Kategoriler
Blog

Microsoft ve bloglar

Türkiye'de Microsoft ve bloglardan bahsedeceğim biraz bu yazımda, öncelikle Microsoft'un geçmişten günümüze web'de bloglar üzerine yaptığı çalışmalara göz atacağız, blog konferansı'na ve son Blog Ödülleri'ne oldukları spronsorluk gibi girişimleri üzerine atıp tutacağım.

blog mincrosoft


Microsoft'un elindeki en büyük koz bildiğimiz gibi [eksi]MSN[/eksi], bunu 2005 yılında Msn Spaces isminde bir hizmetle bütünleştirip web'de bloglar namına ilk işlerini yapmış oldular. Msn Spaces, o sıralar Google 'ın Blogger ı satın almasına karşılık bir atak olarak görünsede blogger'ın kullanıcılara verdiği özgürlüğü asla vermedi.

Msn Spaces bir blog'dan daha çok [eksi]Msn Messenger[/eksi]'a entegre olarak çalışan ve Msn Messenger ile entegre olmanın getirdiği rahatlığı sonuna kadar kullanan çok çok basit ve tamamen kendi araçlarını kullanan dışarıdan hiç bir araç ve günümüzde ki adı ile gadget kabul etmeyen kasfetli, çürük ama ulaşılır bir servisti. Kısaca Microsoft elinde bulunan Messenger kullanıcılarına birer Msn Spaces alanı vererek blog dünyasında da yazılım konusunda ki gibi her şeyi kontrol altında tutup, kullanıcının hiç bir şeyi değiştirmesine izin vermeyerek bu konuda ilk adımını atmış oldu.

Microsoft hiç bir zaman Google gibi kullanıcıların sempatisini kazanamayacaktır, çünkü Microsoft'ın öncelikli işi hiç bir zaman web ve webdeki içerik olmadı, Microsof Türkiye'nin başkanı Çağlayan Arkan'ın son zamanlarda bloglara olan yakınlığının, sempatisinin bu durumu değişitirip bizim Microsoft'a sempati ile bakmamız düşünülemez sanırım.

Internet reklamcılığı konusunda uzman arkadaşlar tabiki daha detaylarına inebilir, ben bu konuda genel bir iki cümle yazabilirim. Türkiye'de internet reklamcılığı tabiki yükselişte, fakat reklam verecek firmalar olsun, reklam ajansları ve medya planlamacılarının önünde çok fazla seçenek yok. Sıkıntı bence bu seçeneklerin azlığı, bilinen 3-5 kalem reklam şeklinden başka reklam modelleri var olmasına karşın bunları bu arkadaşlarımız ya müşterilerine, şirketlere anlatmakta sıkıntı çekiyor veyahut bu işler üzerine yeterli donanımlara sahip olmadıkları için çekiniyorlar.
Reklamveren de tabiki, ajansların veya kendi bünyelerindeki reklam departmanlarının bu farklı reklam modellerini sunmamasından veya doğru bilgilendirmede bulunmamasından dolayı önündeki hazır yemekten yemeye devam ediyor. Belki yakın zamanlarda bu değişecek ve bu değişim yayılacak diye umuyoruz.

Microsoft Türkiye'de Bloglama'ya verdiği destek ile Türkiye'deki online reklam pazarını elinde tutan Google'a alternatif ve rakip olabilir mi? Veya bu karşılaştırma mantıklı mı?
Bence bunu düşünmesi bile asbestle iştigaldir çünkü Microsoft Türkiye bana göre henüz blog kavramını bile tam kavramış değil. Blog kavramından kastımız tabiki webde kullanıcıların ürettiği içeriktir. Microsoft hiç bir zaman bu bahsettiğim kullanıcının ürettiği içeriğe yönelik bir çalışma yapmamıştır ve bu son sempatik görünme hamleleri de pek bir işe yarayacağa benzemiyor. Fakat en azından çabalarını taktir ediyoruz ve koca bir AFERİN’i gönderiyoruz.

Google'ı geçmişten günümüze kullanıcıların oluşturduğu içereriğe odaklı yaptığı yolculuğu kabaca incelersek;

  • Blogger'ı satın aldı.
  • Youtube'ı satın aldı.
  • Feedburner'ı satın aldı.

Sadece yukarıdaki 3 satın almayı göz önünde bulundurusak ve bunun üzerine düşünürsek Google'ın hiç bir zaman, kullanıcıların ürettiği içeriğe yönelik çalışamlarda Microsoft'a yenilmeyeceğini ve altta kalmayacağını, daha doğrusu belkide Microsoft'un hiç bir zaman kullanıcıya sempatik görülmeyeceğini tersine soğuk kasfetli bir şirket olarak hafızalarda olmaya devam edeceğini söyleyebiliriz.
Ayrıca Google'ın satın aldığı bu oluşumlar, satın alma gerçekleştikten sonra kat kat daha büyümüş ve kullanıcıya tamamen ücretisz hizmet vermeye devam etmiştir. Microsoft ise hala Msn Spaces (Live Spaces) da bazı özellikleri ücretli olarak veriyor ve türlü türlü kısıtlamalar ile devam ediyor.

Özetlersek, Microsoft için bloglar dar bir elbise, Google için ise biçilmiş kaftandır, Microsoft ne kadar şirin gözükürse gözüksün boglar yani içeriksel konuda hiç bir zaman kullanıcının içerik üretici blogların sempatisini kazanamayacaktır bana göre. Buna bağlı olarak internet reklamcılığında da sınıfta kalması muhtemeldir, dolayısıyla pembe hayaller kuralım ama gerçekleri de aklımızın bir yerinde bulunduralım.

WOLKANCA

Volkan Yılmaz

Volkan Yılmaz #SEO, Digital Marketing, Growth Hacking #wolkanca volkan@volkanyilmaz.com.tr

“Microsoft ve bloglar” için 6 yanıt

dostum öncelikle bunu yayınlama. (ciddiyim)

söylediklerinde sonuna kadar haklısın şöyle bir örnek vereyim. blog konferansı adı altında beni bir toplantıya davet ettiler iyi güzel dedik gittik.. sonra abi şöyle olacak böyle olacak şöyle çalışacağız böyle çalışacağız ulen dedim microsoft multisoft olmayı kafaya koymuş blogerleri topladı onlarla devam edecek zaten gelecek internet blogerlerin elinde diye düşünmüştüm gördüm ki 25 kişilik toplantıda sadece 3-5 kişi sıradan blog sahibi var diğerlerinin hepsi microsoft çalışanı…. ve daha sonra ne toplantı oldu nede projeler aktif oldu… velhasıl kelam gördüm ki… microsoft micro olarak kalaccak onlar daha blogerlerin gücünü anlayamamış anlasalardı o zamandan bu zamana binlerce bloger toplar dümdüz yollarına devam edebilirlerdi… sürec öyle geçti böyle geçti toplantı sonunda arkadaşların e-mailleri bir kagıda yazıldı iletişim için felan diye o an çaktım davayı….

kağıttaki e*mailllerin %90 ııı {.}gmail.com du 🙂 ulen dedim ayıp olmasın bende teakolik{.}hotmail.com 'u vereyim 🙂
not bunu yayinlama kardes

@teakolik

abi yayınlama diyorsan neden yorum kısmına yazıyorsun (: e-posta gönderseydin, valla benim en sevdiğim yorum modeli senin yazdığın model, yayınlama diye yazman da benim asilik ve kıllık damarımı okşadığından dolayı onaylamaktan büyük zevk aldım.
dediğim gibi yayınlama diye yazmasan belki yayınlamazdım 🙂
teşekkürler.

harbiden kıl sın seni gidip http://kiloluyorum.net/ e yazacam uyuz musun lem 🙂 seni dost bildik sır verdik cümle aleme sende bizi verdin yuhhhhhhhhh geliyom len oraya

lan bloga geliyom burada terbiye snırlarını aşmayalım orada herşey serbert gel len lan lanbloga gel…

ulem bari şu yayınlama yazdıklarımı sileydin uşak…
😛

sana bir daha link mink yorum morum yok sildim seni defterden dmoz'a da söylicem google amcamada şikayet edecem sonrada gidip tecnorti de başsavcıya verecem seni…

valla kime verirsen ver 🙂 kasımpaşadan sevgiler.