Kategoriler
Hayattan

Söz ağızdan çıktıktan sonra

Büyük bir hava meydanının bekleme salonunda, genç bir bayan uçağına binmek üzere bekliyordu. Uçağın hareketine saatler olduğu için zaman geçirmek için bir kitap ve bir paket küçük kurabiye satın aldı. Dinlenmek ve kitabını okumak için ise VIP salonunda bir koltuğa yerleşti. Kurabiye paketinin durduğu sehpanın yanındaki koltuğa bir adam oturdu ve dergisini açıp okumaya başladı. Genç kadın ilk kurabiyesini aldı. Adam da bir tane aldı. Kadın çok rahatsız hissetti kendisini ve: 'Ne sinir bir şey! Havamda olsaydım bu cüretinden dolayı onu yumruklardım!' diye düşündü.

Kadın bir kurabiye alıyor, adam da bir tane alıyordu. Çıldıracak gibiydi kadın ama olay çıkarmak istemiyordu. Nihayet son kurabiye kalınca 'Bu küstah adam şimdi ne yapacak?' diye düşündü. Adam son kurabiyeyi aldı; onu ikiye böldü ve bir parçayı kadına verdi 'Aaaa! Bu kadarı da fazla!' diyerek oturduğu yerden kalktı. Çok öfkelenmişti şimdi! Kadın sinir içinde kitabını ve diğer eşyalarını alıp bir fırtına gibi giriş salonuna oradan da uçağın içine yöneldi. Koltuğuna oturdu. Gözlüğünü almak için çantasını açtı. Ne görsün? Kurabiye paketi açılmamış olarak orada duruyordu. Çok utandı. Çok büyük bir yanlış yaptığını anladı. Kurabiyelerinin paketini açmadan çantasına koyduğunu unutmuştu. Adam kendi kurabiyelerini, hiç sinirlenmeden, yüksünmeden kadınla paylaşmıştı. Kadın kurabiyelerinin paylaşıldığını düşünerek çok sinirlenmişti. Ve şimdi bu durumu açıklama şansı yoktu. Özür dileme olanağıda kalmamıştı.
Telafi edilemeyecek dört durum vardır.
Taş atıldıktan sonra
Söz ağızdan çıktıktan sonra
Fırsat kaçtıktan sonra
Zaman geçtikten sonra
Yapacak bir şey kalmamıştır. [via]

WOLKANCA

Volkan Yılmaz

Digital Marketing & WordPress & SEO volkan@volkanyilmaz.com.tr

ares hakkaten haklısın kelime ağızdan bir kere çıkar ama bağzı insanlar senin bu anlattığın gibi pişman olmayıp utanmayanlar bile var.
ee boşa dememişler insanalar farklıdır.
onun için yazdğını dogrumu yazdım? yaptığım hareket doğru hareket mi?
sonuç olarak insanı kendini tartıp ölçme meselesini kendine hayat standartı belirlemesidir.

evet söz ağızdan çıktık tan sonra pişman olmanın anlamı olmuyor, dilin kemiği yok, söz ağızdan çıkmadan önce tekrar şöyle bir düşünelim ve sonra çıkaralım daha iyi olmazmı

atalarımız zamanında söylemiş 'ağzınızdan çıkanı kulağınız duysun' diye
ama nerde bizim milletimizde anlayişin a sı bile yok
hoşgörü saygi sevgi paylaşim hiçbirşey kalmamiş
belki azir olucak ama;

insanlizimizi yitiriyormuyuz ne.