Soner Semih Sipahi

Annesi onun okulunu okumasını, kendisine fazla görülen hakların çocuğunun olmasını istiyordu. Fakat her hak kapısına bir değnekçi koyulmuştu, kapıda onlara bir bedel ödenmesi gerekiyordu ancak öyle hakkını elde edebilirdi. Bedelini ne pahasına olursa olsun ödeyecekti, ödeyemedi. Mahkeme kuruldu, bir masa, bir hakim ve bir katip. Anneyi çağırdı mübaşir -Emine Sipahi.

Soner Semih Sipahi
Annesi girdi odaya, avukatlar belgeleri hakime gösterdi o belgeleri okuma hakkı ona verilmemişti ki hiçbir şey anlamıyordu tek bildiği evladının insanca yaşaması için muhtaç edilmişti değnekçilere.

Hakim yaz dedi, yazdı katip. Odada ki herkes insandı, fakat değnekçilerle birlikte insanlık giremez diye görünmez ama çok iyi bilinen kalınca bir yazı yazılıydı tüm kapılarda, bu odanın da böyle bir kapısı vardı öyle ya hukuk devletiydi ülke ve sözde sosyaldir diye de yazıyordu ya anayasa, sahi anayasa nasıl bir şeydi? Fakat anayasa da diğer insan haklarının yazıldığı yerlerdeki gibi görünür ama bilinmezdi ya işte o yüzden insanca yaşamanın fazla görüldüğü anneyi gönderdi cezaevine.

Annesi cezaevine girmişti, düşündü, düşündü. Gözüne uyku girmiyordu -benim yüzümden.

Başka anneler bunu yaşamasın diye kendini feda etmeden önce, sebep olanların ve görmezden gelenlerin yazları minimum 5.bin TL ye geçirdikleri o güzel beldede 18 yıl yaşayabilen Semih şu notu yazdı: “Herkes hakkını helal etsin. Daha fazla dayanamayacağım.

Volkan Yılmaz tarafından yayınlandı

Volkan Yılmaz #SEO, Digital Marketing, Growth Hacking #wolkanca volkan@volkanyilmaz.com.tr