri gel.
Maya: Neyse bu zaman anlayışımız tutmuyor bu gece anlaşıldı. EEEE anlat bakalım bu gece beni buraya getirttin vardır bir sebebi değil mi?

Ha bu arada evin bütün ışıkları neden yanıyor bir anlamı var mı? Ben bu gece ne yaşadığımı anlamadım bu da son sanırım son nokta.(dalga geçen bir gülümsemeyle)
Nil: Korkma diye açık bütün ışıklar.
Maya: Al buradan yak. Kızım çok düşüncelisin de ben zaten telefondan sonra garip bir korkular silsilesi yaşadım sağ ol ya(dalga geçen bir gülümsemeyle) Parana yazık. Ya da bırak yansın oh gitsin feda olsun mayacuna değil mi. Darlandırma neden buradayım söyle bakalım?
Nil: Anlatacağım. Sen neden durmadan beş yıl önce dediğini açıkla ben de neden çağırdığımı söyleyeceğim daha iki ay önce bir aradaydık fasulye.

İşte o an azda olsa tırsmıştım ya fena bir eşek şakasının içine düşmüştüm ya da eskiden olduğu gibi Nil in kafa buluşlarından birini yaşıyordum üstüne yoktu pes ettirene kadar uğraşırdı. Sanırım bu gece bu huyu tepeye vurmuştu. Bazen doğru bildiğin şeyi ispat et diye hayıflanır dururdu. Beş sene muhabbetini sırf kılığına yaptığını biliyordum.

Maya: Şaka kızım (içimden bu sefer bu oyuna gelmem çünkü iyi biliyordum beş sene ya kocaman beş sene diyordum).
Nil: İyi. Bu sefer çabuk teslim oldun. Sana bir şey göstereceğim?
Maya: Göstereceğin şey ne ise bak bu gecenin acısını çıkartacak kadar iyi olsun yoksa elimden çekeceğin olur asil kumkuma.
Nil: (gülümseyerek) Masanın üstünde ki paketi elime verdi.

Kırmız bir kapla kaplanmış kare şeklinde dokunduğum anda çerçeve hatlarına sahip bir şeydi başak ne olabilirdi ki aklıma hiçbir şey gelmiyordu.
Nil: Açmayacak mısın?
Maya: Acelen mi var inat değil mi yavaş yavaş açacağım oh. Elimde ki materyali kabını yırtmadan açmaya başladım. Evet çerçeveydi tamamen açtığım da şaşkınlıktan ne diyeceğimi şaşırmıştım. Elimde kenarları ahşapla çevrilmiş karakalemle çizilmiş benim için ilginç bir anlama sahip bir karikatürün resmiydi. Bu neydi? Neler oluyordu?(karikatür de mezar taşının kenarında bir posta kutusu duruyordu. Karikatürü ilk gördüğümde etrafımda ki dostlara gösterip hehehe bak ölünce mektuplarınız esirgerseniz külahları değişiriz deyip gırgır yaptığım zamanlar aklıma geldi. Posta parası bana ait deyip dalgasına vuruyordum işin. İçimde yaşattığı duyguyu bir tek ben biliyordum.

Nil: Maya zamanı geldi.( gözleri gülüyordu)
Maya: Ne diyorsun anlamıyorum? Neyin zamanı ?
Nil: Daha ne kadar saklayacaksın maya? Zamanı gelmedi mi hadi?

Sevgili Nilcim canım görüşmeyeli iki hafta oldu. Teknolojinin dışında bir yol deneme kararı aldım. Mektup yazmaya karar verdim aklıma gelen isimler arasında seni seçtim neden mi çünkü yıllar geçse de bu mektubu saklayacak ender kişi sendin.(imla kuralarına takma.)

İlk mektup yazışım ne yazacağım şimdi sana (en son ilkokulda hocanın yanımda oturan arkadaşıma yazdırıp adrese attırdığı mektup dışında hep garipsemişimdir hadi yazdım ver gitsin adrese niye atıyorum o parayla gazoz alır kardeş kardeş içerdik yönetmelik işte ) tamam ciddi oluyorum kızma. Dur arada köyden gelen mektuplardan özenerek devam edeceğim. Çok sevgili asalet kumkumam nasılsın iyi misin aramızda çok uzun mesafeler olsa da ruhun hep benimle(ruh kısmı günümüzden esinlenerek yazıldı.) Maya diye bağrışını duyabiliyorum. Tamam be ciddileştim.

Aslında uzakta oluşunun etkisi hayatımda sürüp gidiyor iki ayda olsa hiçte kolay değil. Seninle yaptığımız sohbetleri delilikleri düşünmek bile özlemek için yeterli bak sakın ağlama oldu mu sümüklügillerdensin sen bilirim seni eline selpak al devam et okumaya oldu mu. Cimcime ne olursa olsun ayrıda kalsak biliyoruz ki bu sonsuz değil eninde sonunda buluşacağız. Fasulyeni merak etme oldu mu ben iyiyim her şey yolun da sen iyi oldukça ben de iyiyim. Daha fazla duygulanmadan mektubuma bir son vereyim. İçleniyor insan sanki mektubu yazdığın kişi ile bir daha hiç bir araya gelemeyecekmişsin gibi bir his doluyor insanın içine. Bu ilk mektup denemem bir dahaki sefere daha sağlam yazmaya çalışacağım şu an içimden bunlar geçti.
Seni çok seven fasulyen.

Hey! Özletme çabuk dön…
Mayacinin fasulyen.

Yavaş yavaş evin ışıkları sönmeye başladı.
Maya: Ne oluyor Nil neden ışıklar sönüyor.
Nil: Korkma mayacunum, ayrılma vakti geldi fasulyem.
Maya: Ne ayrılması? Söylesene bu mektubu neden sana okuyorum hey konuşsana neden susuyorsun? Gözlerimden akan yaşları durduramıyordum. Sıkıca boynuna sarılıp 'Bir daha hiç gelmeyeceksin değil mi?'.diyorum.

Mektup yazılış tarihi.02.05.2003 saat:23.15
Ölüm tarihi: 03.05.2003 saat: 05.00

Annem: Maya hadi kızım uyan!

Gözlerimi açıyorum sabaha yastığım sırılsıklam ellerimle gözlerimi siliyorum.

WOLKANCA

Konuk Yazar

Wolkanca sitesine Konuk Yazar olan, dışarıdan kendi yazılarını ekleyen bir kişi.

Melodisini kaybetmiş ironik geceiçin 12 yanıt

bu bir rüya ve maya bu rüyayı görmüş. (tahmin)
1- o balkondaki adam da neyin neysi?
2- annen ne kadar da sakin vay beee 🙂
3- dj ne alaka ya tam çorba ettin rüyanın da bir adabı var değil mi?
4- nil gerçekten var mı?
5- gerçekten hayatında sana bu kadar dokunan bir ayrılık yaşadın mı?
6- tarihlerin gerçek hayatınla alakası var mı?
7- doğum günü tarihin gerçekse eee hatırlatmaya çalışıyorsun diyeceğim ama o da geçmiş. bu yazının amacı ne?
8- hiçbir soruyu es geçme hatta "sana neee" hiç deme bu gece uyuyamam bilesin..

@kalderavolkan
tahim kısmına karışmam ok
1-tanımıyorum.
2-aynen bende şaşırdım.
3-o benim suçum değil frekanstan çıktı
4-olmaması için bir sebep yok.
5-düşünüyorum.
6-mutlak vardır.
7-hayatında herşey amac güdümlüyse bu okuduğun ilk amaçsız yazı olsun
8-iyi uykular
bu soru silsilesi için ben sana ayrıca tşk ederim 🙂

soluksuz okudum gerçek mi rüya mı anlamadım olaylar. telepatinizn bu kadar kuvvetli olması her zaman iyi olmuyor sanırım. 5 yılda sonunda açıklığa kavuşuyor, arkadaşınız nur içinde yatsın