Kategoriler
Düşünce

Melih Bulu geldiği gibi gitti

Boğaziçi Üniversitesine rektör diye atanan akpli kayyım melih bulu’nun akıbeti. Direniş kazandı, şimdilik.

AKP’nin ilçe başkanı olan sonrasında Belediye Başkanlığı adayı olan ardından Milletvekili adayı olan ve 6 ay önce Cumhurbaşlanlığı kararnamesi ile Boğaziçi Üniversitesine rektör atanan Melih Bulu yine gece yarısı çıkarılan bir AKP genel başkanının imzaladığı Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile üniversiteden atıldı.


Bulu olayı nedir, ne değildir? – Nevşin Mengü

Twitter’dan alınan bu fotoğrafta, Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri Bulu’ya karşı nöbette görünüyor. Nevşin Mengü’ye göre Bulu olayı, “atanmışlara şu mesajı gönderiyor: Artık asar keserken daha dikkatli olmak zorundasınız çünkü sistem çözülüyor ve arkanızda sınırsız destek yok.”

Melih Bulu hakkında daha fazlası için: https://tr.wikipedia.org/wiki/Melih_Bulu


Şimdi şöyle ki kendisi bile rektörlük görevinden atıldığını bilmiyordu ve gece “yalan haber” itibar etmeyin gibisinden Instagram hesabından gönderi yaptı, sonra Instagram hesabını komple sildi. Bu akplilerin atanması ve kovulması olaylarının Instagram’a yansıması ilginç oluyor, daha önce damat da kovulduğunu oradan açıklamıştı, sonra o da komple sildi hesabını vs. Bunların alayı böyle, ne kişilikleri var ne haysiyetleri tümüyle başkanlarına yani onu oraya getirene bağlılar ve şahsın canı sıkılırsa, çıkarına uymazsa babasını tanımıyor direk kesip biçiyor. Burada merak ettiğim Süleyman Soylu konusunda neden bir şey yapmıyor, cevap sanıyorum demek çıkarına değil ki yapmıyor çünkü kovarsa bu damat gibi giderken “at izi it izine karıştı, allah sonumuzu hayretsin” diyerek uzaklara gitmeyebilir.

Her neyse, hiçbir şekilde doğru olmayan rektörlük hikayesine bugün itibariyle son verildi, bu aslında biraz da Boğaziçi Üniversitesinin hocaları, öğrencileri ve bizim gibi destekleyen insanların başarısı diyebilirim, yani onlar iniveresilerine sahip çıktılar, her türlü tehdit, baskı, şiddete karşı yılmadılar, biz de yılmadık, yılmayız.

Elit dediler, elitist dediler, Türkiye’nin, dünyanın her yerinden farklı insanların hoca ve öğrenci olarak bulunduğunu görmezden gelip üniversiteyi sırf kendisine biat etmeyip bilim yapmasını kaldıramadılar bu yüzden geçmişte Dünya Üniversite Sıralamaları’nda önemli sıralarda olan Boğaziçi Üniversitesini “6 ay pause ettiler“. Rektör olarak oraya atanan MElih bey, 4 senede eskisi gibi üniversiteyi dünyanın en iyi 100 üniversitesine sokacağını bile söyledi, veya söyletildi çünkü buna kendisinin de inandığını sanmıyorum en azından mühendis, okumuş etmiş adam yani cahil cühela biri olsa neyse dersin. Ben 6 ay önce yazdığım yazımda da demiştim, “eğer görevde kalabilirse”, evet kalamadı çünkü dediğim gibi nasıl geldiysen öyle gidersin. O bir akademisyen, bir hoca değil o akpli bir yönetici olmak isteyen bir süre olan ama daha fazlasını isteyen klasik bir bürokrattı, üniversiteye hiç yakışmıyordu.

Peki bundan sonra ne olacak? Bence bu seçim yatırımlarından biri, benzer birçok şey daha olabilir, süreç içerisinde belli olacak ama sanmıyorum ki bizim istediğimiz gibi olması gereken gibi biri seçilip rektör olsun, hiç belli olmaz belki rektör aranmaz ve seçimlere kadar vekaleten biri orada durur.

Dilerim Türkiye’de hukuk, demokrasi ve özgürlükler en azından 90-00 arasında olduğu kadar olabilsin ve insanlar mutlu olabilsin, başarılı olabilsin.

Dünya Üniversite Sıralamaları: Dünyanın en iyi üniversiteleri sıralaması. Listeden bazı notlar ve bilinmesi gerekenler.
Terörist misin? [Test]: Günümüzde Türkiye’de yaşayıp da terörist olmamak çok zor, bu şema ile kendinizi test edebilirsiniz.

Ayrıca bugün 15 Temmuz şeyinin yıldönümüydü, bugünü adeta kutsayıp Cumhuriyet’imizin resmi bayramlarının üzerinde tutar bir bakışla sayısız işler yaptılar, her yere 15 temmuz ismi koydular, milli birlik vs. etiketleri, akp genel başkanını Ülkemizin kurucusu Atatürk ile aynı tutmalar, propaganda filmleri, şu an saat 00:20 ve selâ okunuyor vs. vs. 2. dileğim de tüm bu yaptıklarının geri alınması ve aslında ne olduğunu değil olan şeyin neden olduğunu soran bir şekilde yaklaşılmasını, bayram olarak kutlanması değil bunun olmasına neden olan şeylerin gözden geçirilmesidir, biri “akp’den fetöcüleri çıkarın kalanlarla bir okey masası kuramazsınız” demişti, herkese fetöcü, terörist yaftası yapıştırabilen bu zihniyetin tek derdi şahsın canı sıkılmadan kendisi ve etrafının ülkemin kaynaklarını doya doya, rahat rahat sömürmesi, başka hiçbir dertleri yoktur. TRT neden saçmalık için bizden herhangi bir karşılığı olmayacak şekilde alınan paraları yemeleri için de en son Hilal Kaplan isimli şahıs yönetim kuruluna atandı, bu da Melih bey gibidir, hatta daha kötüsüdür ve bu da bir seçim yatırımıdır.

Not olarak “Olağanüstü hâl” 3 yıl daha sessiz sedasız uzatıldı, dostlar bunu unutmayın bunun sebebi bellidir, sesini çıkaranı kolayca ezebilmek içindir. Bakın dünyanın savaşta olan ülkelerinde bile bizim gibi ekonomik bir kriz yok, bizdeki faiz dünyanın hiçbir yerinde yok, bunlar insanların sesini kesmek için, korku düzenlerini devam ettirmek için otoriterliğini devam ettirmek adına olağan üstü hal durumuna ihtiyaç duyuyorlar yoksa bu kadar pişkin pişkin yalanlara da devam edemezlerdi. Bu da bir seçim yatırımı evet.

Bu arada sedatflix, kapandı, çalışmıyor. Sedat Peker dediğine göre “güvenlik gerekçeleri nedeniyle” video çekemiyor, görünüşe göre sosyal medyada etkileşimleri oldukça düştü ve sanıyorum twitlerle olmayacağını o da anlamıştır, bizim insanımız okumayı sevmez çünkü. Ki video da çekse, twit de atsa değişen bir şey olmadığından da şikayetçi, o bile ülkenin bu denli hukuksuz kaldığına şaşırmış ki bizler kafamızı hangi duvara vuralım?

Bugün gündeme ilişkin son dileğim de Tuz gölünde ölen flamingoların neden öldüğünün, yani susuzluktan evet de neden susuz kaldıklarının sorgulandığı, arsız ve doymak bilmeyenlerin artık durdurulması yönündedir.

Damat beyin de dediği gibi Allah sonumuzu hayretsin“.

Saygılarımla.

WOLKANCA

Volkan Yılmaz

Digital Marketing & WordPress & SEO volkan@volkanyilmaz.com.tr