Kategoriler
Ivır zıvır

Sevdiğiniz ekmek için fırıncıya saygı duyuyor musunuz?

Bir sürü mail geliyor bu siteden bana, eskiden beri çok sorulan sorular hep siteyi beğenip kendi sitesinin de böyle olmasını istemek şekinde, bunun da %50 si kendi sitelerine yardım talebi, e tabii karşılıksız yardım talebi, yani tarafımdan pek pozitif cevaplanan türden değil. %7 si aşk teklifi 🙂 geri kalanı da muhtelif.

Photo by isolatediguana

Esasen şimdi değineceğim konu, yazacaklarımı yazsam da yazmasamda hiçbir şeyin değişmeyeceği bir konulardan biri. Yine de belki müşteri çıkar ümidiyle(ümit fakirin ekmeği) aşağıdaki satıları yazıyorum.

Forumlarda: "Blog Wolkanca gibi site istiyorum, şu kadar bütçem var" diye başlıklar gördüğümde zaten bildiğim bir gerçeğin, taktir edilmenin değil taklit edilmenin başarı olduğu vurgusunun üzerinden bir kere daha geçmiştim.

Bazı insanlarla blog vasıtası ile çalıştık, çalışıyoruz. Fakat gelen iletişmlerin yarısı para kazanılacak türden değil, para kazandırmayan şeylere pek takılmam.

Örnek, sorulan bir soru şu: "nasıl bu kadar yüksek trafik ve nasıl bu trafiğe bu kadar düşük bütçe ile dayanan site". Buna benzer 30 tane örnek yazabilirim aşağıya(Gmail arşivimde 4Gb mail var, hiç silmem).

Cevabı aslında çok basit: "bilgi ve tecrübe".

Bilgiye, onun kaynağına ve tecrübeye saygı duyulmalıdır, bu aslında hayatımızda çok önemli bir şeydir. Bilgiye saygı, tecrübeye saygı. Bu hem manevi hem de maddi anlamda saygıdır.

Fakat beynimin tecrübe kısmını(kadınların arta kalan küçük bir bölüm) incelediğimde bana dediği; "o saygı zerre kadar yok(nothing!)". Hem manevi hem de maddi yönleri ile bilgiye hem (kibar olursak)intihal, (kaba olursak)çalmak, hem de karşılığını vermeyerek saygı maygı yok. Saygıdan ziyade ahlaksızlık, hırsızlık ne yazık ki diz boyu.

İnternette iş yapıyorsanız, ortamda sosyal medya dedikleri uydurma zırvanın içinde, akademik kel pazarlamacıların işini hakkı ile yapan insanlara bok atabildiği düşünülürse dizin boyunun ne kadar derin, ne kadar da pis olduğunu tahmin edebilirsiniz.

Evet iş hayatı böyledir, elbette, ama kullanıcı gruplarına sosyal diyerek, onları aldatıp 2 diploma almış, 3-5 kitap okumuş 3 kuruşluk adamların, yerel, minik şeyleri deve yapıp(halbuki onu gerçekte hak etmiyorlar) kişisel pr ları tavan yapıp dolarları götürmek de kanımca bunun bokunu çıkarmak demek oluyor.

İş iştir.

Bunu sosyal, sosyal sorumluk veya buna benzer kisveler altında, maskeler ile yaparsan bu iş, iş değildir. Bu dolandırıcılıktır, ahlaksızlıktır, kandırmacadır, göz boyamadır.

27 yaşındayım, 27 yıldır İstanbul'da yaşıyorum, yüzlerce dolandırıcı ile karşılaştım. İlk karşılaştıklarımdan bir tanesi Topkapı'da(eski Topkapı) İstanbul'a yeni gelen saf temiz insanları çok komik şekillerde dolandıran kurnazlardı. Bu gerçekten çok komikti ve çok ahlaksızcaydı. İlkokul çağlarımda bu kurnazlarla aynı ortamda yaşıyor olmak bana çok şey öğretti, bu tür şeyleri kazanım olarak düşündüm başka ne yapabilirdim zaten. İşte bu da bir tecrübedir.

Konuya dönersem şayet, bu internet sitesini de bir tecrübe yürütüyor ve ayakta tutuyor. Ve bu tecrübe de kazanım olarak düşünülen, beynin kısıtlı olan, minik tecrübe deposuna ahlaksız ve komik, güzel ve çirkin, iyi ve kötü olayların, durumlar ile oluştu.

Şimdi pek çok farklı şekillerde düşünüyor olabilirsiniz, olumlu veya olumsuz. Bu zaten okurun en doğal hakkı( 🙂 bulut) fakat eğer bir yargı çıkaracaksanız üzerinde çalışmanız gerekir.

Tüm bu yazdıklarımdan sadece "ukala" kelimesi ile yargıya varmak gerçekten çok basit olurdu.

En sevdiğim leziz ekmekleri alığım fırındaki ekmeği yapan adama saygı duyarım, önce bunu kendinize sorun; fırıncıya saygı duyuyorsanız sorun yok ama duymuyorsanız bu konu hakkında yargınız zaten baştan belli demektir, bu sayfaya gelmeniz, okumanız bile zayi.

Kısacası ladies and gentlemen, bu fırında ekmeklerin fiyatları var.

Bu yüzden negatif cevap alan o (saymadım)yüzlerce e-mailin sahipleri siz, bir kere daha düşünün, bilime, bilgiye, tecrübeye, sanata, zanaata, düşünceye, fikre saygı gösterin, bana "para" verin, bilgi alın ekonomi canlansın 🙂

iletişim sayfasından bana veya bu blogda yazan diğer arkadaşlara ulaşabilirsiniz.

Dexter sezon 4 bölüm 4, biricik aşkım deb(Jennifer Carpenter) vuruldu, sipesyıl ajan(nefrert ettiğim adam) landi(Keith Carradine) de vuruldu. İnşalah landi ölür de kuruluruz, Potoriko’lu abimiz Angel Batista ile seksi komserimiz Lt. Maria LaGuerta aşkı da nefis olmuş aslında.

Kızlar zengin koca her derde devadır, onu bulmaksa Öss sınavında başarılı olmak misali biraz şans biraz çalışmakla olur, imkansız değil hatta zayıflamaktan bile kolay belki.

Para veriyor olmanız size aldığınız malın yapıcısına saygı duymama hakkı vermez.

Saatlerinizi geri alın(en uyuz olduğum şeylerden biridir, bilgisayarlar kendi kendine alabiliyor).

Volkan Yılmaz

Volkan Yılmaz #SEO, Digital Marketing, Growth Hacking #wolkanca volkan@volkanyilmaz.com.tr