Yeni güne günaydına cevap

Yeni güne merhaba diyen çocuk… Her doğan gün bir hüküm günüdür bunu bil. Kapalı bir kutu içinde tutsak olmuş böcek… Çıkmak istersin ama zor, köşelere gidersin bir hava deliği ararsın… İşte buldum dersin bu bir ümittir, düştür. Ve en önemlisi gerçekleri karanlıktan aydınlığa çevirecek olan sensin. O küçücük kalbinin bir köşesinde umut vardır. Umutlar olmasa yaşam çekilir miydi? Bu dünyanın ne kadar yalan olduğunu anlatmak öyle zor ki… O küçücük savunmasız yüreğin acılarla yoğruldukça anlayacaksın beni… Her şey ama her şey yalan… Gerçek olan tek şeyse son yolculuk… Bazen konuk olduğumuz bu handa neler yaptık, neler yapacağız diye düşünürüz. Hedeflerimiz vardır ulaşmaya çalıştığımız kimine ulaşırız, kimine ulaşamayız. Sıkılırız, bağırırız, ağlarız… Ama bir bakarız ki gün bitmiş. Birikir sırtımızda kambur, tutmaz ellerimiz, yürümez ayaklarımız, tekler yüreğimiz gelmiştir artık son saltanat… Döner bakarız geri bırakmışız sizin gibi güzellikleri, rahat eder yürek… Ve an gelir çalar saatin sesi ve sonra susar… Susmak o susuş…