Kategoriler
Düşünce

Sorununuz ekonomi mi?

Değil.

Merhaba, evrenime yeniden hoş geldiniz. Bildiğiniz gibi benim evren farklı bir evren, “anlayamazsınız“. Burada biraz da gerçek dünyadan bahsedeceğim, döviz, Türk lirasının değerinin kaybetmesi, biz ve bizim ürettiğimiz malların(mal iki anlamda da) fiyatlarının yükselmesi yani enflasyon vs. Evet ama bunun bir sonuç olduğu sebebinin ne olduğunu bilmenin öneminden dem vuracağım gereksizce, sinirli ve umutsuz halimle.

Türkiye’nin coğrafi konumu, kültürel zenginliği ve insan kaynağı göz önünde bulundurulduğunda, ekonomisinin bu kadar kötü olması, sürekli kötüye gidiyor olması asla ekonomik bir sorun olamaz. Ve bunu başarmak ciddi bir planlama gerektirir, yani ekonomik olarak başarısız olabilmek için gerçekten ciddi çalışmak gerekir, ekonomik olarak başarılı olması için ise neredeyse hiçbir şey yapmanıza gerek yok.

Ben!

Gerçekse komik, şakaysa hiç komik değil.

Başlayalım.

Türkiye öyle random alelade bir ülke değil, dünya sahnesinde ciddili bir ağırlığı varken şu an bazı başarısızlıklarına neden oluşturmak için dünyanın en gelişmiş ve demokratik ülkelerinin büyükelçilerini “istenmeyen adam” ilan etmek gibi bağzı saçma sapan adımları atan iktidar tarafından rehin alınmış durumda, zaten bu iktidarın olmazsa olmazı düşmandır, düşmanlar yaratmak, sonra şeytanlaştırmak ve keyifler keka. Ünlü Türk düşünür Nevşin Mangonun da dediği gibi; “Türkiye İran olur mu kuşkusuyla çıktığımız yolda bari Kuzey Kore olmayalım şiarıyla devam ediyoruz“.

Geçenlerde ekonomideki kötü gidişata TÜSİAD da patladı, TÜSİAD demek ülke ekonomisinin %80’i yani ülkede var olan her bir şeyin yarısından fazlasının sahibi olarak patladı, zaten şahıs ve şürekâsı hariç ekonominin kötü olduğunu bilmeyen yok. Bu durumun yani ekonominin kötü olmasının, sürekli kötüye gitmesinin rasyonel ekonomik adımlar, nedenler ve veya buna bağlı olduğu noktasında yorumlayanlar 1. sınıf cahildir, siyaset çevresinden bakanlar bir nebze kendi meşreplerince yorumluyor ha nispeten katlanılabilir ancak ben burada gerçekten sorunun, sorununuzun ekonomi ve ekonomik olmadığını yazmak istiyorum. Yani benzin fiyatının 40 kuruş yükselmesini gidip bilmem ne brendmiş, varilmiş, dolarmış ekonomik sebebe bağlıyorsan benim için cahilsin, doların yükselip Türk Lirasının tarihin en düşük noktasına inmesi ve bunun her geçen gün devam etmesini dış minnaklara, dış politikaya vs. bağlıyorsan nispeten saygı duyarım fakat beni tatmin etmen zor. Zaten sen sadece parasal sebeplere odaklandıysan ve durumları bu zaviyeden değerlendiriyorsan geçmiş olsun, bu ülkeyi göklerden geldiği söylenen bir karar yönetiyor hacı yarın ne olacağı gece çakacak kararnamelere bağlı, hans ve corc senin gibi mal mı ki sana güvenip insansın da kendini riske atsın… İlahi.

Ben siyaset yapmıyorum, ben hayatımın yarısından fazlasını ülkeye vergi olarak ödeyen sıradan bir vatandaşım. Ve diyorlar ki sen hayatını bize ada biz saraylar, yatlar katlar, pudra şekerleri, 3-5 maaşlar sefa içinde hayatımızı yaşayalım, öğrenciler yurtlarda zeytinleri tane ile satın alsın, ülkenin genç beyinleri ve önemli hocaları üniversitelerin kapılarından içeri sokulmasın tüm kurumları kendi çiftliğimiz gibi kontrol edelim ve biz mangoları kurutup yazmadığımız kitaplara ismimizi yazıp çıkartalım. Yok öyle bir dünya! En azından bana uygun bir hayat değil, o zaman bırak sal beni kardeşim ben senin kulun muyum kölen miyim?

Geçtiğimiz birkaç yıl dememek lazım aslında uzun vadeli bakmalı, geçtiğimiz 10 yıldır bir sorunun olduğunu kafası çalışan(kafam çalışıyor) herkes biliyor, yine bu kafası çalışan arkadaşların yarısına yakını sorunun ne olduğu konusunda gerçekten netler ve olayı çözmüş durumdalar, fakat bu şahıslar sabah, takvim, penguenler, ahaber, yenişafak ve medyanın %90’ında görebileceğiniz tipler değil maalesef, çoğunluğu gerçek gazeteci, bazısı siyasetçi bazısı ilginç bir şekilde ekonomist vs. aralarında dış minnaklar da mevcut ki dolarla maaş almalarına rağmen bence en doğrusunu onlar görebiliyor. Ve ben, şahsım 🙂 Elbette.

Neler oldu; özet geçelim, Türkiye Cumhuriyetinin itibarı ve güvenilirliği bir şahsın itibar diye diye kendisi, ailesi ve çevresi(çoğunluk betoncu)’nin refahı için yerle bir oldu. Gri listeler mi dersin, kamu kurumlarına açılan davalar, uluslararası yolsuzluklar, uluslararası anlaşmaların, insan hakların ve anayasanın göz ardı edilmesi, yolsuzluklar, kara paralar, pudra şekerleri mi dersin, dış politikadaki tamamen kendi özel çıkarları için ülkenin geleceğini satanlar mı dersin olağan üstü bir çürüme, sırf müteahhitlerin ellerinde kalan daireler satılsın diye faizi indirip insanları yoksullaşırdılar, biz bilim, teknoloji, yazılım dedikçe onlar bizi sürekli sınırlandırdı, yahu sadece PayPal yasağını kaldırsalar bile emin olun TL değeri %40 artar abartmıyorum bile, sıradan vatandaşım yahu bunu biliyorum, zaten dediğim gibi hiçbir şey yapmasalar bile bu ülke kendi kendine zaten zenginleşir. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti şu an Orta Afrika’da herhangi bir devlet ile aynı derecede görünür oldu, görünürde demokrasinin olduğu var sayılan koca ülke(her açıdan büyük) sadece bir şahsın eline verilmiş durumda, herhangi bir dünya insanı veya kurumu bırakın yatırımı Türkiye’ye para verirken 10 kez düşünmekte, verdiğinde de astronomik faizlerle vermektedir, oysa örneğin Almanya, Bulgaristan vb. ülkeler dünya piyasalarından para almak isterlerse neredeyse sıfır faizle para alabilmektedirler, bu kara kaşları gözlere olan hayranlık değil ülkeye olan güvenle alakalıdır. Mesela büyük finans şirketleri, medya kurumları biraz İngilizceniz varsa açıp okuyun; “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası” değil “Erdoğan Merkez Bankası” demektedir, haksız olduklarını kimse söyleyemez(kurumların çürütülmesinden daha önce bahsetmiştik). Arkadaşlar paranın dini imanı bilmem millisi şusu busu yoktur, para paradır ve sadece rakamlara, kazanıp kazanamayacağına bakar o kadar.

İstenilerek ve bilerek halk fakirleştirildi. Bloomberg Merkez Bankası’ndan “Erdoğan Merkez Bankası” diye bahsediyorsa, inadın uğruna ekonomi bilimini ayaklar altına alıyorsan Dolar 10 TL olması başlangıçtır. Bunlar güzel günlerimiz, fakirleşmeye devam ediyoruz. #faiz

Evet bu biraz uzun ama özet paragraftan sonra sorunun ne olduğunu paylaşayım, ayrıca bu yazacağım cümleler yeni değil zaten yıllarca kafası çalışan herkesin yazıp çizdiği şeylerdir.

Türkiye’nin sorunu ekonomi değildir, Türkiye’nin sorunu ekonomik de değildir. Türkiye’nin sorunu da esasen yoktur, Türkiye’nin önünü tıkayan bir çete vardır ve bunlar “siyasal islamcı çetedir”, yeni bir şey değil hatta yıllardır dillendiriliyor. Vatandaş olarak bizim olan devletimiz “Türkiye Cumhuriyeti’nin” Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde kurulmuş ve çöken Osmanlı İmparatorluğu devletinin devamı olan yeni, çağdaş ve ilerici ülkenin rayından çıkarılmış olması ve bunun etkilerini görmekteyiz, hepsi bu. Bir Türkiye Cumhuriyeti İç İşleri Bakanı; -“Türkiye devleti müslüman bir devlettir”, diğerleri ahlaksızladır- demişse ben artık diyecek söz bulamıyorum ve akıl sağlımızı korumak adına işi mizaha döküyorum fakat şu bilinmeli ki bakın burası ciddili; son nefesimize kadar Atatürk’ün gösterdiği hedefte hareket edeceğimizi ve sözde reisleri için “kefenleri” ile çıktıklarını belirten güruhun tir tir titremekte haksız olmadıklarını belirtmek isterim, Türk milletini kimse korku ile yönlendiremez, tarihte böyle bir şey olmamıştır.

İnsanları sosyal medya’da attıkları twitlere komik, uyduruk gerekçelerle davalar açıp sindireceklerini sanıyorlar ve bu kısa vadede korku salarak kendi sanal gerçekleri üzerinden eskisi gibi gündemi kontrol altında tutmak, mümkünse büyük bölgesel bir kriz(savaş vs.) üretip bunu arkalarına alıp bir seçim daha kazanıp Atatürk Cumhuriyetini yok etme planları yapıyorlar. Neyse ki eskiye nazaran biraz daha cesaretlenen(Kılıçdaroğlu gibi.) muhalif liderler sayesinde insanlar umudunu henüz kaybetmiş değil, henüz.

Zifiri karanlığa sürükleniyoruz, farkında mısınız?

Pucca’ya “erkeklere hakaret” suçundan 5 ay hapis veren bir mahkeme var, Purplebixi’nin attığı bir twiti üzerine alınıp dava eden savcılar var. Var da var. Ama pudra şekerlerini çekenler, kendi bakanlığına kendi şirketinden mal satan bakanlara bırak davayı soru soran bile yok.

Zaytung haberi gibi olacak ama erkeklere hakaret ettiğim için 5 ay hapis cezası aldım! Kıyaslamaktan nefret ediyorum, bu kadar kadın cinayeti varken ciddi misiniz siz ya, erkeğe hakaret mi?????? dünyanın en saçma davalarında ilk ona girer yemin ederim.

Sorun ekonomik değil, sorun ekonomi değil. Sorun demokrasi ve hukuk, bu değerlere sıkıca sarılmazsak yaşam için ekonomiden daha değerli ve daha fazla şey kaybedeceğiz. *

Paralel evrende bugün: -Amerika’nın, İngiltere’nin halini görüyorsunuz değil mi?-
Bugün yarından daha zenginiz: Müjde! Şu an yarından daha zenginsin! Evet sen, sen türko, zenginsin.
My wergi: Türkiye’de kesilen dolaylı vergi, OECD ortalamasının 2 katı.

Film tavsiyesi: The White Tiger 2021, https://www.imdb.com/title/tt6571548

Bugün biraz sinirliyim kusuruma bakmayın, sinirim paramın az olduğundan değil, sırf ülkenin aptalca yönetilmesi, soyulması sonucu, ahlaksız ve hırsız olmadığımız sebebiyle paramız az diye kendinde bize nasihat edecek cüretti bulanlar yüzünden, bir gün onlara fena bir şaka yapacağım ama ne zamandır o zaman henüz bilmiyorum, ayrıca önce bozup sonra tamir ettim diye alkış alanların da payı yok değil. Okuduğunuz ve katlandığınız için teşekkür ederim.

WOLKANCA

Volkan Yılmaz

Digital Marketing & WordPress & SEO volkan@volkanyilmaz.com.tr