Statik pilavcı ve turuncu suratlı tiki

Tiki nedir? Tikiler nasıl tiplerdir? Tikiler ne yer ne içerler? Bir tiki'yi tanımak için ihtiyaç olan 3 şey nedir?
Olayın kahramanları: Maya, Betül, Murat.
Olay yeri: Değişken.

Saat 14:00 sevgili arkadaşım muratla mekanı puflarla kaplı bir ortamda sıcak çayımızı içip eskileri yad edip yenileri gererken teknolojinin sesiyle kulaklarımız çınladı. Arkadaşım telefonun diğer ucunda kim olduğunu bilmediğim biriyle anlamadığım bir dilin kısaltmalarını kullanırken(bebiş, speed ol, okeyto v.s) kapanan telefon sonunda aramıza 3.cü bir şahısın katılacağını öğrendim. Ben deki şaşkınlık murat'ın konuşması sırasında içine başka birimi kaçtı şüphesiydi.

Mayacun ne bilsin olayın bam telinin üstünde olduğunu bunu öğrenmesi hatunun mekana teşrifiyle açıklığa kavuştu. Görünüşte hoş olan bir bayanın gelişi ne derece kasardı insanı bilinmez ama elimi uzattığımda senfonik bir merhabanın ve uzatılan elin sadece parmaklarına dokunup geçişi bu ne ya dedirten cinsten bir durumdu. Dahası piyangodan kim çıkmıştı o mu ben mi?

İçimden kızdığım şu anlık biri yoktu ama sonrası ne olurdu bilinmez sadece murat'ın bunu nerden bulduğunu merak etmiştim. Aramızdaki dostluğa dayanarak senin arkadaşın benim arkadaşımdır mantığını irdelemenin zamanı gelip çatmış mıydı ne. Neyse mayacun o gün bugün olmamalıydı. Relaks deyip tanışma faslından sonraki sürece bakmak gerekiyordu ne demişler önyargılı olma.(Kim demişse kendine baksın)

İki saatlik muhabbette dinlediğim tek şey, şu mekanın yemekleri, bu mekanın konsepti, yok konserdi, yok mağazalardı, markalardı. Bu neydi ya nereye düşmüştüm diye kendimce hayıflanırken işte elime fırsatı sunan soru gelmişti.

Betül: Ya çok acıktım siz?
Murat: Ben de.
Maya: Evet bir şeyler yeme zamanı geldi acıktım bende.
Betül: Ben yeni bir yer biliyorum Ortaköy'de çok ciks bir mekan yiyeceklerde çok güzelmiş, ne dersiniz?
Murat: Bana uyar.
Maya: Betül izninle yemeği ben ısmarlamak istiyorum bildiğim çok şeker bir mekan var sizi oraya götüreceğim başka zamanda beraber Ortaköy'e gideriz.
Murat: Neresi?
Maya: Gidince görürsün. Süpriz
Betül: Şey ben her yerde yemek yiyebilen biri değilim murat bilir. Pardon ama.
Maya: Burayı seversin zaten gideceğimiz yerde herkesi kabullenen bir yer değil.
Betül: Nasıl yani, özel müşteri mi olmak lazım?
Maya: Evet.

Ne olursa olsun Murat'ın arkadaşıydı ve elime telefonu alıp dibimde duran Murat'a mesaj attım; Kusura bakma ama arkadaşının insana bakış açısı beni fena baydı çekip gitme durumumda sana karşı ayıp olacak. Fakat arkadaşının insanlardan, mekandan, ortamlardan bahsederken yaşattığı ezikliğin yönünü değiştirmeme izin var mı?

Murat msj cevabı; Tamam mayacun ama inan bende bilmiyordum bu şekilde bir kız olduğunu. Lütfen fazla ileri gitme oldu mu mayacun ben seni belli noktaya kadar destekleyebilirim bu arada nereye gidiyoruz?

Maya: Gidince görürsün. Destekle yeter.

Bu mesajlaşma sonucunda her şeyi garantiye almıştım. Betül'ü de iyice meraka sürükledikten sonra. Otobüs durağına doğru yol aldık. Otobüse biner binmez zatı örtür hatun hayıflanmaya başladı.

Betül: Otobüs çok sıcak taksi gitmiyor mu? Arabayı babam bakıma verdi taksiye talim ediyoruz deyince çok sevdiğim bir abimin meşhur lafı aklıma geldi.

Fakirlik üzerine geçen bir durumda şunu demişti; Kimine göre marlbora'dan parlamente düşmek, kimine göre bir ekmek için koca bir gün çalışmaktır.

Aslında kızdığım kişi arkadaşım olmaya başladı gözüne bakıp 'senin bu tiplerle ne işin var' der gibi bakıyordum. Kendimi hesaba çekiyordum yol boyu. Mayacun kızım senin başka işin yok mu bırak bunları git ya sana mı kaldı restleşmek ya da her neyse. Herkesin hayatı,bakış açısı,mutluluğu kendine göreydi. Ben ne yapıyordum?

İçimdeki tatminkar ses hemen cevap vermeye başladı sağ olsun. Benim amacım belki hayatında iğrenç diye damga vurduğu bir durumun içine sokmaktı onu çünkü denemediği yaşamadığı yemediği bir şeyin iğrenç olduğunu nasıl bilebilirdi ki insan. Kendi hayatı, mekanı, ortamı dışında var olan bir hayatı kısa sürelide olsa görmesini istiyordum. Ezmeye çalıştığı şeyin karşısındaki kişiler mekanlar, ortamlar olmadığını tavan yapmış egosu olduğunu görmesini istiyordum. Tek bir şansı vardı şu an için ikimizin ortak yanı murat'tı bu onun kendini güvende ve rahat hissetmesini sağlıyordu belki, ama murat'ın gerçekte hangi ortama yakın olduğu tartışma konusu olmaya adaydı. Ne olursa olsun yapacağım şeyin doğruluğuna inanıyordum.

İneceğimiz durağa gelmiştik. Unkapanı yol üstündeydik. Betül'ün suratı bir anda değişti renk atsada suratında ki fondötenden belli olmuyordu.

Kızgın bir ifadeyle 'Maya bahsettiğin mekan burada mı emin misin demesiyle tamam kızım maya doğru yoldasın' dedim kendi kendime.

Maya: Evet 5 dakikalık yürüme mesafesi var o kadar. Neden buralara hiç gelmedin mi?
Betül: Hayır ne işim olucak ki burada.
Murat: Maya acıktım hadi gidelim.
Betül: Neyse Murat sen zevkli adamsın arkadaşında öyledir sanırım.
Murat: (şaşkınlık içinde) ah ah evet öyledir, senelerdir arkadaşız.

5dak mesafeden sonra pilav arabasının önüne gelmiştik. İşte o an pilavcının bile şok yaşayacağı muhabbet başlamıştı.
Betül: Bu pilavı nasıl yiyorlar ya baksana ığğğğğ.
Maya: Hiç yedin mi peki nerden biliyorsun iğrenç olduğunu.
Betül: Hiç işim olmaz ağzıma bile sürmem.
Maya: Desene aç kalacaksın.
Betül: Nasıl anlamadım.
Maya: Anlaşılmayacak bir şey yok aç kalacaksın çünkü bahsettiğim yer burası.
Betül: Ne! Şaka yapıyorsun değil mi? Murat baksana arkadaşının getirdiği yere?
Murat: (sıyrılmak için) Valla betüş ben açım sen bilirisin o zaman oturur beklersin.
Betül: Saçmalama ben burada oturmam.
Maya: Tamam ayakta dur o zaman.

Kısa restleşmeden sonra pilavcının şaşkın bakışları altında sedir taburelere oturmuştuk. Neyse ki tanıdık bir abiydi yoksa hatunun laflarına dayanacak gibi bakmıyordu. Kendime ve murat a siparişi geçtim betüle sormaya bile gerek yoktu mecburi oturduğu sedirde hemen elinde ki telefonla mesajlaşmaya başlayıp kendini soyutlama sürecine girmişti bile. Anlamadığım şuydu. Ben bu kız gibi olsam 1 dakika durmaz çeker giderdim yani. Ama Betül beni şaşırtmıştı bu davranışıyla yada birinin gelip onu alması için mesajlaşıyordu bilinmez.

Ayranımız, pilavımız acı biberlerimiz önümüz de afiyetle yerken pilavcı abimiz de sağolsun. Betül'e dönüp bacım bu pilav hijyeniktir eşim yapıyor korkma senelerdir buradayım kimse şikayetçi değil bak sana bir tabak doldurayım ikramım olsun. Beğenmezsen bırakırsın demesiyle. Betül'ün şartel dayanamadı attı.

'YA yemeyeceğim dedim, ikrama gerek yok parası ne ise öderim, kalsın sağ ol'

İşte pilavcı abim olaya son noktayı koymuştu; 'Bacım zaten 2.tabağın parasını alırım' demesiyle. Beni gülme tutmuştu. Betül daha bir kaşık almazken pilavcı abim ikinci tabağı garantilemişti.

Araya dayanmayıp girdim; 'abi sen bir tabak doldur' Murat'ın şaşkın bakışları altında 'yuh maya daha bitmeden
ikincisini mi yiyeceksin? '

Tabağı elime alıp Betül'e uzattım. Elinde ki telefonun onun kaçış noktası olması işime gelmiyordu. suratıma bakıp 'maya yeterince sürpriz yaşattın ama yemek istemiyorum' deyince. İşte mayacun damarı devreye girmişti.

Betül tadını bilmediğin bir şeyin iğrenç olduğunu söyledin lütfen bunu bana ispatla. Bir kaşık al ve de ki 'Bu iğrenç' de. Ben de işte o zaman sana saygı duyacağım. Bir şeyin iğrenç olduğunu söylemen için ya iğrençliğe şahit olman gerek veya denemen. Betül rahat olmanın zamanı gelmedi mi. Bunun pilavla ne alaksı var dersen pilav sadece bir başlangıç.

(Bir insan ne benden üstündür nede benden düşük, gün gelir karşına sana böyle bakan birileri çıkarsa onlara aslında düşündükleri gibi olmadığını bir şekilde anlat sesiz kalma derdi dedecim)

Betül kaşığı pilava daldırıp ağzına götürmesiyle abicim gergin duran havayı yumuşatmaya kararlıydı… 'Eee bacım nasıl beğendin m?i'. İşte günün sorusu buydu. Bakalım cevap ne olacaktı. Murat, ben, pilavcı Betül'ün suratına bakıp ne diyeceğini çok merak ediyorduk. Vereceği cevap kendi için atacağı adımın başlangıç kelimesiydi.

Betül: Çok güzelmiş elinize sağlık.

Bir anda atmosfer değişti sanki o kız üstündeki fanusu kaldırmak için bir adım bekliyormuş gibi koca bir tabak pilavı mideye indirdi. İkinci tabakları sipariş ettik acılı biberlerle süsleyip kenarlarını bacım bak bunlar köyden geldi taze çok güzel dene demesiyle doping etkisi yarattı sohbette. Pilavcı abim geceye damgasını vuran adam oldu.

'Ya geçen 3 genç geldi biri hiç acıya dayanamıyormuş çocuğa yedirdiler çocuk ulan yandım dedikçe arkadaşları olum bu biber değil statik enerji deyince hepsi gülmeye başladı. Ben de yanlış bir şey demeyeyim diye hadi enerjisini anladıkta statik ne oluyor orasını çakamadım' deyişi hepimizi güldürmeye yetmişti. Koyu bir muhabbet bizi bekliyordu. En çok Betül konuştu bizde dinledik.

Kapana kısılmış bir günün ardından her kalenin bir girişi vardır cümlesiyle geceyi kapattık.

Saat 20:30 civarı statik pilacı, turuncu suratlı tiki(eski adı) Murat ve ben ayrıldık.

Bu olaydan sonra ne mi değişti?

Gerçek kesit edasıyla daktilo efekti veriyorum;
BETÜL: O artık statik pilavı abonesi. O bir en sevmediği şeyleri denemekten vazgeçmeyen, o bir şaşırtacak değişime gönül vermiş güzel insan ha unutmadan artık yüz rengi ile saç rengi çok başka.
MURAT: Aynen devam artık o garip kısaltmaları kullanmıyor.
MAYA: Onun ne olacağı belli değil.
STATİK PİLAVCI: Onun üstüne pilavcı yok yemeye devam.(hijyen şart)

Konuk Yazar tarafından yayınlandı

Wolkanca sitesine Konuk Yazar olan, dışarıdan kendi yazılarını ekleyen bir kişi.

“Statik pilavcı ve turuncu suratlı tiki” için 11 yanıt

  1. bu muhabbet gerçekmi ? çok ilginç bir dialog olmuş. ben olsam adı geçen egosu yüksek kızı çok fena azarlar ,dışlar, 3 gün kendine gelemiyecek laflar ederdim.

    sendeki sabrı taktir ettim.

  2. muhabbet makara olmuş cidden.o tiki dediğiniz kızlara burda emo felan diyorlar.böyle konuşmaları yazışmaları felan çok garip ve sinirce.bkz:
    sen : shen
    ben : bhen
    ya : yhaa
    ne haber : nhaper
    valla : falla
    😀 cinsler insanlıkla uzaktan yakından alakaları yok ..

  3. harikasın maya 😉 valla o kadar uzun olmasına rağmen okudum 🙂 sanki romandan bir bölüm okuyormuşum gibiydi. çok etkilendim. bitiş bölümü de harikaydı.

    gerçek mi bu olay harbiden yoksa kısa bir hikaye mi? 😛

  4. bu olay tek kalem gerçek 🙂 olayın kısaltılmış hali bu 🙂 beğenmenize sevindim.
    erkan:ya sabır arkadaşım uğraşmaya değmez 🙂 bazen sonuçlar güzel oluyor.
    şahin:merak ettim sizin ora nere valla burda emoya emo tikiye tiki diyorlar 🙂 emolarla ilgili bir yazı yayınlamayı düşünüyorum 🙂
    tamkarışık:çok tşk.

  5. imç de tiyatro tarafında, ibb sağlık dairesinin köşesindeki pilavcı sanırım.geçen hafta ben gördüm akşam üzeri yolun karşısına kadınlar pazarı tarafına gittim orada da bir pilavcı var ama bir fark .imç tarafındaki pilav yetiştiremezken diğer pilavcının başında kimse yoktu.o imç tarafındaki pilavcı abi sanırım çok eskiden beri orada.

  6. pilavcının tam yerini almamız mümkün mü? bugünlerde doğru düzgün pilav yapan birilerini bulmak gerçekten zor oluyor da!

  7. amarat:evet imc tarafındaki abi çok eski birde meşhur olmuş artık 🙂 diğer abimize de hayırlı satışlar bir mekanda iki pilavcı kaşık atamıyor işte..ne diyelim her ikisinede hayırlı satışlar 🙂
    o-d:arkadaşım en zor soru bu olsa gerek ekmeğe engel olmayalım sen amarat'ın dediği iki pilavcıyıda dene hangisi hoş ise onda karar kıl.hak geçmesin 🙂

    cümleten afiyet olsun 🙂

  8. super yhaa 😀 ay jnm merak ethme ben tiki diilim 😀
    bu şaka.değilim.sorun tamkarışıka.

  9. gerçekten tiki bayan için en iyisini yapmışsın. umarım bu zaman zarfında ortaköy yerine ciğerci ahmet ustada ve kardeşler düğün ve börek salonunda takılmaya başlar.

Yorumlar kapatıldı.